BEN

3 kilo 700 gramdın diyor annem, sabaha karşı 6’yı 10 geçe doğ­dun 16 Tem­muz 78’de… “Bir kızınız oldu” dedik­lerinde sev­inçten ağladım.
O zaman­larda aşağı yukarı neye ben­zediğimi ben de aşağı­daki şu fotoğraftan gördüm.

06(Ekim 1978)

Hafif kızgın bir ifade ve ağladı ağlay­a­cak gibi duran bükük bir dudak (ama şapka son moda kesin­likle!) O yıl­ların üzeri siyah örtüyle kaplanan fotoğraf makinelerinden epey ürkmüş olmalıyım. Detaycı gözler için de arkada sak­lanıp düşmeyeyim diye belim­den tutan anne­min eline dikkati çekerim.

En fazla anaoku­lun­daki yıl­lara dönebiliyor insan anıları arasında yol­cu­luğa çıkınca. Benim de 4 – 5 yaşların­daki halim geliyor gözümün önüne kendime dair hatır­ladığım en eski şeyler arasında…Şu alt­taki minik kızı çok iyi hatır­lıy­o­rum mesela…

02(13 Mayıs 1981)

Kısacık saçları, sap­sarı olduğu için siyah beyaz fotoğraflarda görün­meyen kaşları ve suratının tümünü kaplayan koca­man gülümsemesi… Anne­min tar­i­fiyle hem zıpır ve çok yara­maz, hem de çok akıllı ve uslu. Bazen fotoğraflara bakarken keşke insan çocuk­luğuyla yeniden karşılaşa­bilme imkanına sahip olsa diye düşünürüm hep, kendimi elim­den tutup gezdirmek, ona oyun­cak­lar almak, sevmek, gerekli üç beş bi’şey söyle­mek ister­dim mesela…

04(kıyafetler tam 80’ler…Babam, bıyık­larını döne­min modasını göre bırak­tığını iddia ediyor şimdi)

Bulgaristan’ın Şumen ken­tine yakın bir kasabada büyüdüm. Her çocuğun hay­alini kura­cağı bir çocuk­luktu ben­imki. Ağaçlara tır­manıp meyve yer (ki kendimi bildim bileli en sevdiğim meyve kirazdır), ormana çiçek topla­maya gider (karde­len görünce hala heye­can­lanırım), karda kıza­kla kayar, yazın eriyen asfalt­tan kopardığımız yapışkan zift parçalarıyla iri papaz böcek­leri yakalardık. Böcek dedim de aklıma geldi, bir de hangi akla hizmetse geceleri ateşböceği yakalayıp onları alnımıza yapıştırıyor ve bunun güzel göründüğüne inanıyorduk…

05(Abimle aramızda 11 yaş fark var)

Evimizin saçak­larına yuva yapan kır­langıçları, kasa­banın kenarın­daki gölde kur­bağa avlayan leylek­leri, yağ­mur son­rası tar­lalarda çıkan man­tar­ları, güneşli havada çiseleyen yağ­mu­run ardın­dan beliren gökkuşak­larını izl­eye izl­eye geçti bu döne­mim. Şimdi bakınca Alice Harikalar Diyarında’dan fark­sız görünüyor aslında…
İşte bu yıl­lar­dan kalma yara izler­imi çok sev­erim bu yüz­den. 8 yaşımda vişne ağacın­dan düştüğüm gün sağ diz­imde oluşan “kele­beğim” (şeklin­den dolayı öyle derim hep ona) veya boyum­dan büyük bir işe kalkışıp, ağabey­imin büyük kıza­ğını çalarak buzda tepetak­lak düştüğüm gün sol elimin baş­par­mağında oluşan “V” şeklin­deki “zafer işaretim”…O anları gerçek­ten yaşadığımın kanıt­ları bu yara izlerim, iyi ki varlar!

07(Hazi­ran 1989)

Bu üstteki fotoğraf ekleniyor albüme daha sonra… Yıl 1989, 11 yaşın­dayım. Bulgaristan’da bir kaos hakim. Dört yıl süren bir çekiş­menin en ateşli gün­leri.
1985’de Bul­garca dışında her­hangi bir dilin konuşul­ması yasak­lan­mış ve ülkedeki tüm azın­lık­ların isim­leri değiştir­ilmişti zorla…
Soy­isim yok­tur orada, herkes babasının ve dedesinin adıyla anılır. Gül­han Halidi­nova Mah­mu­dova gibi…İsim değişi­minin ardın­dan Galina Hris­tova Mihaylova olmuştu adım. ( Şimdi kim­i­leri şakayla karışık “epey afili olmuş, cool olmuş, niye dert ettiniz ki bunu yahu” diye­bilir ama insana zorla day­atılan herşeyde olduğu gibi bu da kabul edile­mez bir durum elbette)…
Sonuç olarak Türk azın­lık kendi­ler­ine day­atılan tüm asim­i­lasyon poli­tikalarına karşı geldi, gös­ter­iler düzen­ledi, bunun net­icesinde de zorunlu göçe tabi tutul­du­lar. Yukarı­daki, göç için çekilen pas­aport fotoğrafım… Göz­ler­imin için­deki belir­si­zliğe karışan öfkeyi ben fotoğrafta görebiliyorum…Yıllar sonra lisede yaza­cağım “Hüznün Rengi Mavi” adlı öyküde, o an his­set­tik­ler­imi şöyle tanımlamıştım…“Elbiselerini, oyun­cak­larını, mek­tu­plarını, kita­plarını paket­leyip götüre­biliyor insan yanında… Peki ya meyve ağaçlarım…ördeğim Pati? Dostlarım…çocukluk aşkım? Hatıralar birk­tirdiğim mekan­lar ve gele­cek hay­al­lerim ne ola­caktı? Ner­eye sığdırıp, sak­layıp götüre­cek­tim onları?”..
Getirememiştim…

01(1990)

Şu üstteki Türkiye’deki ilk fotoğrafım, gelişimiz­den bir yıl sonra çekildi. Bulgaristan’dan göç edince Kırk­lareli Kızılay Göç­men Kampı’ndaki yardım çadır­larında kaldık bir süre. Biraz bozuk ve komik aksanlı da olsa Türkçe konuş­mayı biliy­or­dum elbette ama okuma yaz­mayı ve Latin alfabesini burada öğrendim (Balkan ülkelerinin bazılarında Kiril alfabesi kul­lanılıyor).
Nüfus memuru soy­adınız ne ola­cak diye sorunca ailece bir­bir­mize bakıp
“ kısa ve yazıl­ması kolay birşey olsun memur bey, ne bileyim can, kan, şan, şen gibi birşey” dedik. Sonunda yeni yaşamımızda uğur getirmesi dileğiyle “Şen” soy­adını seçtik… Soy­adını insanın ken­disinin seçmesi çok tuhaf, bu yüz­den tüm akra­balarımı­zla fark­lıdır soy­isim­ler­imiz bizim.

03(1996-lise 2)

Zaman geçti ve bir sürü zor­luğa rağ­men herşey yeniden rayına oturdu. Ailem çalış­maya, ben de oku­maya başladım. Ortaokulu Yeşilköy’de, liseyi de okula alı­nan ikinci grup kızlar­dan biri olarak bana zen­gin bir düşünme ve hay­al­gücü, geniş bir donanım ve vizyon kazandıran öğret­men­lerle dolu Kabataş Erkek Lisesi’nde okudum. Hep­sine ne kadar teşekkür etsem azdır…
İstan­bul Üniver­sitesi İletişim Fakül­tesi Radyo Tv Sinema Bölümü’nü kazandık­tan son­raysa hay­atımda yeni bir dönem de başlamış oldu… “Kendim” olmamı sağlayan işime ilk adım­larımı atmaya üniver­sit­ede başlamıştım…

— —  —  —  —  —  — -

BABACIĞIM…

Ne yazsam, ne desem, ne yap­sam hepsi boş biliy­o­rum…
Duygu­larımı yaz­manın ve başkalarıyla pay­laş­manın bile
his­set­tik­ler­ime karşı samimiyet­si­z­lik ola­cağını düşünüy­o­rum şu an…
Yüreğimde olup biten­leri man­alı cüm­leler haline getirm­eye çalış­mak,
bazılarını eleyip bazılarını seçmek, onlara bir metin muame­lesi yap­mak yani…
Yapa­mam, yaza­mam… Acımı sizinle paylaşamam…

Bu acıyı tarif ede­cek söz yok zaten… Sadece bil­m­enizi iste­dim…
Kızını ne kadar çok insanın sevdiğini his­setmesi ve git­tiği yerde çok mutlu olması için dualarınızı Canım Babacığım­dan esirge­meyin…
Dünyalar tatlısı kalbiyle Allah’ın sevgili bir kulu olarak Bayra­mın ilk günü (30 Eylül 2008) cen­nete uğurladığım CanParçam…

Allah Canım Anneciğime ve aileme uzun ömür­ler versin…
Bana da dayanma gücü…

babam

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

BEN”

274 için yorumlar
  1. tony montana diyor ki:

    Allah rah­met eylesin baban için.
    Gerçek­ten de zor bi hay­atı oturt­muş­sun rayına o zaman­lar­dan belli azmin vay be Bulgaristan’dan o ufak kız geldi büyüdü ve Türk gençliğine dünya kültürünü gös­teriyor.
    Ben de sitenin açılışında bun­ları belirt­miş­tim senden bi şeyler olsun diye ama burada yazan­lar başka kay­naklarda da var, biraz daha başka yer­lerde olmayan, bil­in­meyen, örneğin gezi sırasında mey­dana gelen hatıraların, ne kadar zamanda hazır­lıy­or­sun, geziy­or­sun, pro­gram dışında sosyal hay­atın­dan bi kaç tüyo vb. Bence bun­lar kitlel­erle pay­laşıla­bile­cek şeyler ama iste­mezsen de saygı duyarım.
    Ekleme­den geçe­meye­ceğim Gül­han abla Lise2’deki foton da fenaymışş :D

  2. ümit diyor ki:

    Çok sem­patiksin yaaa…Bu kadar iyi niyeli olman öldürüyo beni güze­lim yaaa…

  3. ümit diyor ki:

    Hayranım sana en büyük hayranın.…Seni izlerken aldığım keyif başka birşey yaa, bir numarasın bence! İnşal­lah Allah ömrünü uzun eder de biz de izleriz seni…

  4. Edizz diyor ki:

    Baban için üzüldüm. : / Ölüm yaşam­daki en acı şey maale­sef, sözle açık­lana­mayan bir hiç işte. Emi­nim seni görüp gururlanıy­or­dur baban, ona iste­diği en büyük hediyeyi veriy­or­sun başarınla, başka ne ister ki? (:

    Fotoğraflar çok güzel bu arada, benim annem de Bul­gar­is­tan göç­meni tip­leriniz de aynı. (: Onun saçları da kısacık­mış seninki gibi res­im­ler­den gördüğüm kadarıyla. :D Bir an anneme bakıy­o­rum zan­net­tim. :D

  5. ümit diyor ki:

    Hayat işte seninki de böyle yazılmış diye­lim yapacak birşey yok geride kalan­lar devam ediyor. Hızlı mara­tonda sen de arkada kalma­mak için çok çalışmışsın, hakkını alıy­or­sun maddi olmasa da manevi, çok özel hayran­ların var en azın­dan, daha iyisi can sağlığı, Ümit ben…

  6. gulhan seven adam diyor ki:

    Burada yazılan­lar­dan çok daha fazlasısın bence Gülhan!

  7. burcuyildiz diyor ki:

    Canım ablam.. Öyle duygu­landım ki okurken göz­lerim doldu..
    Lisede yazdığın kom­pozisy­onunu biz­imle pay­laştığın kısmı öyle etk­i­leyici ki ifade etm­eye kelimelerim yet­miyor açıkçası..
    Keşke sana bir sürü ağaç hediye ede­bilsem diy­o­rum içim­den ama hiçbiri o ilk yarayı aldığın tatlı acını, hiçbiri o kira­zların tadını ver­mez emi­nim..
    Babacığına Allahım rah­metler eylesin, Allah aileni sana bağışlasın inşal­lah.. Beni en çok etk­ileyen cüm­lelerin babanı anlat­tık­ların oldu üzer­ine cümle kuramıy­o­rum… Özlem her daim kalır ama yaran kabuk bağlar umarım..
    Çok dolu bir hay­atın olmuş bun­dan son­rası da insan­larla pay­laşa­bile­ceğin güzel­lik­lerle dolu olur umarım..
    İlk fotoğrafa gelince :)
    Allahım en cok sana ben­zeyen o biliyor musun :)
    Gözler, cin cin bakışlar…
    Bu arada ben de hep isterim küçük­lüğümü alsam şöyle bi sık­sam, bi sevsem aman ne tatlıymışım bee derim hep :) )
    Ayrıca hemen dikka­timi çekti, annene ben­ziy­or­sun, bu güzel­lik annen­den gelmiş onu da anlamış olduk :)

    Unuta­madık­larını senin yanında din­lerim umarım bir gün.. Çok tatlısın ablacım..İnsanlara anlata­bile­ceğin güzel­lik­lerle dolu bir ömrün olsun..
    ”Şen” ol hep.. :)

  8. Muddeiumumi diyor ki:

    Yıl 1989’du, ilkokul 2. sınıftaydım..Mahallemize ve sınıfımıza, sarı saçlı yeşil gözlü bir kaç çocuk geldi..Bulgaristan’dan geldik­lerini söylüy­or­lardı, aksan­ları biraz fark­lıydı, görünüş­leri de…Bisikletleri de vardı yan­larında Bulgaristan’dan getirdik­leri, yeşil ren­kli bööle ped­alı geri çevir­ince arka tek­eri dur­du­rup fren yapa­bilen çok hoşuma giderdi o bisikletler…Bazen, biz isteyine Bul­garca şarkılar söyler­lerdi, çok hoştu biz­imle aynı dili konuşan yaşıt­larımızın aynı zamanda başka bir dili konuşa­biliyor olmaları..Çok uza­k­tan gelmişlerdi ama bize çok yakınlardı…Ama biz çok sevdik o çocuk­ları, onlar da bizi…
    Senin 1990 yılında çektirdiğin o fotoğrafa bakınca çocuk­luğum geliyor aklıma.. Özlüyorum…

  9. ümit diyor ki:

    Selam bugün çok güzeldi yaa pro­gram, sana bayılıy­o­rum canım ya hiç ayrılma bizlerden…İyi geceler…

  10. Saint2 diyor ki:

    Yıl 1991. Edirne’deyim. Tıp Fakül­tesi bitti, bite­cek. Öğrenci evimizin kapısı çalındı. Gelen, Bulgaristan’dan zorunlu göçle gelmiş, apart­manın kalorifer­lerini yakan, ilgile­nen kişiydi. Adam sadece bu işi yap­tığı için asgari ücreti bile çok görüy­or­lardı. Arkadaşımla bana “Dok­tor sayılırsınız siz. Bir arkadaşım­dan bu iğneleri bul­dum. Çok üşütmüşüm. Sizce kul­lansam yararlı olur mu?” dedi. Biz de ilaçları inceledik­ten sonra ola­bilir dedik. Adam teşekkür ederek giderken ben “İsters­eniz ilk dozu şimdi size yapa­bil­i­riz, eczan­eye gidip para ver­mezsiniz.” dedim. Adam bize şok yaşat­a­cak şu cüm­leyi söyledi: “Sağolun, zah­met etmeyin. Ben Bulgaristan’da vet­er­iner olarak çalışıy­or­dum. Kendime iğne yapa­bilirim.”
    Zorunlu göçle beraber çok zor­luk­lar yaşadığınızı biliy­o­rum. O nedenle geçmiş olsun Gül­han ve hoşgeldiniz.…

    Bir yerde, bir şekilde görüşmek üzere…

  11. shannon diyor ki:

    Yazdık­larını okuyup da duygu­lan­ma­mak elde değil :( Baban için Allah rah­met eylesin, seninle gurur duyuy­or­dur. Allah hep­inize uzun ömür­ler versin inşallah,daha bize anlat­a­cağın, göstere­ceğin çok yer­ler var. Hay­atında hep mutlu ve huzurlu ol canım seni çok seviyoruz…

  12. selin diyor ki:

    Sitenin yavaş yavaş eski haline döndüğünü görmek çok güzel.2 haf­tadır ne GGR izleye­biliy­or­dum ne de siteyi ziyaret ede­biliy­or­dum harika bir sür­priz oldu benim için :)

  13. gizemli diyor ki:

    Genelde insan­lar bu sözü duy­mak­tan nefret eder ama ben söyleye­ceğim, sen çok güçlüsün ve çok koca­man bir kalp taşıy­or­sun, iyi ki varsın Gül­han Abla…

  14. fatih_ft diyor ki:

    Seni çok kere izledim..(tekrarlarıyla hem de) hele o görgüsüz güvercin­lerle çektiğin o kareler, o kahka­haları unut­mak mümkün değil…Diyeceğim o ki yozlaşan bu tele­vizyon sek­töründe senin gibi samimi, sıcakkanlı, içten, güzel yüzlü insan­ları görmek inanıl­maz hoş.. Sevgiler

  15. fatih_ft diyor ki:

    Bu arada bir şey sor­mak istiyorum…New York’da çektiğin bölümün sonunda dans ettiğin şarkının adını öğrenebilir miyim?

  16. Muddeiumumi diyor ki:

    Baban ile ilgili olarak yazdık­ların yeni dikka­timi celb etti..ve düşüme, ruhu son­su­zlukla kucak­laşan tüm iyi insan­lar için iki dize yan­sıdı…
    “Ne ker­van kaldı geride, ne de at, hepsi yitip git­tiler,
    O iyi insan­lar, o güzel atlara binip gittiler”..(Necip Fazıl Kısakürek, Boş Ufuklar..)..

  17. ümit diyor ki:

    Yine düştün aklıma düşünüy­o­rum seni kara kara(hoş sen sarısın ama:D:D:D)

  18. fatih_ft diyor ki:

    Yurt dışında pro­gram yapa yapa bize ”Zeki Müren de bizi göre­cek mi yer­ine Gül­han Şen de bizi göre­cek mi? ” dedirtiyorsun..Sorum şu –Türkiye’de de bu for­matta bir pogram yap­mayı düşündün mü hiç?.. Mesela bir hafta İzmir’deyken ikinci hafta Mardin’de 3. hafta Rize,Muğla filan..Bir çok kişi denedi aslında ama tutmadı..Nedenini sora­cak olur­san senin gibi güler yüzlü veya ŞEN değillerdi…Bu konu hakkında ne düşünüy­or­sun bilmek isterim…Bye

  19. yenalll diyor ki:

    62’den tavşan yap­tığım ilk günü hatır­lıy­o­rum. Çok eğlen­miş­tim.. Öyle bir hisse kapıldım galaksinde gez­erken. Bi Corel­Draw X3’ü sev­erim işim­den ötürü, bi de seni izlerim eğlencem­den ötürü… Böyle türkü tadında oldu.. Zaten uykum da geldi… Sen sen ol da kay­betme heyecanını =)

  20. ümit diyor ki:

    Bu gece çok mut­luyum inana­may­a­cağım şeyler oluyor, sanki hayat bana gülüyor, bir sen yok­sun!!! Canım yaaaa!!!

  21. hektor45 diyor ki:

    Mer­haba Gül­han Hanım, size res­men aşığım. Sizi çok seviyorum.

  22. eagleowl diyor ki:

    Senin gibi bir kızın dünyaya gelme­sine vesile olduğu için dualarımız daima babanla beraber. Acını “az” da olsa anlaya­biliy­o­rum ama, zaten hep­imiz bir gün tası tarağı toplayıp git­meye­cek miyiz buralar­dan? Tek farkı, O’nun biz­den biraz daha evvel bu dünyadan ayrılmış olması.
    Galaksinin en sem­patik kızına selamlarımla…

  23. EminOz diyor ki:

    Gül­han Şen gibi güzel birinin kalbi nasıl çalınır? Gül­han Şen’in demedim :) dikkat :) Bir de çok merak ediy­o­rum Tır­mık napıyor?

  24. picky diyor ki:

    Ben sana Acun’un dişi ver­siy­onu diy­o­rum annem ise sana benim kız diyor, tatlı, doğal ve güzel haline hayran olan kitlenin 2 fer­diyiz annemle :)

  25. ogretmen diyor ki:

    Pro­gramınızı büyük bir heye­canla takip ediyorum.Neşeli, heye­canlı sunum yap­manız çok hoşuma gidiyor.Ayrıca diğer yapılmış pro­gram­lar­dan farkı herşeyi ile tanıtım yapıy­or­sunuz. Adapazarı‘nda çok “Şen” soy­adı var, bura ile bir bağlan­tınız var mı? Ayrıca TV8 stüdy­olarına gelirsem sizi görme imkanım olur mu? Selam­lar iyi çalışmalar…

  26. anka diyor ki:

    Yap­tığın tele­vizyon belge­sel­lerinin alayı on numara! ALLAHA EMANET OL..

  27. doak diyor ki:

    İnter­nette gez­erken, Tırmık’a çok güzel bi arkadaş bul­dum, bence çok iyi anlaşır­lar gibi geldi bana, bi de senin fikrini almak isterim bu konuda:

    http://img339.imageshack.us/img339/4662/dogfluffydestroyerofwor.gif

  28. Günal Yılmaz diyor ki:

    Aynı acıları pay­laşmış biri olarak böyle başarılı olman bizi gurur­landırıyor zemlyachke..Baban icin Tanrı‘dan rah­met, sev­en­leri için de sabır diliyorum..

  29. cnakle89 diyor ki:

    Gül­han bu yorum­lara bi karşılık yok mu ya!?

  30. iremm diyor ki:

    Hayat her zaman iste­diğimiz gibi git­miyor.. Buna rağ­men senin gibi gülmeyi başaran­lar­danım. Pro­gramını devamlı izliy­o­rum uzunnn uzunnn yıl­lar devam etmesi dileğiyle başarılar..

  31. mehmetyagci diyor ki:

    Mer­haba Gulhan,

    Ben ODTÜ Balkan Toplu­luğu Halkla İlişk­iler sorum­lusu Mehmet YAĞCI.

    Ben de 1989 Bul­gar­is­tan Kır­caali Göç­meniyim. Biliy­or­sun­dur belki 24 Aralık 1984 yılında Totaliterizm’e ve soykırıma karşı ilk protesto mitingi düzen­len­mişti. Yıl 2009, bu mitin­gin 25’inci yıldönümü ve biz ODTÜ Balkan Toplu­luğu olarak bu hafta içerisinde (Aralık 24′ü barındıran hafta) bir takım anma ve söyleşi etkin­lik­leri düzenleye­ceğiz. Sit­edeki yorum­ların senin tarafın­dan onay­lan­madığında yayına girmediğini bildiğim için sana buradan ulaş­mayı denedim :) Eğer o hafta içerisinde uygun­san, ODTÜ‘de düzenleye­ceğimiz söyleşi haf­tasında seni de konuk etmek isteriz. Cev­abını bek­liyor ola­cağım, Afrika’da iyi eğlenceler :)

    mehmetyagci@hallarlilar.com

  32. muratcodar diyor ki:

    Sen böyle gezmelere gidiy­or­sun bizim de canımız çekiyor. Öyle sadece kendin git­mekle olmaz valla. Bizi de götür Afrika’ya kedi sev­eriz (aslan) piknik yaparız bi de salın­cak kur­duk mu tamam olur her­halde sen ne der­sin Gül­han? :)

  33. sevil diyor ki:

    İyi ki doğ­muş­sun Gülhancımmm..Nice yıl­laraaa seni tv’de hep görmek istiy­o­rummm, başarılar!

  34. mukan diyor ki:

    Gülhan’ın Galaksi Rehberi sürekli takip ettiğim ender pro­gram­lar­dan biriydi …Seyir­ciye ken­dini kabul ettirmek lazım gerçek­ten de.…
    Ama pro­gram neden bitti ya da ne bileyim ben takip edemiy­o­rum sanki artık yok gibi geldi bana :) ))

  35. mukan diyor ki:

    Allah rah­met eylesin .…

  36. Börtü diyor ki:

    Şu okuduk­larım­dan sonra ben de cıvıl cıvıl başla­mak ister­dim yoru­muma ama babanızı kaybe­diş haberiniz dudak­larımı büktü açıkçası, başınız sağ olsun gerçek­ten.
    Sana gelince Gül­han ablam müthişsin ya hay­atta tavrını takın­mak iste­diğim insan portre­sisin res­men. Çok büyük hayranınım. Valla bak :)
    Yakarışlarım tv cami­asına, bu kadar doğal ola­bilen, şirin bir var­lığı neden tv’lerde çok fazla göremiy­oruz :(
    Saygılar, hörmetler olsun efem :)

  37. davidnazim diyor ki:

    Başınız sağol­sun demek­ten başka birşey gelmez elim­iz­den, keşke yapa­bile­ceğimiz birşey olsaydı ama gerçek­ten sev­eniniz çokmuş onu gördüm…

  38. Börtü diyor ki:

    Anaaamm ne dediii ne dediii…O İzmir’deki kızı bula­cağım, sana android dediii. No no nooo!…
    Şu dakikalarda Medya Kralı‘nı izliy­o­rum Gül­han ablam.Sanırım ufacık, bi o kadar da koca­man yorum­larım biy­er­lerde duyul­muş hahayyttt…:)
    Seni pro­gram­larda, çok daha samimi bi halini gör­müş oldum. Yupppi…
    Her­neyse o bilindik ilti­fat­ları etmek istemiy­o­rum sadece tep­kimi dile getirmek istedim.Sen bizim meleğimizsi­i­innn.:)
    Bir de hani demişsin ya kısa da olsa bütün yorum­lara cevap ver­m­eye çalışıy­o­rum diye yani genel olarak… Orada börtü nickim üzer­ine ufak minik birşey söylersen hoplarım zıplarım her­halde… :) Neyse çok konuş­tum sanırım, saygılar hörmetler buket dolusu çiçek­ler efem… :)

  39. urcim diyor ki:

    Filo­zo­fum­sunuz — sizinle evlen­mek istiy­o­rum (yaş farkına rağ­men göze aldım ben :P :D ) mesele evlen­mek değil tabii, mesele en iyi­sine sahip ola­bilmek, en neşeli­sine, en güze­line, en güldü mü erite­nine :D :D
    (abartıyor gibiyim ama sizi izledim az önce Okan’da, hani içinizde bir etki olur ya, illa belirte­ceğim görüş­ler­imi, narkoz etk­isindeyim gal­iba şu anda :D )
    Sizin gibi neşeli olsa keşke herkes…

  40. gokhank diyor ki:

    Sizin yüzünüz­den Okan Bayülgen’in pro­gramını izle­mek zorunda kaldım. Eski­den de annem ve ablam yüzün­den haf­tanın 7 günü dizi izle­mek veya din­le­mek zorunda kalıy­or­dum :)

  41. fatihandgulhan diyor ki:

    Bebek­lik foto nerede abla?

  42. fatihandgulhan diyor ki:

    Par­don bebek­lik fotoyu yeni gördüm, kafan­daki şapka şirin­ler şapkası değil mi abla?

  43. adil diyor ki:

    Gül­hancım tv’de izlenecek adam akıllı bir Galaksi Rehberi vardı onu da bitirdik deme sakınnnnn! Sen ve ekibinle dünyayı dolaş­mak güzel oluyor. Bilmediğimiz bir çok şeyi öğreniy­oruz, mesela Norveç‘de asla ama asla kahve içmiycen çünkü çok kazık!
    Galaksi Rehberi’ne selam, dünyayı gezm­eye devam di mii :)

  44. umutyildiz diyor ki:

    Her­halde hay­atla dalga geçerce­sine rahat olman ve o kadar şeker olman, nedir bu sıcak enerji deme­den yapamıyorum…

    Uzun uzadıya takip etmedim pro­gramı ama takip ede­ceğim artık, geç bile kalmışım…

  45. Rey diyor ki:

    Mer­haba Gülhan,

    Pro­gramınızı çok sev­erek izliy­o­rum, teeeeeeeee Belçika’lardan :)
    Pro­gramınızı en çok neden seviy­o­rum biliyor musunuz? Hay­al­imi gercek­leştirdiğiniz için. Her zaman hay­alim dünyanın her bir köşesini gezmek oldu, bir gün uzak, muh­taç ülkel­erde eğitimle alakalı birşeler yap­mak. Sizi gördükçe ben de hevesleniy­o­rum, keşke ben de geze­bilsem, dünyanın her bir köşesini görsem diy­o­rum. Bir bayan için tek başına seya­hat etmek de ayrı bir dert diye düşünüy­o­rum sonra ve vazgeçesim geliyor bu hay­alden. O yüz­den sizi tebrik ediy­o­rum, gezm­eye devam! Bir gün eğer yol­unuz Belçika’ya düserse ki mut­laka düşmeli.. Bana haber verin olur mu, size takılayım :) )

    Size ve ail­enize yeni yılda sağlık, mut­lu­luk, huzur diliy­o­rum. Yeni yıl mesajınız çok hoş olmuş!

    Selam­lar.

  46. doak diyor ki:

    Gül­haaaann,
    Seni aile­cek çok seviy­oruz ve yanaklarını ısır­mak istiy­oruz. Bir gün size yanaklarını ısır­maya gelebilir miyiz?

  47. alper diyor ki:

    Selam Candy gibisin ya hele su çölde deve sev­men var ya bit­tim orada sana ya, çok tatlı mimik hareket­lerin var. Ne olur bizim gibi pes­imist insan­lara da gülmeyi öğret lüt­fen :D Senin gibi hay­atı çok da fifi diyen­ler­den olalım… Teşekkür, her zaman seni izliy­o­rum, çok tatlısın, çalış­malarının devamını dilerim…

  48. ferchee diyor ki:

    Ya çok güzelsin.Gözlerin sesin hele çok muhteşem göz­lerin ve sesin var :D Gül­men de mükem­mel. Çok şekersin. Kosova’dan bile seni izliy­oruz. Düşün yani o kadar beğe­niliy­or­sun (K)(K)(K) Kosova — Prizren’den Ferchee :P

  49. aqlaqrocq diyor ki:

    gül­han şen !!!!!!!!!!!!!!!
    LÜTFEN HANGİ MAĞAZADAN GİYİNİYORSUN YAZZZ LÜTFEN LÜTFEN ARKADAŞLAR BİLENİNİZ VAR MI?????? BAYILIYORUM KIYAFETLERİNE =)) ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER

  50. doak diyor ki:

    O liste bit­mez bence :D

Yorum yaz

Yorum yazabilmek için üye olmanız ve giriş yapmanız gerekmektedir.