BEN
3 kilo 700 gramdın diyor annem, sabaha karşı 6’yı 10 geçe doğdun 16 Temmuz 78’de… “Bir kızınız oldu” dediklerinde sevinçten ağladım.
O zamanlarda aşağı yukarı neye benzediğimi ben de aşağıdaki şu fotoğraftan gördüm.
Hafif kızgın bir ifade ve ağladı ağlayacak gibi duran bükük bir dudak (ama şapka son moda kesinlikle!) O yılların üzeri siyah örtüyle kaplanan fotoğraf makinelerinden epey ürkmüş olmalıyım. Detaycı gözler için de arkada saklanıp düşmeyeyim diye belimden tutan annemin eline dikkati çekerim.
En fazla anaokulundaki yıllara dönebiliyor insan anıları arasında yolculuğa çıkınca. Benim de 4 – 5 yaşlarındaki halim geliyor gözümün önüne kendime dair hatırladığım en eski şeyler arasında…Şu alttaki minik kızı çok iyi hatırlıyorum mesela…
Kısacık saçları, sapsarı olduğu için siyah beyaz fotoğraflarda görünmeyen kaşları ve suratının tümünü kaplayan kocaman gülümsemesi… Annemin tarifiyle hem zıpır ve çok yaramaz, hem de çok akıllı ve uslu. Bazen fotoğraflara bakarken keşke insan çocukluğuyla yeniden karşılaşabilme imkanına sahip olsa diye düşünürüm hep, kendimi elimden tutup gezdirmek, ona oyuncaklar almak, sevmek, gerekli üç beş bi’şey söylemek isterdim mesela…
(kıyafetler tam 80’ler…Babam, bıyıklarını dönemin modasını göre bıraktığını iddia ediyor şimdi)
Bulgaristan’ın Şumen kentine yakın bir kasabada büyüdüm. Her çocuğun hayalini kuracağı bir çocukluktu benimki. Ağaçlara tırmanıp meyve yer (ki kendimi bildim bileli en sevdiğim meyve kirazdır), ormana çiçek toplamaya gider (kardelen görünce hala heyecanlanırım), karda kızakla kayar, yazın eriyen asfalttan kopardığımız yapışkan zift parçalarıyla iri papaz böcekleri yakalardık. Böcek dedim de aklıma geldi, bir de hangi akla hizmetse geceleri ateşböceği yakalayıp onları alnımıza yapıştırıyor ve bunun güzel göründüğüne inanıyorduk…
(Abimle aramızda 11 yaş fark var)
Evimizin saçaklarına yuva yapan kırlangıçları, kasabanın kenarındaki gölde kurbağa avlayan leylekleri, yağmur sonrası tarlalarda çıkan mantarları, güneşli havada çiseleyen yağmurun ardından beliren gökkuşaklarını izleye izleye geçti bu dönemim. Şimdi bakınca Alice Harikalar Diyarında’dan farksız görünüyor aslında…
İşte bu yıllardan kalma yara izlerimi çok severim bu yüzden. 8 yaşımda vişne ağacından düştüğüm gün sağ dizimde oluşan “kelebeğim” (şeklinden dolayı öyle derim hep ona) veya boyumdan büyük bir işe kalkışıp, ağabeyimin büyük kızağını çalarak buzda tepetaklak düştüğüm gün sol elimin başparmağında oluşan “V” şeklindeki “zafer işaretim”…O anları gerçekten yaşadığımın kanıtları bu yara izlerim, iyi ki varlar!
Bu üstteki fotoğraf ekleniyor albüme daha sonra… Yıl 1989, 11 yaşındayım. Bulgaristan’da bir kaos hakim. Dört yıl süren bir çekişmenin en ateşli günleri.
1985’de Bulgarca dışında herhangi bir dilin konuşulması yasaklanmış ve ülkedeki tüm azınlıkların isimleri değiştirilmişti zorla…
Soyisim yoktur orada, herkes babasının ve dedesinin adıyla anılır. Gülhan Halidinova Mahmudova gibi…İsim değişiminin ardından Galina Hristova Mihaylova olmuştu adım. ( Şimdi kimileri şakayla karışık “epey afili olmuş, cool olmuş, niye dert ettiniz ki bunu yahu” diyebilir ama insana zorla dayatılan herşeyde olduğu gibi bu da kabul edilemez bir durum elbette)…
Sonuç olarak Türk azınlık kendilerine dayatılan tüm asimilasyon politikalarına karşı geldi, gösteriler düzenledi, bunun neticesinde de zorunlu göçe tabi tutuldular. Yukarıdaki, göç için çekilen pasaport fotoğrafım… Gözlerimin içindeki belirsizliğe karışan öfkeyi ben fotoğrafta görebiliyorum…Yıllar sonra lisede yazacağım “Hüznün Rengi Mavi” adlı öyküde, o an hissettiklerimi şöyle tanımlamıştım…“Elbiselerini, oyuncaklarını, mektuplarını, kitaplarını paketleyip götürebiliyor insan yanında… Peki ya meyve ağaçlarım…ördeğim Pati? Dostlarım…çocukluk aşkım? Hatıralar birktirdiğim mekanlar ve gelecek hayallerim ne olacaktı? Nereye sığdırıp, saklayıp götürecektim onları?”..
Getirememiştim…
Şu üstteki Türkiye’deki ilk fotoğrafım, gelişimizden bir yıl sonra çekildi. Bulgaristan’dan göç edince Kırklareli Kızılay Göçmen Kampı’ndaki yardım çadırlarında kaldık bir süre. Biraz bozuk ve komik aksanlı da olsa Türkçe konuşmayı biliyordum elbette ama okuma yazmayı ve Latin alfabesini burada öğrendim (Balkan ülkelerinin bazılarında Kiril alfabesi kullanılıyor).
Nüfus memuru soyadınız ne olacak diye sorunca ailece birbirmize bakıp
“ kısa ve yazılması kolay birşey olsun memur bey, ne bileyim can, kan, şan, şen gibi birşey” dedik. Sonunda yeni yaşamımızda uğur getirmesi dileğiyle “Şen” soyadını seçtik… Soyadını insanın kendisinin seçmesi çok tuhaf, bu yüzden tüm akrabalarımızla farklıdır soyisimlerimiz bizim.
Zaman geçti ve bir sürü zorluğa rağmen herşey yeniden rayına oturdu. Ailem çalışmaya, ben de okumaya başladım. Ortaokulu Yeşilköy’de, liseyi de okula alınan ikinci grup kızlardan biri olarak bana zengin bir düşünme ve hayalgücü, geniş bir donanım ve vizyon kazandıran öğretmenlerle dolu Kabataş Erkek Lisesi’nde okudum. Hepsine ne kadar teşekkür etsem azdır…
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Sinema Bölümü’nü kazandıktan sonraysa hayatımda yeni bir dönem de başlamış oldu… “Kendim” olmamı sağlayan işime ilk adımlarımı atmaya üniversitede başlamıştım…
— — — — — — — -
BABACIĞIM…
Ne yazsam, ne desem, ne yapsam hepsi boş biliyorum…
Duygularımı yazmanın ve başkalarıyla paylaşmanın bile
hissettiklerime karşı samimiyetsizlik olacağını düşünüyorum şu an…
Yüreğimde olup bitenleri manalı cümleler haline getirmeye çalışmak,
bazılarını eleyip bazılarını seçmek, onlara bir metin muamelesi yapmak yani…
Yapamam, yazamam… Acımı sizinle paylaşamam…
Bu acıyı tarif edecek söz yok zaten… Sadece bilmenizi istedim…
Kızını ne kadar çok insanın sevdiğini hissetmesi ve gittiği yerde çok mutlu olması için dualarınızı Canım Babacığımdan esirgemeyin…
Dünyalar tatlısı kalbiyle Allah’ın sevgili bir kulu olarak Bayramın ilk günü (30 Eylül 2008) cennete uğurladığım CanParçam…
Allah Canım Anneciğime ve aileme uzun ömürler versin…
Bana da dayanma gücü…























Gülhan seninle nerede resim çektirebilirz? Müsait olduğunuz vakit var mı?
GÜLHANCIMMMM MERHABALAR… BEN YENİYİM BURALARDA.…
SENİ ÇOOOOK SEVİYORUM… GİYİM KUŞAM,KELAM SÜPER VALLA… HEM BU KADAR GÜZEL HEM DE SIKI GENEL KÜLTÜR MAŞALLAH… NAZARLARDAN UZAKKKK! BEN DE SENİNLE RESİM ÇEKTİRMEK İSTİYORUM.. 2010 KÜLTÜR GÖSTERİLERİNDE YER ALCAKMIŞSIN DİYE İSMİNİ DUYDUM.…BUNA DAİR BİLGİ VERİR MİSİNNNN.…RABBİM SANA BOL ENERJİ VERSİN DEEEE BİZE DE YANSIT…ÖPTÜÜÜÜÜÜMMMMMMMMMM!
Selam orada yazıldığı gibi adım Umut, soyadım kayıp bu soyad sizin gibi, babamdan dedemden gelmiş değil kendim koydum. Galiba sizi tv’de gördüğümden beri hepten kayboldum, programınıza büyük büyük hayranlık duyuyorum ve keyif alıyorum. Siz hayallerimdeki yerleri dolaşıyorsunuz, “dişi aslan, erkek aslan, yaralı aslan” sizin dediğiniz gibi olmalıydı
)) Hatırlar mısın Venedik’de o rutubetli sokaklarda adı aklıma gelmeyen baht köprüsünün yanında karşılaşmıştık. Solmayan gülcemalinize hayranımmm… Sizinle bir ara Msn’de, Face veya her türlü iletişim aracı, telefon da olabilir… Ben de İstanbul’da yaşıyorum, size çiçek gönderebileceğim bir adresinize nereden ulaşabilirim? Ya da ben size adres vereyim siz bana çiçek gönderin
))) Gülmeniz hiç eksik olmasın, bye kib
Daha çok albüm resmi görmek isterdim. Sizi ekranlarda görmeye devam edeceğiz değil mi?
Merhabalarrr
Ve bana mektup yaz olur mu…
Nereye yorum yazayım bulamadım, programın yeni bölümleri harika! Şu Kenya bölümlerini hep kaçırdım, bi ara tekrar yayınlarsan mutlu edersin beni :$ Bunu burada söylemeye utanıyordum ama artık söylemek istiyorum Gülhan sana yazdığım mektuplar eline geçti mi, okudun mu? Eğer okuduysan cevap yaz artık, bir seneyi geçti senden bir mektup almak ne kadar sevindircek beni bilemezsin mektubunu heyecenla beklemekteyim.
Biraz çocukça ya da salakça bulabilirsin bu yorumu ama zaten burada yorum yapan herkes böyle bence, herkes senin bu enerjinle, hareketliliğin ya da şu an sayamadığım herşeyinle büyülenmiş sanki.
Başarılar diliyorum yeni bölümler için
Tekrar ben…
Gülhan hayatın o kadar renkli ki insan dalıp gidiyor, okurken düşünüyor etkileniyor ve o kadar güzel bi kalemle yazmışın ki okurken dalıp gitmemek elde değil. Her insanın hayatı bir romandır der edebiyat öğretmenimiz, gerçekten de öyle değil mi?…
Hoşcakal kendine iyi bak…
”Ya abi işte tam bizim ağızla konuşuyor ya kız öyle işte sıradan değil ne bileyim farklı bir konuşması vardı, farklı bir bakışı ya, sözcükler ağzından uçuruma atlıyor sanki” dediğimiz kız pek azdır aslında! Ama bunu size her Tv 8 açıp kainatın değilse de galaksinizin rehberinden anlayabiliyoruz . Başarılarının devamını artarak, katlanarak çoğalmasını dilerim.
Gülhan çok güzel bir bayansın Allah nazarlardan korusun programlarını hep izliyorum, kaçırsam bile netten indirip izliyorum. Çok eğlencelisin, çok komiksin, başarılarının devamını diliyorum, her zaman mutlu, güler yüzlü ol, çünkü sana yakışıyor
Süper bir program yapıyorsun, rehber değil sanki talk show, gülmekten ölüyorum, aynen devam abla
Merhaba Gülhan ben Sevcan ben de senin gibi Bulgaristan göçmeniyim ve elimizden geldiği kadar programını takip ediyoruz. Çok da başarılısın, güzel yerlere gidiyorsun ama lütfen memlekete de git. Sen Şumenlisin ben Tırgovişteli, Varna Sofya orada da görülecek yerler var, hatta beni de al yanına
Lüüüüüüüütfeeeeeeeeeeeeeeeeennnnnnnnnn
Selam Gülhan süpersin tek kelimeyle! Seni takip etmeye çalışıyorum ama bi düzensizlik var sanırım. Acayip bir enerjin var! Senin hayranın oldum. Sende her şey toplanmış; güzelsin, sempatiksin, çekicisin, acayip tatlısın.
Dünyada 5 milyar insan yaşasa 2,5 milyarı kadın diyelim inan o kadınlar içinden seni seçerdim. Seni görünce televizyona takılıp kalıyorum. Kendini bizden eksik etme seni bol bol görmek istiyoruz!
Sitede fotoğraf bölümü eksik bence. Fotoğraflarla ilgili bir bölüm olursa çok iyi olur.
[…] Kendisini kendi kaleminden okumak için tıklayınız… […]
Yaşananlara inat hala gülebiliyorsak ya biz hayata oyun oynuyoruz ya da hayat bize!!!Senin gibi bir çok acıyı ve o eski zamanları yaşamayı çok isterdim.. Seninle bir çok ülkeyi tanıdım, teşekkür ederim ablacığım..
Merhaba Gülhan,
Ben senin liseden arkadaşın Semahat. Umarım beni hatırlarsın. Hatırlamasan bile yıllığa bakarsan kesin hatılarsın. Hazırlık ve lise 1 de aynı sınıftaydık. Programını zevkle izliyorum. Başarılarının devamını dilerim.
Sevgiler
Merhaba!
Bergama’dan yazıyorum,ismim Hasan.
Programını beğeniyle izliyoruz. Ancak benim önerim sana, biraz daha bilgilendirici olsun. Ayna programını örnek alabilirsin. Lüzumsuz kelimeler değil, bilgi duymak istiyoruz senden. Gittiğin yerleri oraya hiç gidemeyeceklerin gözüyle görüntüle. Seni hep izleyeceğiz. Saygılar.
Sevgili Gülhan Şen, ben 18 yaşındayım,programını çok uzun zamandır izliyorum.Dünyayı senden öğrendim diyebilirim.En sevdiğim bölüm Malezya Kuala Lumpur ve Langkawi.Defalarca bıkmadan izledim.Seni izleyebilmek için bütün işlerimi ve derslerimi bıraktığımı hatırlıyorum.Çok başarılısın,başarın daim olsun,teşekkürler…
Gülhan ŞEN’ e yazdığım ufak bi ileti
Sana kendini anlatman için fırsat vermeyen insanları bırak bi kenara, onlar hep zamanını çaldı senin..Sen aşkını saklarken hoyrat ellerden, onlar her seferinde bir çentik açıp yüreğini büyüttüler, yaranı kanattılar.Sen paylaşmak adına içindeki mavilikleri sunmak isterken, onlar yıldızsız gecelerin karanlığına çektiler seni . Kimliğini çaldılar. Uyuyamadığın bütün uykuları, üşüdüğün kış sabahlarını, iç sıkıntısıyla geçirdiğin bütün akşamları, seni yatağından sıçratan kabusları topla öyle gel. Arzuladığın ama ertelediğin ne varsa hepsini alıp gel, ben koşulsuzca sevmeye hazırım senı. Yargılamadan, sorgulamadan değiştirmeye çalışmadan sevmeye hazırım. Gel ve sarıl bana. Bu sahte hayatların ortasında inandığım tek gerçek sen ol. Suç ortağım ol. Aşık olmak şuçunu birlikte işleyelim. Bekleyişle tüketme beni. Son bulsun bu kalabalığın ortasında asırlardır süren korkunç yalnızlığım.Vazgeçilmezim olmak için gel.Seni kaybetmekten öyle korkayım ki düşüncesi bile titretsin yüreğimi. Sen olmadan yaşanmayacağını bileyim.Sensiz geçecek bir an bile yaralasın, acıtsın kalbimi.
Yalçın BAL
stephoney_100@hotmail.com
Merhaba ben Umut, çok güzel programın var, biraz daha fazla yayınlanırsa iyi olur başarılar diliyorum.
SÜPERSİN YA HAYALİMDEKİ BENSİN =p HARİKA GİDİYOR, ÇOK YAKINDAN TAKİP EDİYORUM SENİ .GÜN GELİR BİRLİKTE BİRŞEYLER YAPARIZ KISMET
) AMA EMİNIM BİR GÜN TANIŞACAĞIMIZDAN
) HERNEYSE BAŞARILAR SENİNLE OLMALI KİB =)
Canım Gülhancığım, ben ’76 doğumlu Eskişehir’de çalışan bir bayanım. Şu an 3 yaşında olan kızım sana çok benziyor. O da hem zeki, akıllı hem de yerinde duramayan bir çocuk; fiziki görüntüsü de sana çok benziyor. Kıyafetin, tarzın, konuşman, herşeyin kendine özgü ve çok güzel. Gittikçe gençleşiyor gibisin. Kızımın her yönüyle senin gibi olmasını isterim. Daha iyi yerleri hak ediyorsun. Gezi programın çoook güzel, seni daha çok ekranda görmek isterim. Yalnız programının günlerinin değişmesi sebebiyle çok da seyredemiyorum seni maalesef. Rahmetli babana ve sana dualarımla…
Selam,bülbüllerin dilindeki Gül(han). İyisindir inşallah? Bir dakika canım döneceğim. Sayın TV8 yönetimi size sesleniyorum yahu bu kızı bizden uzaklaştırmaya mı çalışıyorsunuz bir o güne bir bu güne bir o saat bir bu saat olmuyor abilerim,ablalarım,olmuyor! İnanın, bu dediğime inanın bu kız sayesinde TV’de TV8’den başkasına pas vermiyorum,vermem de!Hakikaten marjinal ve orjinal, kanalınızın takipçisi oldum hem de en büyük sebebi bu melektir. En kötüyü düşünerek söylüyorum inşallah niyetlerinizde programı sonlandırmak gibi bir niyet yoktur. Neyse bu içimdekileri Gülhan aracılığıyla sizlere iletiyorum ve bu programın artık bir o gün bir bu saat olmasını istemiyorum dileğim bu.Gereğini de yapacağınıza inanıyorum.Eyvallah! Evet Gülhan yine sendeyim. Her zaman sende, yüreğimdeki gözbebeğim. Bu sözlerimi büyük patrona özel olarak da iletebilirsin ciddiyim. Çünkü uzun zamandır içimde dert. Hep tekrar, hep zamanı farklı olmuyor yani. Neyse. Ya Gülhan bak ne diyeceğim benim durum kötü, ne yapacağız, var mı senin bir fikrin varsa söyle hakikaten, aşık oldum ben sana, ya ne yapayım günahsa günah sırtımda taşırım. Ya biraz ilginç olacak ama bazen diyorum rakıda balık olayım şişenin dibini bulayım sonra çıkarsınlar beni ızgara yapıp(ızgara dedim, benim ızgaram iyi olur
) kedilere meze yapsınlar.Beni bu oyalar herhalde değil mi? Ya şaka bir tarafa da önceleri kızlar uzaktaki sevdiklerine oyalı mendillerini verirlermiş sevdiklerinin kendilerine olan hasretini biraz olsun dindirsin diye. Tamam burada platonik bi durum var ama olsun. Ya bari bi taş gönder. Yoldan aldığın bir taş. Bunda Gülhanım var der yüreğime basarım ha, ne diyorsun bütün samimiyetimle söylüyorum ne dersin? Birşey söyle, cevabını bekleyeceğim hem de ölene dek inan bana, sana aşığım… O kadar… (Fatih55_86@hotmail.com)
GÜLHAN ŞEN, SENİ TV’DE İZLEMEKTEN ZEVK ALIYORUM.
Merhabaaaaaa… Fransa’daki bölümde fonda çalan şarkı nedirrr? Lütfen yanıtlayın beni… Çok seviyorum ben o şarkıyı ama adını bilmiyorummm
P
Selamlar ancak üye olabildim. Askerden yeni geldim sayılır yoksa şimdiye kadar çoktan üye olurdum.
Seni severek takip ediyorum neredeyse her bölümü izliyorum resmen.
Hayranınım, çok güler yüzlü ve güzelsin. Bize dünyanın her yerindeki güzellikleri ve senin gibi müthiş bir insanı izlettiğin için teşekkürler.
Seninle tanışmayı çok ama çok istiyorum, umarım bir gün bu fırsatım olur…
Tekrar teşekkürler Gülhan.
Selam Gülhan,nasılsın? Bu hafta, Çarşamba günü, Paris tekrarını izledim. Gayet güzeldi,sevindim. Beklemiyordum. Bu hafta da yeni bölümde Saint Petersburg’daymışsın? Bakalım neler ögreneceğiz. Gerçi sayfada biraz ön bilgi vermişsin. Yahu beni şey şaşırttı, dünyanın sayılı müzelerinden dediğin Hermitage Müzesi hakikaten şaşırtıcı. Üç milyon sanat eseri diyorsun birer dakikadan 11 yıl çok fena, acaba oraya giren çıkabiliyor mu ki?
Veya sen girecek misin?
Aman ha!
Eğer gireceksen gözünü seveyim her bir esere 0.00000000000000001 saniyeni ayır, fazlası zarar
Seni kaybedemem
Ağır gelir, kabullenemem
Bana seni sorarlarsa ne diyeceğim, müzede kaybettik!
Girme dedim
girdi
Takdiri ilahi ne yapalım
Neyse şaka bir tarafa. Allah, sana sevdiklerinle beraber hayırlı uzun ömür versin. Bana da senin sevgine ermeyi. (Amin) Seni Seviyorum. Görüşmek üzere, ben gidiyorum. Ha bu arada küçük müzelere de git, onları küçümseme onlar da tarih kokuyor
Hem hayat sigortalı
Gittim ben…
Gülhan çok özel biri, programa neşe ile bağlanıyorum, sizi tebrik ediyorum. Enerjiniz çok pozitif. Hangi türden program demişsiniz gezi-kültür eğlence neşenize uygun. Diğerlerinde de başarılı olabilirsiniz. Arkadaşım arıyor, sizin programınızın başladığını söylüyor mutlulukla bağlanıyorum. Hep mutlu olmanız dileğiyle.
Savaş Kahya
Gülhancığım seni çok seviyorum. Ben de Bulgaristan göçmeniyim. Eşimle seni kusura bakma “deli kızımız” diye seviyoruz. Ama kötü manada değil. Hani çok güzeli severken çirkin derler ya öyle. Eşim “bak aynı sen” diyor. Seni tanımayı çok isterdim. Çok tatlısın, Allah yüzünden gülümseyi eksik etmesin. Çok öpüyorum.
Kendi formatında çok güzel programın var. Süresi kısa da olsa severek seyrediyoruz. Kendin de çok şirinsin. Sevimli ve içten bir insansın. En azından ekrana öyle yansıyor
Belki de yaşantında tam bir cadısındır Allah bilir.:) Gezdiğin, tanıttığın yerler de çok güzel. Arada Türkiye’den yerler de tanıtmalısın bence. Biz de bu galakside yaşıyoruz değil mi? Başarılar diliyorum.
Bu ne güzel aile ya valla kıskandım!
Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nin bütün bölümleri DVD olarak satışa sunulacak mı? Bu arada işinde Allah kolaylık versin. Birçok kişi sana karşı aşk ilan etmiş
Bunları okuyunca gülüyorsundur. Şahsen ben öyle yapardım. Sevgilerle ve mutlulukla kal her daim…
Selam Gülhan, çok tatlısın. Seni ilk gördügümde kanım kaynamıştı. Bunun sebebini şimdi hayat hikayeni okuyunca anladım. Meğerse sen de benim gibi Balkan toprağıymışşın. Ben de Yunanistan’ın Gümülcine şehrindenim. Şaşırtıcı bir şekilde ben de liseyi Kabataş Erkek’de okudum. 92 mezunuyum, yani erkek lisesinin son mezunlarından. Bizden sonra kız alınmaya başlanmıştı Kabataş‘a. Pilav günlerine gidiyor musun? Seninle tanışmayı çok isterim.
Mükemmel ve Kusursuz !!!
(ya da adı her neyse işte).
Gülhan Hanım, işte bu iki terim, sizin programınız ve sizin için geçerli.
Ailece programınızı izliyoruz ve büyük keyif alıyoruz. Umarım, yaptığınız programlar, uzun bir zaman sürer.
Sempatik, sevimli ve neşeli tavırlarınız devam ettiği müddetçe, inanıyorum ki, azminizin de etkisi ile büyük başarılara imza atacaksınız ve bunu can-ı gönülden destekleriz.
Ayrıca (tabii siz bilirsiniz); gezi ve eğlence programınızın içeriğinde, biraz da mitolojik geziler yapabilirsiniz. Mesela; ben Karadeniz Ereğlisi’nde oturuyorum ve bu kent, zamanın mitolojik kahramanlarından “Herkül” ‘ün şehri ünvanına sahip. Burada Herkül, 3 Başlı Köpeği “Cerberus” ‘u zincire vurduğu mağara (Cehennem Ağzı Mağarası) bulunuyor ve size, elimden geldiğince buralarda eşlik etmeye hazır olduğumu belirtmek isterim.
Neden olmasın ki; Mitoloji, Macera, Gezi ve Eğlence…Bunlar sanırım bir çeşit “Fantastik Dörtlü” konumunu oluşturabilir
Başarılarınızın devamını dilerken, size “Bol Neşeli Geziler” temenni ederim.
Sevgi ve Saygılar,
Murat (ENDLESS_WOLF)
”Bazı insanlar herşeyi olduğu gibi görür ve ‘NEDEN’ diye sorarlar.Bense herşeyi asla olmadığı biçimde hayal eder ve ‘NEDEN OLMASIN’ diye sorarım…” (Bernard SHAW). Yorulmak elbette var. Yıkılmaksa asla!!!
Süpersin Gülhancığım.Bu yola aynen devam.Programını çok beğeniyorum. Seni de.. Tarzın çok hoş. Seni Zeki Kayahan Coşkun’un dişi versiyonu olarak görüyorum
Çünkü onun radyo programlarını ilk dinlediğimde tam bizden biri demiştim. Seni de ilk izlediğimde aklımdan geçen buydu ve çok içten buldum. Gerçi son zamanlarda Zeki Kayahan Coşkun biraz ayarını kaçırdı. Artık onun programlarını (tv programına da başladı kendisi) pek beğenmiyorum. Favorim sensin. Seni tv’de daha sık görmek isterim. Umarım çok hızla yükselirsin. Başarılar diliyorum tatlım
ÇOK GÜZELSİNİZ VE BENİM BİR ARKADAŞIMA ÇOK BENZİYORSUNUZ :=)))
SEN HEP GÜL!! E Mİ.….
Hiçbir gezi programını bu kadar gülerek ve zevkle izlmedim. Süpersin.. Teşekkürler
Öncelikle ben öyle pogramlara yorum yazan biri değilim bu ilk, kıymetini bilin (demek ki beğeniyorum ) öncelikle malum Türk insanı gelir yapısıyla her yıl buraya mı oraya mı gitsem diye kendini sıkıntıya sokamıyor, ki zaten insanımızın gezi alışkanlığı da yok. Daha Türkiye’de bilinmedik ne güzelliklerimiz var biz onların onda biri etmeyen yerleri abartarak anlatıyoruz (siz hariç, pogramınız taklit değil, ki şu an tv’lerde bir çok taklit pogram mevcut) Sizin sıcak enerjinizi tvdekilere de yansıtmanız hoş ama ben sizin artık eğlenceli bir yarışma pogramı yapmanızı isterdim ki sizin kişilik yapınız ve enerjiniz buna çok müsait. Haddim olmayarak söylüyorum ve çok da başarılı olacağınıza eminim, yaparsanız ilk katılan konuk olurum yarışmacı sıkıntısı çekmessiniz. Uzun ettim başarılarınızın devam etmesi dileği ve isteğiyle. ( Allah sizi reyting kurbanı olmaktan korusun )
LaZGuN
Bir tanesin! Döndüm, işte yazıyorum
))))))))))))))))))
Selam. Sizinle birlikte Barcelona gezisini izlemek isterdim.
Ööncelikle demek istiyorum.. Çok güzel gülüyorsun… Ve çook yakışıyor.. Eminim bunu diyen ilk insanım
) Sen mükemmelsin, program mükemmel. Ve yorumların süper. Hiç kaçırmadan büyük bir zevkle izliyorum… Nice nice başarılı programlara…
Gülhan abla ben 14 yaşındayım, sen iyi birisin, gülmek sana çok yakışıyor. Umaım hiçbir zaman üzülmezsin… Bu arada programı yaklaşık 2 aydır izlemeye başladım, hem eğlenceli hem de çok eğitici, hep böyle devam etmesi dileğiyle.
Öncelikle selamlar!
Gülhan ablacığım seni çok seviyorum ve programını beğenerek izliyorum, bazen kendime tanımadığın birini nasıl sevebilirsin diye soruyorum ama biraz da kendi ablama benzetiyorum seni ve sevgimin bir hayli fazla olmasının da bundan kaynaklandığını düşünüyorum, seni izlediğim zaman hayallerimi süsleyen gelecekteki beni görüyorum. Umarım ben de senin gibi başarılı bir televizyoncu olabilrm… O güzel gülümsemen yüzünden hiç eksik olmasın
Bu sitedeki karmaşıklık ne zaman bitecek Gülhan, tek bir yerde toplasan olmaz mı bu kadar insanı, neyse bir ara vakit ayıracağını biliyorum. İyi bakasın kendine…
Merhaba Gülhan Abla, nasılsın iyisindir inşallah. Keşke sen de bir şarkıcı filan olsan, konser düzenlesen, seni de görmek mümkün olsa… Bunlar olmadı ama sen çok şanslı birisin, buuu kadar hayranın var seni şarkıcılar filan eminim ki kıskanıyordur
Ablacığım sana mesaj yazmak benim çok hoşuma gidiyor.… Düşünsene bir de seninle yüz yüze veya net ortamından konuşma şansını bulunca bendeki sevinci… Ama ben çok şanssız biriyimdir ne hayal etsem o gerçekleşmez :’( Neyse ablacığım, seni öz ablam gibi seviyorum
Kendine iyi bak… Bye
Saçmalamaya gerek yok. Kızıl daha çok yakışıyor.. ama fazla güzel olma! Sonra güzelliğin yüzünden beyninin güzelliğini fark etmiyorlar
Selam Gülhan abla, programı sadece senin için izliyorum. O gülüşüne, doğal esprilerine hayranım. Bir yarım olsun tıpkı sana benzesin…
Başarılarının devamını diliyorum, sevgilerle…
11 yaşındaki fotoğrafınla aynı benim yiğenime benzemişsin.
Keşke 10 yıl önce doğsaydım ve senin olduğun yerde olsaydım o zaman kesin seni tavlardım!
Seni ilk nasıl sevdiğimi ve ilk nasıl görüp dikkatimi çektiğini__diğerlerinden ne denli bu kadar farklı olduğunu__ ilk nasıl anladım biliyor musun Gülhan ;
”Seni ben ilk kez programının bitişinde gördüm, çok sevdiğim bir adamın söylediği bir oldies but goldies parçasını programın sonunda ağız hareketlerini ona uydurarak söylüyordun”__işte ben seni ilk böyle sevdim. Çünkü ”Sen” , ”Ben’din” .
Neden mi anlattım? Bilmiyorum.
Farkımı gör diye.….