DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN…
MAVİ KELEBEK ETKİSİ”!
Sevgili Dostlarım,
Bugün nette belki haberlerine denk geldiniz, belki de henüz haberiniz yok… Efendim benim Maldivler’in 2.bölümünde yaptığım bir “enteresanlık”
bugün pek çok gazetenin internet sitesinde haber olarak yer aldı ve en çok izlenen görüntülerin arasına girdi… Hemen anlatıyorum tüm olayı ve de perde arkasını!
Maldivler-2’yi izleyenler gördü ki benim okyanus kenarına yüzmek için gittiğim yerdeki anonsumun üzerinde kocaman mavi bir kelebek figürü vardı… Sürekli izleyicilerim muhtemelen pek şaşırmamıştır buna, zira birincisi benim bikiniyle ekrana çıkmak istemeyeceğimi tahmin etmeleri zor değil, ikincisi pek çok şaşırtıcı anlatımıma, tutumuma ve tarzıma önceden alışkınlar, üçüncüsü de programın montajını benim yaptığımı biliyorlar… Ama öyle görünüyor ki birçok izleyici de programı izlerken kelebeği görünce “bu da neyin nesi?” diye düşünüp “kanalın bana sansür uyguladığını” düşünmüş…Bu nedenle de epey tartışılmış bu görüntü sosyal medyada..
Ve işte olayın perde arkası!
Öncelikle kimse bana sansür uygulamadı! Kanalımız bu tarz konularda gerçekten yayıncıyı kişisel tercihleriyle baş başa bırakır, karışmaz… Kendi kendime de otosansür uyguladığım filan yok… Çünkü bu henüz çekim aşamasında yapmayı planladığım ve daha sonrasında montajda bizzat kendi uyguladığım bir fikir zaten!
Amacına gelince…Amacım bir televizyoncu olarak sıradan olabilecek bir anonsu eğlenceli, sıradışı ve akılda kalıcı bir hale getirmekti! Aynen şu anda olduğu gibi yani
Bu anonsu t-shirtle çeksem üzerinde durulacak bir durumu olmayacaktı;öte yandan bu devirde bikinili anons çekmenin de bir esprisi olduğunu düşünmüyorum açıkçası, artık sosyal medyada birçok yerli ve yabancı ünlünün neredeyse çırılçıplak fotoğrafları varken benim altımda etek, üstümde bikinili görüntümü ekranda kim ne yapsın, değil mi?…
İnternette altına yazacakları cinsel fantezi içerikli, beni rencide edici yorumlardan başka ne işe yarayacaktı ki!? Bu nedenle her ikisinin de dışında bir formül düşünerek ekranda yayınlanan şekilde yapmayı düşündüm ben anonsu! Bikiniyle çekeyim, sonra üzerini kapatırım dedim ve montajda öyle yaptım. Üstelik bunun sonucunda alacağım yorumlarla izleyici profilimin genel eğilimini öğrenmek de cabası olur dedim! Zaten anonsun kendisinde de “bikini giydim diye benden çarpıcı pozlar beklemeyin, devamı gelmeyecek” dedim…
Bir nevi kendi çapımda Andy Kaufmancılık oynadım işte diyelim…
Onun da televizyon dilinin izleyici üzerindeki etkisini kullanarak yaptığı oldukça sıradışı ve enteresan denemeleri vardır. Size daha önceden de programlarımda yaptığım “farklılık yaratmaya çalışma” denemerimi Öhö öhö!
) yazacağım bir ara
İnternette okuduğum yorumlardan ve aldığım maillerden gördüm ki denemem aslında epey etkili oldu ve anonsum farklı tepkiler aldı:
* Benim izleyici profilimin çoğunluğu anonsu bu şekilde yapmamı beğenmiş,bikiniyle görüntü vermediğim için beni takdir etmiş;
* Bazı izleyicilerimse bikiniyle çıkmayarak yobaz zihniyete ve sansüre destek verdiğimi düşündüklerini belirtmiş; * Üçüncü bir grup yukarıda bahsettiğim olayı zerrece anlamamış, bu perhiz bu ne lahana turşusu demiş;
* Dördüncü grup acaba kendini beğenmedi de mi kapattı diye olaya değişik bir açıdan bakmış
* Beşinci bir grup da iyi bir fikir, eğlenceli ve değişik olmuş Gülhanım böyle devam et demiş…
Bu “kelebekli anonsun” belli bir ideolojik görüşe yakın veya uzak olmakla alakası asla yok arkadaşlar. Benim sitemde bikini üstüyle fotoğraflarım da var… Ne “ niye bikinili çıkmadın” diye eleştirilecek ne de “aferin iyi yaptın bikinili görüntü vermeyerek” denilecek bir durumu var anonsun yani. Sonuçta benim elimde değil mi, bikiniyle çekmezdim bir, hadi çektim ve beğenmedim diyelim, programa koymazdım, anlattıklarımı seslendirmeyle verirdim iki… Bu sadece ve sadece bir televizyon programına renk katmak adına yapılan bir “ilginçlik” işte…Tıpkı mikrofon süslerim, oyuncaklarım gibi…
Sevgilerimle…
NOT: Sevgili Okan Bayülgen bu görüntüleri yarın akşam (Cuma) “Medya Arkası“na koyacakmış
E pek normal tabii, uygundur!…
Ne derse desin, ne kadar uğraşırsa uğraşsın –ki muhakkak takılacaktır, laf sokacaktır şimdi bana– ben onun beni sevdiğini biliyorum!
SAN FRANCİSCO TEMPO TRAVEL’DA…
En güzel Amerikan şehirlerinden biri olan San Francisco’yu Tempo Travel dergisinin kış sayısı için yazmıştım… Söz uçar yazı kalır, okumak isteyenler, arşivinde saklamak isteyenler Nisan’a kadar bayilerde bulabilir…
AND THE WINNER IS!
Çekilişimizin talihlisi uzuuuun ve meşakkatli bir çalışma sonucunda belli oldu arkadaşlar! Öğrenmek için lütfen yine fotoğrafa tıklayın!
100. BÖLÜM!!!
Sevgili Dostlarım!!!
Bugün sizinle beraber Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nin 100. Bölümünü kutluyoruz ve Portekiz’in başkenti Lizbon’dayız!!!
Bu özel bölüme özel sürprizimi görmek için lütfen aşağıdaki fotoğrafıma tıklayın! Sevgiler!
KISA KISA ŞUNDAN BUNDAN…

Size çok yakın geçmiş ve çok yakın gelecekteki durumumu bir iki cümleyle özetlemek isterim hızlı hızlı! Şimdiiiii…
*En son “Hakan Bey” programına katılacağımı yazmıştım, izleyenler izlemiştir zaten, çok eğlenceli bir geceydi benim için, umarım sizin için de öyle olmuştur… İzlemeyenler içinse programdan geriye kalan yukarıdaki kareyi paylaşıyorum: İşte bu da bizim “Doğuş Çiçek Açmış Haz Mı Gelecek?” fotoğrafımız
*Şu an Hint Okyanusu’nda bir yerlerdeyim, o kadarını söyleyeceğim… Gerçi bilen biliyor ama ben ismini telaffuz etmeye bile korkuyorum artık! O kadar çok meraklısı varmış ki bütün nazarları toplayıp geldik sanırım! Kameraman arkadaşım gelir gelmez feci hasta oldu çocuk! Benim de baş ağrılarım tuttu! Olmaz ki ama ya!… Tamam iyi niyetle “ah ben de orada olsam” demek başkaaaa kötü niyetle “haset” çekmek başka! Yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim, tatil değil ki iş bu iş!!!…
* 26 Kasım Cumartesi ve 27 Kasım Pazar 11:00’de Kore fanlarının yoğun isteği ve benim seyahatte bulunmam münasebetiyle “Seul” bölümlerinin bir derlemesi ekrana gelecek… Bunu da kaçırmayın o zaman, bir daha ancak yaz tatilinde tekrarı olur çünkü…
*Siz istediniz ben de kırmadım!… Twitter’a üye oldum, siteye de butonunu ekledim… Kanalımızın “Gülhan’ın Galaksi Rehberi” için açtığı Facebook sayfasını da aynı şekilde ekledim… Bunu, duyurularımı size daha hızlı ulaştırmak adına yaptım… Çünkü Facebook ve Twitter’ın manalı manasız kullanımına ne çok kızdığımı az çok biliyor sıkı takipçilerim… İnsanların özel hayatlarını ve bilgilerini ifşa etmeleri mi desem; boş zamanlarını boş şeyler yazarak ve yaparak (üstelik bununla da gurur duyarak) geçirmeleri mi desem; televizyonların, gazetelerin bas bas bağırarak dünyanın en güçlü ticari kuruluşları arasında yer alan bu şirketlerin apaçık reklamını yapmaları mı desem ne desem… Hepsi beni çok rahatsız ediyor! Öte yandan elbette ki sosyal medyanın yerinde kullanımının da yararı var, bunun farkındayım.. Buna en son Van depremindeki örneklerle de şahit olduk… Dolayısıyla her zaman yerinde ve gerekli vesilelerle kullanmamızı umarak, karşılıklı iletişimimize bir halka daha eklediğimi belirtirim…
*7 Aralık’da Türkiye Gezginler Kulübü’nün Aralık Toplantısı’na katılmak üzere davet aldım, seve seve kabul ettim! Benin’i anlatacağım ve programdan görüntülerle pekiştireceğimiz bu söyleşiye dilerseniz sizler de ücretsiz katılabilirsiniz sevgili dostlar! Hem görüşmemiz için de vesile isteyenlere fırsat olmuş olur!
HAKAN BEY’E GİDİYORUM DÖNÜCEM!
Sevgili Dostlar, bu Cumartesi (19 Kasım) saat 23:00’de sevgili Hakan Yılmaz’ın Atv’de yayınlanan talk show programı Hakan Bey’e katılacağım!
Sonradan gelebilecek “niye haber vermedin Gülhan”, “zaten hep böyle yapıyorsun”, “insan bize duyurmaz mı”, “bize bu yapılır mı beee!” gibi sitem cümlelerinin önüne geçmek üzere size bunu şu an bildirmeyi kendime görev bilirim!
Demek kiiiii bu Cumartesi sabah 11:00’de Tv8’de, akşam 11:00’de Atv’deyim… Sonra da sizin eve oturmaya geleceğim!
DİSCO KRALI
Konuk olarak katılacağım programların hepsini size bildirme şansım olamıyor çünkü bazıları biraz apar topar oluyor ama mesela yine Cumartesi günü saat 23:00’deki Disko Kralı’na katılacağımı şimdiden biliyorum o yüzden yazabiliyorum size de… Cumartesi sabah da akşam da 11’de Tv8’deyim yani!
Okan Bayülgen’in sıkı bir Twitter takipçisi olduğunu biliyorsunuz o yüzden Twitter hesabı olanlar bana yayın esnasında oradan soru gönderebilirler… Olmayanlarsa telefon edebilirler tabii ki! O zaman Cumartesi sabah akşam görüşmek üzere diyorum!
gülhan şen galaksi rehberinin bilinmeyenlerini anlattı | izlesene.com
GERİ SAYIM BAŞLADI!!!
Merhabalar Canım Site Sakinlerim!!!
Hoş beşten önce derhal açıklama kısmına geçiyorum ki durumum tez elden anlaşıla!
Afrika sıcağında grip olup geldim ben!!!
He evet bildiğiniz grip!
“Sana da ancak böyle bir saçmalık yakışırdı tabii Gülhancığım” dediğinizi duyar gibiyim ama durunnnnn herşeyi açıklayabilirimmmm! ![]()
Valla Benin’e gideceğimi yazmıştım ya size, gittim işte ve ennnnfesss çekimler yaptığımızı şimdiden söyleyebilirim! Öyle böyle değil, ben bile izlemek için heyecanlanıyorum programı! Ama gelin görün ki çalışma koşulları biraz çetindi tabii coğrafya itibariyle ve dönüşte bitkin mi düştüm, bağışıklığım mı çöktü, hava değişimi mi çarptı ne oldu anlamadım geldim geleli dört gündür kesintisiz uyuma, uyumaktan kafamın sersem gibi olması; sürekli hapşırma, hapşırmaktan gözlerimin kaşınması; burun silme, burun silmekten burun kenarlarımın kabuk bağlaması; öksürme ve öksürmekten boğazımın acıması; boğuk ve hırıltılı korkunç bir sese sahip olma ve o sesle konuşmaktan da kendimden soğuma dertleriyle uğraşmaktayım!
Ama buna da şükür diyorum çünkü beni asıl endişelendiren Allah korusun sıtma olmaktı… Şu an sanıyorum ki çok şükür öyle bir tehlike yok çünkü yüksek ateş ve titreme eşlik etmedi yukarıdaki belirtilere… Sürekli sinek spreyi sıkmama rağmen gelmeden önceki gün bir anlık dalgınlığımdan istifade eden cevval bir sivrisinek ısırmış çünkü bacağımı ben daha sabah spreyi sıkmadan önce! Kırmızılığı fark ettiğimde bir an panikledim açıkçası! Yine de yüzde yüz emin olmak için, içimin rahat etmesi için şu grip olayım geçer geçmez gidip kan testi de yaptıracağım…
Bu detaylı açıklamamın ardından yeni bölümün 8 Ekim’de yayınlanamama nedenini anladığınızı sanıyorum… Bu durumda siftahı 15 Ekim Cumartesi 11:00’de yapıyoruz dostlarım!
Biraz da Benin’i anlatayım… Çoook duygusal, enteresan, spritüel ve sıradışı bir seyahatti benim için! Afrika’da köle ticaretinin önde gelen limanlarından biriymiş eskiden Benin, o topraklarda gezerken insanın insana yaptığı vahşetin izlerini gördüm, acısını kalbimde hissettim… Bir şapka, bir ayna karşılığında satılan kölelerin tüm ümitlerini yitirerek anavatanlarından koparıldıkları son limanda dolaştım… Ülkeyi nerdeyse tümüyle kuzeyden güneye arşınladım ve çeşitli kabilelerin inanışlarını, geleneksel danslarını, günlük hayatlarını görme, tanıma, sizinle paylaşma fırsatı buldum… Yeri geldi bir Piton Tapınağı’nda, üzerimde kutsal kabul edilen piton yılanlarıyla çıktım karşınıza, yeri geldi bir Vodoo ayinini anlattım… Hepsini izlerken oldukça şaşıracağınıza eminim…
Görüşmek üzere!
Uzun bir aradan sonra sitede yeniden karşınızdayım!!! Açıkçası bu yaz biraz tempolu geçti benim için, birçok işle birden uğraştım; yeri ve zamanları geldikçe hepsini duyuracağım size de tabii ki… Öncelikle gelelim programa… Gülhan’ın Galaksi Rehberi beşinci sezonuna giriyor bu yıl! (Maşallah!
) Bunda siz sevenlerinin payı çok büyük elbette… Bu sene de hep beraber gezmeye devam ediyoruz ve bu sene de Ekim’den itibaren Tv8’deyiz! Yalnız yayın günü ve saatinde radikal bir değişiklik olacak ve Cumartesi sabahları yayınlanacak program! (Malum bu sene Tv8 geceleri Okan’a emanet! Ona da hoşgeldin der ve bol şans dilerim buradan da… )
İlk yayın 8 Ekim Cumartesi saat 11:00!!! Gecenin bir köründe ertesi sabah okula, işe gitme stresiyle seyretmek yerine hafta sonu geç kalkıp kahvaltıdan sonra izlemek daha çok hoşunuza gidebilir diye düşünüyorum… Göreceğiz bakalım
Kısa bir süre önce Chicago’dan döndüm! Yukarıda gördüğünüz bu ilginç fotoğrafları Willis Tower’da çektirdim…412 metre yüksekte, aşağı bakınca içinizin çekildiği bir yerde!.. Ve şehri gerçekten çok beğendim! Gökdelenleri o kadar güzel ve ihtişamlı ki sanki bir bilim kurgu filminin setiymiş gibi adeta… Eee ne de olsa Batman’in Gotham City’si Chicago!
Kaçırmayın kesinlikle çok keyif alacaksınız… Hemen kısa bir süre sonra da Benin’e gidiyorum, Batı Afrika’da bir ülke Benin, çok ilginç bir seyahat olacağı kesin… Bu sezon gerçekleştirmeyi planladığım yeniliklerden biri, seyahatlerimize bize katılmak isteyen seyircilerimizle beraber gitmek! Bunun planları ve çalışmaları tamamlanınca sitemizden katılmak isteyenler için duyuruları yapacağım… Çok heyecan verici olacak
YILIN EN İYİ GEZİ PROGRAMINI İZLİYORSUNUZ!
Sevgili Dostlarım,
Dün gece bir ödül aldım ve bunun mutluluğunu sizinle paylaşmak istiyorum.
Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Pertevniyal Lisesi’nin, 15 yıldır geleneksel olarak düzenlediği “Yılın En İyileri Ödül Töreni”nde bana da “2010’un En İyi Gezi Programı” ödülü verildi.
Ödülün benim için en büyük güzelliği öğrencilerin oylarıyla seçilmiş olması! Çünkü öncelikle bu tür ödüllerde işin içinde başka hesaplar, kurum veya kişi kollamaları, çeşitli bağlantılar ve saire olmaz, öğrenciler beğenmiştir ve oy çoğunluğu yakalanmıştır… Samimi ve gerçek bir ödüldür yani!
İkincisi de lise öğrencisi arkadaşların beni ödüllendirmesi programımın 7’den 70’e her yaştan izleyiciye ulaştığını gösteriyor ki bu da ayrı bir mutluluk benim için…
Törende Volkan Konak, Feridun Düzağaç, Ayça Bingöl gibi kendi kategorilerinin çok başarılı isimleri de vardı.
Sizlerin gönlünde zaten hep güzel ödüller aldığımı biliyorum, bu ödülümü de ben size sunuyorum. Yılın En İyi Gezi Programı’nı izlediğiniz için bir kez daha teşekkürler!
BU AKŞAM HAYRETTİN’DEYİM!
Sevgili Dostlar bu akşam (16 Nisan Cumartesi) Star Tv’de yayınlanan Hayrettin programına konuk olacağım… Program 00:45’de başlıyor…
Hayrettin’le beraber önce küçük bir kamera şakası çektik Eminönü’nde ve vatandaşlarımız turistlere nasıl davranıyor, ne kadar yardımcı oluyorun cevabını aradık, çok eğlenceli bir sonuç çıktı ortaya, onu programda izleyebilirsiniz…
Ardından da stüdyoya konuk oldum ve beraber hem skeçleri ve programda yayınlanan görüntüleri yorumladık, hem de sohbet ettik…Benim için keyifliydi, izlerken siz de eğlenirsiniz umarım… Hayrettin’de görüşmek üzere!
LANGKAWİ-TEMPO TRAVEL’DA…
Daha önce Tempo Travel Dergisi için Yalta ve Brugge’ü yazmıştım, derginin şu an kitapçılarda bulabileceğiniz Kış 2010 sayısındaysa Malezya’nın cennet parçası Langkawi’yi anlattım… Bölümü izlememiş olanlara rehber bir yazı olabileceği gibi, izleyenlerin de belki arşiv yapmak isteyeceğini düşünerek haber vereyim dedim!
Sezonluk bir dergi olduğu için Mart’a kadar her yerde kolayca bulabilirsiniz
YENİ YAYIN GÜNÜ VE SAATİMİZ!
Arkadaşlar Müjde!!! Kanalımızın genel yayın akışında yapılan düzenlemeler sonucu nihayet Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nin de yayın günü ve saati değişti! Bu sezonun başından beri “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” izlemek isteyen diğer aile fertlerinizle aranızda esen soğuk rüzgarlar sona eriyor!
Çünkü program artık Çarşamba akşamları saat 21:45’de ekrana gelecek! (Sitedeki anket sonucumuzla birebir örtüşen bir gün değil belki ama en azından Salı‘dan daha iyidir derim, öyle değil mi?)
Gün değişikliğinden kaynaklanan bir iki haftalık yeni güne ve saate alışma sürecini de göz önüne alarak daha önce pek çok kişinin kaçırdığını söylediği Tayland Chiang Mai bölümlerini yeniden izliyoruz yarın (5 Ocak) ve önümüzdeki Çarşamba (12 Ocak)…
Artık GGR günü ÇARŞAMBA! Yazın bir kenara!
MUTLU YILLAR!
Sevgili Dostlarım,
Benden sürekli istediğiniz ve aslında benim de çok istediğim ancak zaman münasebetiyle bir türlü fırsat bulamadığım bir hoşluğu, güzelliği yılın son gününde yaşama şansımız oluyor! Yarın yani 31 Aralık Cuma 12:00 ile 13:00 saatleri arasında karşılıklı sohbet ediyoruz! Evet evet bildiğiniz chat gibi işte
Twitter’daki Tv8 haber portalının sayfası üzerinden bana sorularınızı iletebilirsiniz, ben de hemen o an yanıtlayacağım… Bana verilen adres şudur: www.twitter.com/farklihaber8
(Twitter’dan filan anlamadığım ve kullanmadığım için aynen yazıyorum söyleneni ![]()
Kaçıranlar daha sonra aslında bir bakıma sizin yapacağınız bu röportajı www.farklihaber8.com sitesinden okuyabilir…
Biraz geç haber verdim farkındayım ama bana da geç geldi bu organizasyonun haberi! Olsun, yine konuşuruz yeni yılda artık ama siz yarın yine de öğle arasında sorularınızı bana ulaştırmayı unutmayın… Merakla bekliyorum!
GGR, PEK YAKINDAAAAAAA KARŞINIZDAAAAA!!!
Önceden bilseydim önceden söylerdim
Benim bildiğimi sizden neden gizleyeyim benim sabırsız, benim canım, benim bana söylenmek için fırsat kollayan arkadaşlarım! ![]()
Daha önce belirttiğim gibi kanalımız bu yıl yeni bir yere taşınıyor ve bu pek de kolay bir süreç değil elbette… Bu nedenledir ki yeni sezona başlamamız biraz zaman aldı, alıyor diyelim hatta… (Henüz yeni sezon yayınları başlamadı Tv8’in çünkü…)
Amma ve lakin başlığın açık seçik ifade ettiği gibi
“pek yakında” yeni bölümlerimle karşınızda olacağım! Geçen gün gittim kanalımızın yeni stüdyolarını, yeni binasını gördüm, her yer son teknolojiyle donatılmış ve çok modern olmuş! Bu muhakkak yayına da enfes bir şekilde yansıyacaktır… Hepimiz heyecanlıyız…Ve işin güzel yanı da çok çok az bir çalışma süresi kalmış… Bu da demek oluyor ki bizim buluşmamıza da sayılı günler kaldı!
Günüm, saatim, ilk bölümümün yayın tarihi belli olur olmaz size hemen (kelimenin gerçek manasıyla “hemen”) oturup yazacağım bunu! Emin olun ki ben de sizin kadar sabırsızım…
İlk bölümümüzde ben yazın çektiğimiz güzel, eğlenceli ve renkli bir yer olsun istedim… O yüzden sizi Adriyatik kıyılarında bir gezintiye çıkaracağım ve Yunanistan’ın Korfu Adası’na götüreceğim! Oraya giderken gemiyle geçtiğimiz Korint Kanalı’nı da tanıtarak üstelik…
E hadi madem heyecan dorukta, madem çok sevindiniz, odanın içinde koşturmak, zıplamak için yazının bitmesini bekliyorsunuz (Öhöm öhöm
E azıcık sevinmişsinizdir herhalde canım, öyle değil mi? Ağlarım bak!!!) size bir güzellik daha yapayım ve aslında yayına sakladığım bir sürprizi de bozuvereyim!
Sonrası için söz veremiyorum ama ilk bölümümüz tıpkı sizin istediğiniz gibi daha UZUN! 30 değil tam 45 dakika!
İşte böyle, şimdilik benim bildiklerim de bu kadar…Hepinize yaz boyu devam eden ilginiz, mailleriniz, yorumlarınız için tek tek teşekkür ediyorum ve sizin heyecanınız beni de heyecanlandırıyor, sizin beğeniniz bana güç katıyor diyorum…
GİTTİM,GÖRDÜM,GELDİM…
Ah ah biliyorum şimdi bir sürü sitem, bir sürü şikayet, bir sürü söylenmeyle okumaya başlıyorsunuz bu yazıyı ‘aman nihayet birşeyler yazmış hanımefendiciğimiz zahmet edip’ diye!
Durun! Herşeyi açıklayabilirim! Hayır, sandığınız gibi değil!!!
Mayıs ayının başından beri evimin yüzünü daha yeni görüyorum arkadaşlar! Ne kadar güzel ve mutluluk verici bir duygu olduğunu anlatamam “evde olmanın”! Boşuna “home sweet home” (evim tatlı evim) tabiri yok ecnebilerde, biliyor adamlar… İnsanın evi gibisi yok gerçekten… Kendi yastığında uyumanın, istediğin kıyafetlerini giymenin, sevdiğin eşyalarınla çevrili olmanın; yüzünü, gülüşünü unutan dostlarınla buluşup kahve içmenin hatta halının üzerine yatıp kollarını yana açıp kapatarak boş boş tavana bakmanın basit çekiciliğini bile anlatsam anlar mısınız, yoksa benimle dalga mı geçeriniz bilemiyorum…
İki uzun (ve uzak) gezi arka arkaya geldi ve inanılmaz yoruldum… Ama çok çok güzel çekimler yaptık sizin için. Önce Mayıs başında kameraman arkadaşım Akın’la Tayland’a gittik. Tayland’ın kuzeyinde bulunan ve ülkenin kültür başkenti olarak tanımlanabilecek Chiang Mai’yi gezdik. Çok güzel bir yer. Tayland Ankara Büyükelçiliği’nin davetiyle gittiğimiz gezide bize Tayland kültürünü, yemeklerini, geleneklerini öğrettiler. Neler var mesela çekimlerimizde, çok görkemli Budist tapınakları var, suyun üzerine kurulan evlerin ve pazarların bulunduğu otantik bölgeler var, benim timsahlarla, yavru Bengal kaplanlarıyla haşır neşir pozlarım (!) var
Not: Bu pozlar için program zamanını sabırsızlıkla bekleyiniz!
Sonra Bangkok’a geçtik… Muhakkak takip etmişsinizdir, birkaç aydır Bangkok’da şiddetli çatışmalar var. Ancak etrafı çevrilmiş ve şehrin geneline sıçraması engellenmiş bir bölgede cereyan eden bu olaylar çok şükür turistlere ve bizlere pek etki etmeden çekimlerimizi tamamlayıp geri dönebildik. Sadece belli bölgelere girememiş olduk. İnşallah kısa sürede bir çözüm sağlanır ve o güler yüzlü, huzurlu, nazik insanlar yeniden sükunete kavuşurlar; Bangkok’un turistik değerine de daha fazla zarar gelmez.
Bangkok’dan 9 saat uçup geldim mi İstanbul’a sabahın 6’sında? Geldim… Peki sonra ne oldu? Hemen o gün uyumadan bavulumdaki kıyafetleri, kasetleri, çekim için gerekli dökümanları değiştirerek hazırlandım. Öğle saatlerinde bir röportajım vardı ona katıldım, yarı uyur, yarı uyanık, sayıklayarak röportajı verdim! Sevgili Doruk Akyıldız güzel toparlamış 80 dakika boyunca konuştuklarımı…
(Not: İlgilenenler için Level Dergisi, Haziran sayısı)
Yeni yolculuğumda bana eşlik edecek sevgili kameraman arkadaşım Eser’le buluşarak aynı gün saat 18:00 gibi Güney Kore’ye doğru havalanmak üzere havaalanındaydım!
Şimdi bana hak veriyorsunuz değil mi? Yani en azından affediyorsunuz değil mi siteye küçük bir haber bile bırakamamış olmamı?
Ve Güney Kore’den de bahsedeyim biraz. Başkent Seul’e gittik. Öncelikle huzurunuzda Kore Havayolları ve Seul Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum bizi davet ettikleri için…Harika bir basın gezisi hazırlamışlar ama ondan öte dostluklarıyla bize çok daha fazlasını verdiler…
Seul uzakdoğunun mistisizmiyle, batının modern dünyasını güzel harmanlamış bir şehir. İnsanlar çok tatlı, herkes nazik, güleç yüzlü. Türkleri de inanılmaz seviyorlar Kore Savaşı’ndaki müttefikliğimiz dolayısıyla… Bizi tanıyan tanımayan herkes Türk olduğumuzu öğrendiğinde el üstünde tuttu. Savaş Müzesi’ni, sarayları, tapınakları gezdik, geleneksel Kore evlerini görebileceğimiz özel bir bölgeye gittik, curcunalı gece pazarlarını dolaştık, kendimizi alışverişe kaptırdık, Kore yemekleri yedik, Kore’ye özgü gelenekler öğrendik (çay seremonisi mesela)…
Kısacası burası da epey renkli geçti çekimlerimiz açısından! Bir de “Gençlik Kapısı” denilen bir kapının altından geçtim bir sarayın gizli bahçesinde… Kore bölümünü izlerken belli bir andan sonra beni daha genç, daha dinç görürseniz sebebi odur yani! “Gülhan Kore’ye gitmiş, orada artık estetik mi, bakım mı, reiki mi neyin yaptırdıysa gençleşmiş güzelleşmiş” gibi dedikodular istemiyorum gıyabımda!
Gelelim yayın zamanına… Haziran’da değil, kanalımız Haziran ayında taşınıyor, tüm programlar tatile giriyor mecburen, tekrarlar yayınlanacak… Belki Temmuz’da belki yeni sezonda karşınıza çıkacak tüm bu anlattıklarım. Ben haberdar olunca sizi de hemen haberdar edeceğimden şüpheniz olmasın! Bu arada bir önceki cümledeki detay da dikkatinizden kaçmamıştır tabii “belki yeni sezonda”…
Uzun zamandır maillerde, sitedeki yorumlarda “GGR bitiyor mu, sakın bitmesin, kanalı basarız, kedini kaçırırız, saçını çekeriz” gibi söylemlerinizi tebessümle okuyorum. Cevap vermedim çünkü netleşmesini bekledim… Şu an görünen o ki sitede yaptığım anketin açık ara sonucu olarak da, sizin genel talebiniz olarak da, kanalın kararının da bu yönde ağırlık kazanmasından da diyebilirim ki Gülhan’ın Galaksi Rehberi ile önümüzdeki sezon da sizinle olacağım!!! (Buraya evlerdeki sevinç ve çığlık nidalarını koymak isteyenlere parantez açıyorum! Teşşşşekkürlerrrr Türkiyeeeee!
)
Sözlerime son verirkene okumazsan küserim mektubunu keserim diyorum! Ha bir de Haziran’da çıkacak Tempo Travel’ın yaz sayısı için Kırım Yalta’yı yazdım… Programı kaçırmış olanlar veya yazılı bir metin olarak Yalta izlenimlerimi saklamak isteyenler buyursunlar alsınlar efendim!
AND THE AWARD GOES TOOOO…
Güzel bir haber aldım! Söylemek ve söylememek, saklamak ve açıklamak arasında da kararsız kaldım bir süre… Ama bunu sizinle paylaşmayacağım da kiminle paylaşacağım sonuçta!
Öhöm öhöm! Açıklıyorum! Ödül almışız! İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin geleneksel olarak düzenlediği Yılın Başarılı İletişimcileri Ödüllerinde, “2009’un En Başarılı Gezi & Belgesel Programı” seçilmiş Gülhan’ın Galaksi Rehberi! Heyyyoooo, yuppiii, yabadabaduuu!
Yıllar önce aynı sıralarda okurken bize de anketler dağıtılırdı, herkes o yıl öne çıkan isimlere, programlara ve tabii ki kişisel beğenilerine göre seçimini yapar, sonra da merakla ödül törenine katılıp sevdiğimiz televizyon simalarını görmeye giderdik…
Şimdi üniversiteli arkadaşlar aynı güzelliği bana yaşatmışlar…Daha doğrusu yaşatacaklar… Ödül töreni 22 Mart’da… Ne kadar mutlu olduğumu, ne kadar onurlandığımı anlatamam…
Şimdi diyeceksiniz ki e madem öyle, böyle güzel bir haberi neden söylemek istemedin, neden saklamak istedin o zaman a Gülhan!?
Şimdi bana sık sık diyorlar ki “Oooh ne güzel iş seninki! Dünyayı gezdiğin yetmiyormuş gibi, bir de üstüne para veriyorlar bunun için!”
E şimdi bir de “O da bir şey mi? Onun üstüne bir de ödül verdiler!” dersem olur mu!? Olmaz! Tatsızlık çıkar!
Gerçi bunu diyen insanlara hep şunu demek istemişimdir, “Ya bana “geziyorum” diye mi para veriyorlar ki? Gezdiğim yerleri “anlatıyorum” diye para veriyorlar”… Sonra gezdiğim yerlerin araştırmalarını yaptığım, metinlerini yazdığım, montajlarını yaptığım için… Hatta sponsor ve saire bularak gezdiğim yerleri “gezmeyi” sağlayabildiğim için… E sen de yap bunları, sana de versinler!
Yoksa kanal manyak mı “Al Gülhan sana para, git gez toz, takıl kafana göre” desin!??
Neyse… Sizler bilgisizce yargılamayan; beni tanıyan, ne kadar emek sarf ettiğimi bilen ve beni seven insanlarsınız… “Sen gezerken ben de adeta seninle gezmiş gibi oluyorum” diyorsunuz, benim iyiliğimi, sağlığımı, başarımı istiyorsunuz… O yüzden bu güzel gelişmeyi sizinle paylaşmak da benim için bir mutluluk! Sonuçta sizler bu programı bu kadar sevmeseniz iki yıldır devam edemezdi…
Ödül hepimizin! İşini severek, sayarak yapan benim; bana güzel sözlerinizle enerji ve moral veren sizin; beni sadece iş arkadaşı gibi değil dost gibi seven ve öyle candan çalışan sevgili kameraman arkadaşlarımın; bana en baştan itibaren gerek meslek seçimimde gerek hayatla ilgili tüm kararlarımda güvenen ve destek veren ailemin ve tabii ki özgün, kaliteli işlerin arkasında durabilen kanalımın… Herkese çok teşekkür ederim! İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerine de çok teşekkür ederim! Sizler de çok yakında çok başarılı işlere imzalar atacaksınız, ödüller alacaksınız, yeter ki kendinize inanın, güvenin…
MANGA OLDUM BUGÜNE BUGÜN!
Programı severek izleyen animasyon sanatçısı ve ressam sevgili Mehmet Direk sağolsun bazı fotoğraflarımı alıp beni bir animasyon karakteri şekline dönüştürmüş, çok da şeker olmuş çizimleri…
Sordum, bunları sizinle paylaşabileceğimi söyledi, buradan da teşekkür ederim kendilerine
Sevgili Mehmet’in bir fotoğrafımdan yaptığı güzel bir çalışmayı daha paylaşmak isterim sizinle… Kendisi bir Superman fanı, bana da sağolsun varolsun bir Supergirl logosu uyarlamış!
YENİ YILINIZI KUTLARIM!
Sevgili Dostlarım,
Milyarlarca yıl varolmadığımız ve milyarlarca yıl da varolmayacağımız, en uzun ömürlümüzün bile naçizane sadece 80 – 90 yıl geçireceği dünyamızdaki bir kıymetli seneyi daha geride bıraktık… İşte bu nedenle aslında hüzünlüdür biraz senenin bitişi…
Ama her insanın “yeni olan”dan umudu da yüksektir hep… Sanki gerçek anlamda arkamızdan bir kapı kapatılıyormuş ve geçmişteki tatsızlıklar, mutsuzluklar, sıkıntılar oracıkta kalıveriyormuş gibi yeni yılın gelişine sarılırız her seferinde bir kurtarıcının eline tutunur gibi…
İşte yine zamanı geldi çattı ve yepyeni bir yıla giriyoruz… 2010! Vay be! 2010! Birzamanlar benim için sadece bilim-kurgu tarihiydi bu, şimdiyse “şimdiki zaman” oldu…
Kendim, ailem, sevdiklerim ve siz dostlarım için dileğim hepimizin 2010’un sonuna geldiğimizde “bu sene hiç bitmesin” diyecek kadar muhteşem anlar yaşamamız, canımızı acıtacak her dertten uzakta olmamızdır… Allah herkesin kalbinin güzelliğince, hak ettiğince versin dilediklerini.
E hadi yine elinden umutla tutalım yeni gelen yılın… Yine iyiyi güzeli umalım, iyiyi güzeli bulalım!
Hoşgeldin 2010! Bize sağlık, mutluluk, bol şans getir!
Gülhan ŞEN
MEDYA KRALI
Şimdi zaten televizyonda iş yapan biri olarak başka bir kanalda başka bir programa konuk olarak çıkacağım zaman bunu ferman halinde yayınlayıp yurdun dört bir köşesine duyurmanın manasız olduğunu düşünen bir insanım, insan(dım)…
Ama baktım ki sonra kızıyorsunuz bana vay efendim Gülhan bilmem hangi programa çıkacaktın da bize niye haber vermedin de kaçırdık da tüh ne olacak şimdi halimiz filan diye… O yüzden bu kez söyleyeyim de eleştiri oklarını bertaraf edeyim dedim ![]()
Bu gece (27 Aralık Pazar) Okan Bayülgen’in Medya Kralı‘na konuk olacağım… Saat 23.00’de başlıyormuş ama ne zaman çıkarım bilemem… Ne konuşuruz onu da bilemem… Nasıl geçer onu da bilemem
Malum Okan Bayülgen, herşey olabilir
Ben söyledim işte gerisi size kalmış…
Ha aklıma geldi belki ararsanız konuşma tanışma fırsatımız da olur…Özellikle sık sık mail atan, siteyi sürekli takip eden izleyicilerimi tanımak isterim…
Keyifli Kalın!











































”Mehmet Direk”in senin için yaptığı çizimleri başarılı buluyorum. Ama hiçbiri gerçeğinden daha sevimli olamaz
Sevgili Gülhan, erkek arkadaşım photoshop ustası yaaa, Mehmet bey gibi değer vereceksen ben de resimlerini erkek arkadaşıma, beklenenden çok farklı bir tarzda benim için yapmasını söylerim beni kırmaz, sonra da zekice kurgulatıp sana yollarım
Kimbilir belki de yakında web sayfana 3D gözlüklerle bakmak zorunda kalırız; çok beğenirsen çalışmaları
))
Herşey senin için: Gör beni, farkıma var diye!
Çok harika olmuş
Biz de çok teşekkkür ediyoruz.
Benim bir önerim var aslında. Forum sitesi yok sanırım.
Sitenin içinde bir forum sitesi olabilir. Burada gezilen yerleri,buraların fotoğraflarını koyabilirsiniz. Dikkat ettim genellikle bir yer tanıtılırken arka fonda çalan şarkıları merak edenlerimiz var. Forum sitesinde paylaşabiliriz. Böylece hepimizin haberi olur ve istediğimiz, beğendiğimiz müzikleri buradan buluruz.
Gülhan abla böyle bir öneriye ne dersin?
Şiddetle katılıyorum!!
Sanırım ben kimsenin fark edemediği birşeyi fark ettim :S
Hayretler, şaşkınlıklar içerisindeyim ki o da bu siteyle ilgilenen veya görevi her neyse ”yorum denetleyip onaylayan ” insan veya insanlardan daha çok giriyorum bu siteye (3 günde 1 ) :S :s Ahhh Gülhan’ın asistanı olmalıydım ben ahh!!
Arkadaşlar gözünüzü seveyim siz bari yapmayın! Bir tane Gülhanımız bir tane de 2 yılda yaptığı sitesi var ; ”Bir ananın yavrusunu 9 ay karnında beklediği gibi bekledik”. Bari bunu aksatmayın. ( Tabii bu sitedeki herşeyden sorumlu kişi –yorum onaylayıcı’ da dahil– Gülhan Şen ise o zaman şartlar elastikiyet kazanabilir
)
Teşekkürler…
Merhaba GÜLHANım bir şey soracağım Facebook’da herhangi bir grup var mı Gülhan Şen adına? YOKSA EĞER HEMEN AÇALIM.
Bu sevimli, güzel, şeker kızı herkes görsün. Bu arada YENİ BÖLÜMLERİNİZİ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM.
Selam,
Genel bir yazı yazacaktım ama nereye yazacağıma karar veremediğim gibi nereye yazılacağını da bilmediğimden “genel” adlı kısma yazıyorum.
Tv8’de (17 Mayıs Pazartesi günü) yayınlanan programınız denk geldim izledim / bundan da devamlı bir izleyiciniz olmadığım anlaşıldı sanırım
Oradan meraktan siteye geldim,
bir sorun oldu nasıl olduğunu anlayamadım, bunu öğrenmek için de baktım ama bulamadım.. Bunun üzerine de üye oldum…
Ana sayfanın altında “Tatile çıkmadan izlemek üzere” bir kısım var, açılmadı yani izleyecek birşey bekledim ama çıkmadı.
Bir de tatiller için 10 şehir demişşin ya onu da göremedim acaba sadece ben mi bunları yaşadım… neyse… hımmm bir de şimdi yayınıza baktım buradaki sitenize baktım kızarsınız kızmazsınız
akıl vermek diye de anlamayın sakın, sadede tv yayınınızı izledim burada gezindim ancak tecrübelerinizi biraz daha farklı bir ‘şey’ uygulamasıyla paylaşşanız?
Gerçi hep yurtdışında mı dolaşıyorsunuz bilmiyorum…
Ancak şöyle bir şey yapabilir misiniz ya da uygulanabilir bir fikir mi olur bundan sonra yazacaklarım ve okuyacaklarınız…
Şöyle ki; dolaşıyorsunuz, görüyorsununuz, dolaşmadan ve de görmeye gitmeden önce bir de araştırma süreniz var gerçi araştırma süresinin içinde ne kadar bulunuyorsunuz acaba yoksa bir metin üzerine bilgileri mı alıyorsunuz her neyse benim dediğim şu olacak, aklınızda yer ve mekan ve de bunlara ulaşma, elde etme ve o yerler hakkında bilgileriniz çokca (gerçi linkler vermişşiniz) hepsine bakamadım o ayrı tabii ki de siz bu birikiminizi anlatım olabilir, kitap olabilir ya da kurgulayacagınız bir roman olabilir bu şekil bunları kurgu-roman (gerçi bu tarz bir roman olabilir mi bilmiyorum) gezdiğiniz yöreleri romanın içinde kullanabilir misiniz? Ya da bildiğiniz yerleri bir rehber gibi (zamanınız olur mu buna onu da bilemem ama) gideceklere gidilmiş gibi anlatabilirsiniz…
Şöyle ki benim bildiğim bir yere bir akrabam tatile gittiler mesela ama onlar gittikleri yere yabancıydı ben onlara sanki gitmişler gibi her ayrıntıyı anlattım, nereye gidebileceklerini, indiklerinde neyle nasıl gideceklerini, nerede kalabileceklerini, nerede yiyeceklerini, nerede kalacaklarını, o an orada olmasak bile ayrıntısıyla anlattım, ya da bir yaz Kadıköy sahilinde dururken
İzmir’e Foça’ya gideceklere adım adım nasıl gideceklerini otobüste kullanacakları biletin nasıl olacağını, Foça arabalarına nerede bineceklerini adım adım anlattım..
Bu örneklerden sizin de birikiminizi bu şekil kullanabilecek bir yapı oluşturabileceğiniz fikri geldi ve bunu da size söylemek istedim, neyse boşboğazlık olarak algılamayın..
Başarılar…
Muhterem Gülhan hanımefendi, eğer hislerim ve öngörülerim beni yanıltmıyorsa bir kaç hafta sonra Galaksi Rehberi’nin sonundan merhaba diyeceksiniz bizlere.. 3 yıl boyunca bizleri gezdirdiğiniz rehberinizi daima hasretle yad edecek olmam nedeni ile bir kaç cümle sarfetmek isterim bu güzel program üzerine..Daha çoook uzuuun sürmesini temenni ettiğimiz mesleki kariyerinizde ortaya koyduğunuz nadide serinin güzel bir parçasıydı bu program..En az isim kardeşi olan” Hitchhiker’s Guide to the Galaxy” kadar daha önce yapılmadık, farklı ve keyif verciydi. “Bakmak“ile “görmek” arasındaki farkı başarı ile ortaya koyup, benim yeni Douglas Adams’ım olmayı başardınız…“Ne kadar bilirsen bil, anlatabildiklerin karşınızdakinin anlayabildiği kadardır” demiş Mevlana, benim anladıklarımdan çıkardığım sonuç sizin çok şey bildiğiniz ve anlatabildiğinizdir..
Bu programa dair son olarak hep nasıl bir keyif olduğunu merak ettiğim o şeyi yapmadan program biterse gözlerim açık gider.. İşte sonunda ben de yapıyorum, soruyorum o soruyu “programın sonunda çalan şarkı neydi yaa..;)) (Ben de artık gerçek bir “fan” oldum sanırım.:)).. Bizi çok bekletmemeniz dileğiyle, hörmetlerimizle, saygılarımızla, sevgilerimizle ve bilimumum saygı sözcüklerimizle efendim.
Bir-iki yıl içinde izleyerek daha yakından tanıma olanağı bulduğum; tanıdıkça sevgi,saygı ve hayranlık duygularımın arttığı; gülüşüyle içindeki çocuğun saflığını ve yaşama sevincini yansıtan ve izleyicisi olmaktan gurur duyduğum Gülhan Şen’e, bittiğini düşündüğüm bu sezonun ardından yeni sezona kadar kendisine iyi bakmasını ve güzel olan herşeyin onunla olmasını diliyorum.
Sevgiyle,Hüsam.
Merhaba Gülhan abla ben Osmaniye’den Ahmet. Programınız çok güzel, Romanya’yı tanıttığınız bölümü izledim ama hayranı olduğum Hagi’den söz etmediniz…
İzlecilerinden küçük olanların ablası,yaşıtlarının kardeşi ve büyüklerinin kızı olarak gördüğü bu sevgi, yıllardır yaptığı yayınlardaki gösterdiği emeğin ve samimiyetinin ederidir.
Sevilmeyi ve takip edilmeyi hak eden dop dolu iyi bir insan.
Kaldığı ve olduğu sürece bu sevgi hep yanında olacak.
Sağlıcakla.
BİRŞEY ANLAMADIM
Buradakiler hep Günhan’ı överek yorum yapıyor!
Yahuuu biraz da programı yönlendirecek YORUMLAR YAPSANIZA.…
…tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan ya da? Zaman her şeyin ilacı da biz bu zamandan değil miyiz? Vakit nakittir, nakit nedir? Herkes hayatını yaşarken anılarla yaşanır mı? Her yerde ağlanır iken suyun altında neden? Hangi çiçek daha güzeldir? Hangi hayvan daha sadık? Gözler yalan söylemez ama gözler doğru da söylemez… Gezen mi çok bilir, yoksa okuyan mı?… Boş kelimeler, boş cümleler, çene kasılması, dil tutulması. Her şey bu sinemada, biletler bedava, kaçak girmek yasak! Ola ki yolunuz düşerse beklerim. Bu arada Gülhan hanımcığım, ablacığım, dayıcığım, halacığım… Gülhan,süpersin ne diyeyim! Herkes biliyor işte seni, sen her zaman kendine ve seyircine, seni sevenlere yakışanı yaparsın, söylenecek fazla bir şey yok, zaten imkansızı başarmanın ötesi ne ki? Eevveet beyler, bayanlar yeni sezonda GÜLHAN’IN GALAKSİ REHBERİ bu sinemada! Hiç bilinmeyenleriyle, görmediklerinizle… İzleyemedik, kaçırdık, hastaydım, ölüyordum demeyin…Sonra pişman olup kafayı yemeyin! Ayrıca patlamış mısırlar da bizden, daha ne ee hadi… Yavaş, yavaş sakin tamam, herkese yerimiz var. Sakin, teker teker gelin, ama olmaz ki!…
Selam!
Farklı kanallarda benzer programları seyrediyorum ama en neşeli, en eğlenceli, en renkli olanı, Gülhan’ın dilinden ve gözünden galaksiye bakmak bence. Demek ki program bahane, Gülhan şahane! Galaksimizi terk etme ne olur! Programın devamını bekliyoruz… Harikasın!
Bu arada Berwan kardeş, Günhan kim yahu???
Malatya’dan sevgiler…
Eyyy güzel fotoydu Gülhan hanım, gerçi sen her şeklinle de süpersin…
Uzunca bir tatilden sonra evime döndüm ve tabii sana da Gülhan!
Özlemişim. Tatilde bile insan seni düşünür mü, acaba siteye geldi mi? Yorumlarımızı görmüş müdür? Hele bir de yorum yapmışsa ooooooooooooo yeme de yanına yat!!Dedim ama nerdeeeeeeeeeeeeeee… Bizim paşazade gelmiş bi İstanbul’a ayağının tozuyla kankileriyle kahve içmeye gitmişmiş… Afiyet bal şeker olsun kuzum benim, sana herşey helal!:))
Seni çok özledik de ondan be Gülhan bu sitemlerimiz, sen de bize hak ver..
Yeni sezon daha da bomba gibi gel e mi! (EN BÜYÜK BOMBA PROGRAMININ SÜRESİNİN UZAMASI OLURDU HERHALDE!!!)
Sayın Gülhan Hanım seni bu yıl seyretmeye başladım, tam senin fanatiklerinden olmuştum ki tatile girdiniz. Ben de sitene kayıt olmaya karar verdim, inanır mısın iki ayda sitene ancak girebildim, şifreyi biraz sadeleştirseler iyi olur, kendin de şifreyi değiştirebiliyorsun. Senin yeni programlarını dört gözle bekliyorum. Ömür boyu o güzel gülüşün yüzünden eksik olmasın. HOŞÇAKAL
Arkadaşlar benim forum sitesi hakkında önerdiğim fikre kimse birşey demedi. Ne dersiniz böyle birşey olabilir mi?
Danimarka Kopenhag programında denk geldim, daha önce de var mıydı bilmiyorum ya da dikkat edemedim mi acaba veyahut bu programda denk geldim kimbilir…
Başka programlarda görmediğim kesin ama bundan eminim yani.
Mikrofon var ya elinizde tuttuğunuz Tv8 logolu, onda küçük bir ne diyelim ona kukla var, bezden bebek mi acaba? Neyse evet ilginç ve küçük bir ayrıntı ancak başka kanal ve programlarda rastlanmayan bir ayrıntı.
Bilmiyorum farklı ve güzel, değişik bir detay…
Sevgili Gülhan, dün Çeşme’ye gidivermiştim. Nasıl bir ünlü yağmuru var anlatamam! Beachler,Clubler ve tabii ki Alaçatı! Yanımda sevgilim vardı ”Hiçbiriyle gidip konuşmayacak mısın? İstersen fotoğrafını çekebilirim ünlülerle?” dedi. Dedim ki ” Umut dalga mı geçiyosun yaa! Bunların hepsini toplasan bir GÜLHAN etmez!!”
“Peki Gülhan’ı görsen ne yaparsın?” dedi. Dedim ki “Umut dalga mı geçiyosun yaa! Bir Alaçatı‘da restoranda yemek yiyen Dolares O’riordan’ı gördüğümde vereceğim reaksiyon neyse, AYNISIDIR!” dedim. Hırçın (O daracık sokakta AAAAAaaaaaaaaaaaa nidalarıyla çığlık basan); (En sulusundan) öpmeye meyilli; Konuşkan (baş eti yiyebilecek 40 yıllık dost kadar anlatabilecek çok şeyi olan)
;dokunma duygusu gelişmiş (saçlarına, yüzüne,gözlerine„, gerçek olup olmadığına dair bir nevi test uygulama).…vb.….….
gerçek olamayacak kadar uzak.…
Ama işte gel gör ki bunların hepsi belki de hiçbir zaman
En azından 23 Temmuz’da Dolares O’riordan’ı Çeşme’de görmekle avutacağım artık kendimi.
Sayın Gülhan hanım, Gülhan Şen, Gülhancan, Gülhancık, Gülhan…(bknz. seç beğen al)
Program hakkında birkaç eleştiride bulunucaktım ama sitenin yorum yazılan yerini bulasıya kadarki sürede aklımdakileri de unuttum (bknz: püff!)
Anlamadım! Yani ne gerek var siteye üye olmaya, sonra o şifre mailini beklemeye (ki hemen gelse sorun değil) yok biyografi girip, kullanıcı adları, avatar beğenmeye?
Neyse… Sonuç olarak Wordpress’ten soğudum, zaten şifremi de unutmuşum…
Program iyi güzel hoş, hala benim aklımdaki formatı yapmaman daha da bir güzel. Ben yapıp çok para kazanıp o parayla sinema filmi çekmeye niyetim var. Neyse bu seni ilgilendirmez…
Program iyi güzel fakat o efektler nedir öyle? Koca koca, yarısı pembe renkte, rengarenk, renk cümbüşü. Gözlerim yoruluyor. Onu da geçtim şarkılar… Önceden tahmin edebiliyorum artık bundan sonra bu şarkı gelecek…bum bum bum karı gitti.…Çok sevebilirsin çok renkli bi kişilik olabilirsiniz hatta hayat dolu cıvıl cıvıl bir kişilik olabilirsin fakat bizim hayat sevincimizi pembe renkten bıkmamızı Black Eyed Peas’e “allah belanızı versin niye bu şarkıyı yaptınız” dememize yol açmana ne gerenk var?
Neyse…Montenegro ile Hırvatistan’a gitmeyi planlıyor musun? Gerçi Tibet’i de merak ediyorum. Neyse bir ara gidip hangisi daha güzelmiş sana buradan yazarım (tabii şifremi unutmazsan bir de binbir güçlükle aldığım üyeliğim yanlış bir teşebbüsle silinmezse)
Merhaba Gülhan Hanım, öncelikle size teşekkür ediyorum çünkü çok güzel bir program yapıyorsunuz. Böyle programı başkaları da yapıyor ama sizinki kadar eğlenceli bulmuyorum ve elimden geldiğince işte olmazsam mutlaka izliyorum. Hayatımda sizin kadar neşeli, güzel, güzel konuşan, hayata olumlu bakan, eğlenceli birisini görmedim. Ama sizden bu enerjiyi bulabiliyorum bu da çok muhteşem. Başarılarınızın devamını diliyorum.
NOT: Yukarıdaki arkadaş demiş ki üye maili çok geç geldi, bende ise 2 dk. sürmedi geldi. O renkler de benim hoşuma gidiyor, renk katıyor, belki de programa bakmamı sağlıyor. Program müzikleri de bir o kadar şahane yani ZEVKLER — RENKLER tartışılmaz sanırım… Artı çok patavatsız birisi, aklından ne geçiyorsa olduğu gibi yazmış xD
Gülhan Şen sevgisi bugün Çarkıfelek bile izlettirdi.Helal olsun diyorum kendime
)) Ve hala da izlettirmekte şu anda. Gülhan Abla tepeden tırnağa harikaydın gülümsemen de hiç silinmedi yüzünden.Ben kendi adıma oturup sadece seni izledim
…Eveetttt 23 Temmuz da geçti Çeşme-seasidelarda Cranberries de dinledim (hem de göz göze); Dolares O’rior’dan selam bile getirdim sana
Gene bir tatil aşamasından döndükten sonra sitende nadiren gördüğümüz (özellikle ben yokken seçiyorsun sanırım!) açıklamalarına rastladım Gülhancığım:
(( Ben şimdi ağlamayayım da ne yapayım! Zaten programını Tv8 sağolsun rastgele koyuyor, sırf senin programın için habire açmaktan reyting yapmasına yardım ediyorum valla Tv8’e. Youtube’a belki minik bir ihtimal biri koymuştur da izlerim diye açıyorum –ama açamıyorum Youtube kapalı!
Allahım ne yapacağım ben şimdi?? Ne olur yardım et!
1-) 3 Agustos Çarkıfelek
2-) 9 Agustos Passaparola…
Bir dahaki Hıdrellez’de Gülhan’ın yerleşik ve göz kararı 3 saat süren bir programa geçmesini çizeceğim gül ağacının dibine
LUV YA!
Your comment was a bit too short. Please go back and try again.
Merhabalar arkadaşlar konuyla pek ilgisi yok ama gerçekten çok merak ettiğim bir şeyi sormak istiyorum, sevgili Gülhan’la beraber ekip olarak gezilere gidemez miyiz biz de?
Merhabalar,
Program tekrarlarının daha düzenli saatlerde yayınlanmasını çok isteyen çoğunluğun sesi olmak istedim =)
Şimdiden teşekkürler!
Ben de unutulduk diyordummmmmm
YEHHUUUUUU, yuppppii, Yaşasınnnnnnnnnn yine başlıyorrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr “GGR”
Süper bir haber, hele programın ilk bölümünün 45 dk. olması müthiş! Reklamları bile izleyeceğimmmm!
YENİ HABERLERLE BEKLİYORUZ SENİ Gülhan Abla’CIMMMMMMMMMMMMMMMMMM.
Son yorumundaki fotona bayıldım, süperrr! 06 Ekim 2010 olan
SÜPERSİN BÖYLE DEVAMMMMMMMMMMM!
((((
)
Ama harbi çok özlemişim seniiiiiiiiiii
ÇARŞAMBA GÜNLERİ İZLEYİP efkarlanıyorummm
(Yanlış yorumlanmasın, 16 yaşında bir genç kızım, efkarlanmayı mecaz olarak kullandım
Biliyorsun ki seviliyorsun hem de çokkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk!
YEHHUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUUU! GÜLHAN ABLA BEN SENİ DE PROGRAMINI DA ÇOK SEVİYORUM! BAZILARINI KAÇIRIYORUM AMA ÇOK SEVİYORUM…
Allaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaahhh yazını daha yeni okudum, epeydir giremiyordum siteye bir Gülhan manyaaa olarak. Hakikaten de odaların içinde zıp zıp zıplayasım var. Hele ki programın süresinin uzayacağı itirafını yazında okuyunca şok şok şok oldum
) Seni çok seviyoruz Gülhan!!! TV8’e (yani senin kanalın olduğu için) çok çok teşekkürlerimizi sunuyoruz. GGR hakkında daha güzel bombalar bekliyoruz!
Merhaba seni çok seviyoruz Gülhan, bambaşka bir tarzın, Tv’de duruşun var, çok kaliteli yayınlar yapıyorsun. Hep bizimle kalmanı istiyorum…
Medya Kralı gibi bir programa çıkmanız çok sevindirici bir olay. Siz katıldığınız taktirde kesin izlemeyi düşündüğümü beyan etmekten sevinç duyarım. Bu çok güzel bir olay, ayrıca ”GÜLHAN’IN GALAKSİ REHBERİ” de çok güzel bir program, yeninden başlamasını bekleyeceğim ve bekleyeceğiz.
GÜLHAN ŞEN GÜZEL OLMASAN SENİ İZLEYEN OLMAZDI! SADECE GÜZELLİKTEN KAZANIYORSUN AMA BAŞKA KANALLAR ALDI BAŞINI GİDİYOR DİKKAT! KANALTÜR’DE AŞ KENDİNİ FİLAN GÜZEL YERLERE GÖTÜRÜYOR.
Valla takdir ediyorum Gülhan, dilerim çok üretken faydalı işler yaparsın ve şu ülkemizde senin gibi gönlü büyük, çalışkan ve sevilesi insanlar çok olur, saygı sevgilerle…
Bu arada ülkemizde değil de galaksimizde deseydim komik olurdu, espriyi kaçırdım…
ÇOK ÖNEMLİ UYARI!!!
Sevgili Gülhan nasılsın? Umarım iyisindir. Ben bi hatırlatma yapmak istedim hani şu sitende yaptığın GGR saati anketi. Çoğunluk Cumartesi çıktığına göre neden şu programı Cumartesi’ye aldırmıyorsun. Seni kaçırmaktan bıktım artık, Öyle Bir Geçer Zaman Ki’den de vazgeçemiyorum. Bu sadece benim değil eminim bir çok seveninin de en büyük derdi!!! Ne olur bence en kısa sürede şu program yayın gününe ya da en azından saatine bir el atın!!!
Dedim iddialı bir laf olsun… Sonra düşündüm ki hani birşeyi yapacağına inandığın zaman dersin ya “buraya yazıyorum” diye… İşte benimkisi de o hesap! Gülhan Şen’le tanışacağım dedim… Ve işte tam buraya yazıyorum
En yazılası yer!
olsa gerek! Hani yolda görsem arkasından gelip böööö yapası gelir insanın Gülhan’a.… Yok böyle sevilesi bir insan.…(Nasıl bir sevme yöntemiyse!
)
Şimdi Gockan Rehber sen bana adres ver, yolu adresi belli zaten, gidelim dostum elde bir yetmşlik bir de kırmızı gül, bu şimdi bir de Hegel filan okuyormuş buna bir de kitap alırız felsefik birşey… Bir de Çaykovski cd yaparız hediye, sonra dayanırız kapısına… Bir eleman çıkarsa birader helal olsun al sen bu hediyeleri Gülhan’a ver bu rakı da bizden sana hediye deriz böylece dayak yemeyiz. Ama sevilesi çıkarsa rakıyı kapının önünde düşüreceğiz her yer berbat olacak, hahahah… Sonra sevilesi al bunlar bizden olsun kafede buluşalım senin eve girmek haram oldu şimdi deyip kafalayalım nasıl plan?…
Mükemmeldi Ren gerçekten! Bizi daha net aydınlatır mısın Ren ile ilgili…
Hani Bernand Shaw demiş ya “Neden olmasın?”… İşte ben de Ddrardd’nin planı için aynen böyle diyorum
Ddrardd ve Gockan-rehber kardeş, plan değişir veya değişmez önemli değil, o gün geldiğinde eğer arka koltukta yer kalırsa haberimiz olsun artık..
Ya millet, bu kız yemek yapmaktan filan anlamıyor, güzel bi yemek mi yapmalı acaba?… Bilmiyorum, belki de Tırmık’ı kaçırmalı sanırım.:)
Millet!… Uzlaşabileceğimiz bir plan için fikirlere açığız
)
Ne yapmalı…ne yapmalı?..
Valla toplanalım bir tarihte, bu arkadaş rezidansta kalıyomuş, adrese gideriz komando kamuflajla sıkıyorlarsa almasınlar… Valla benim dayı emekli pilot ondan giysileri temin ederiz, hala oğlu teğmen, zaten o iş kolay giysi tamam… Eve bir baskın, vatan hainisin deriz orduevine gideriz bir programla hem Topkapı‘yı gezdirir hem rakıları çekeriz o zaman kavga da çıkmaz artık…
Twitter’da farklıhaber8’e Gülhan konuktu bugün… Mesaj attım, beni kacırma planlarınızdan haberim var dedi..
Ben de şasırdım tabii.. Ama siteye baktım bizim konu almış başını gitmiş…:D Ne çok istekli arkadaş varmış… Planlara bak..
Ele başı ben oldum bu arada..
))
Şaka yapıyoruz rehberim… Dikkat et staj mtaj bahanesiyle sızmasınlar yanına… 
Kızı korkutmayın asistanı Begüm (doğru hatırlıyorumdur umarım ismini) en son elinde baltayla birini kovalıyordu… İşi sıkı tutuyor koruması filan var yani… İlk önce asistanı etkisiz hale getirmek lazım derim..
Neyse buradan da bir kez daha TEŞEKKÜR EDERİM şu Twitter işi güzeldiii… Sanal da olsa!… Partide iyi eğlenceler
Buraya da geldiimm
Herkese selam 
)
Twitter sohbetimiz çok güzeldi. farklıhaber8 editörlerine ilettim başka ünlü düşünmeyin siz hep Gülhan Abla’yı oturtun Twitter başına diye
Merhaba Gülhan Hanım,
Tekrar size yazıyorum
Görmeniz (daha doğrusu görülecek yerlerden bazı yerler) aşağıdaki gibidir:
Karl-May Spiele (Avrupa’nın daha doğrusu Almanya’nın Western Şehri)
Kalkberg GmbH Bad Segeberg
Karl — May — Platz
23795 Bad Segeberg
Not: Burada Winnetou’yu oynayan Erol Sander-Türk asıllı Oyuncu
Diğeri:
Phantasia Land (Almanya’da Disney World gibi birşey işte)
Phantasialand
Schmidt-Löffelhardt GmbH & Co. KG
Berggeiststraße 31 – 41
50321 Brühl
GGR için tavsiye edebileceğim yerlerden sadece bazıları şimdilik bunlar
Devamı sanırım olacak gibi görünüyor
Bol Şans, Bol Kazanç, Bol Başarı ve iyi Seneler sizinle olsun,
Saygılar,
Murat
Selamlar,
Gülhan Hanım sizi çok uzun süredir ara ara izleyen bir takipçinizim, en ilginç anım ise sizinle 2004 yılında Hirvatistan’da karşılaşmış olmamız. O bölüm, benim kız arkadaşımla yaptığım ilk geziydi ve onunla şu anda Danimarka’da yaşıyoruz ve çalışıyoruz.
2004 yılındaki Hirvatistan programınızı hiç bir yerde bulamadım ve o programla kız arkadaşıma sürpriz yapmak istiyorum. Programı nasıl bulabileceğimi bana belirtebilirseniz çok sevinirim.
Ha bir de eğer yolunuz buralara düşerse mutlaka bizimle irtibata geçin , elimizden geldiği en iyi derecede sizi ağırlar ve gezdiririz.
Bu haftaki Tayland programı da gene muhtesemdi, başarılar, yeni programı bekliyoruz.
ALLAH ALLAH YAAAA KOMPLO TEORİSİ Mİ VAR GÜLHAN ABLA’YA ACABA!? BİLMİYORUM ARTIK AMA KAÇIRILIRSA ÇOK EĞLENCELİ OLURDU HERHALDE, REYTİNG PATLAMASI WOW ÇOK İYİ FİKİR!
:):):):):):):):
Kankilerim, kurilerim valla kaçırmak filan hikaye benim amacım şöyle festival filan yapmak gibi birşey. Ben köyün köyünde yaşadığım için burası Brezilya’dan pek farksız, leş gibi, kapkara ve kir pas içinde yaşıyoruz. Ama yılda bir kez şöyle şöhretlerin, ünlülerin, mankenlerin, köşe yazarlarının, patronların katılacağı geçit töreni düzenlesek huhahahha başta da başbakanımızzz huhahahha ne gülerdim… Amacım güldürmekti umarım başardım…
Gülhan bende ışınlama makinası var, bak yorma kendini uçakla trenle, gel bize buradan heryere git. Ama bu alet torna tezgahı gibi birşey yani giriyorsun ama başka taraftan Hitler tipinde çıkma ihtimalin var, artık o anki ruh haline bağlı.
Gülhan Evrenin Askerleri tarafından kaçırıldın ama farkında değilsin. Sen şu an bir Lutas içinde dingin bir halde, derinlik aydınlığında, bir kontrollü uzay içinde bilincinde yaşıyorsun. Etrafındaki her şey sanal bir örgü, işaretler peşinde koşma, sen artık bizimsin puhahah… Bir tüyo vereyim 8’i takip et, şaka şaka… Yav harbi şaka…
Yalan ne güzel bezemiş heryeri, aşk kanmakmış, ben bir akıllıyım; yolun sonunu göremiyorum. Aşkın yüzü yok oluyor zamanla, ben korkuyorum bir bebek gibi, annemi arıyorum ama herkes aynı… Hediyem olsun bu şiir sana Gülhan kardeş.
Gülhan sen çok geziyorsun bilirsin, başka yerlerde buçuklu ayakkabı numarası var mı? Yani benim ayak ne 41 ne 42, arası yok ama bazı taban tampon filan uygulayarak olayı çözüyoruz. Yani bizleri bu konuda aydınlatırsan puhahhaha sevinirim