KENDİM
98’de üniversitenin ilk yılında başladım çalışmaya… Sözkonusu televizyonculuk olunca teorik eğitimin gerçek çalışma hayatının kriterleriyle fazla bağdaşmayıp yetersiz kalacağını düşündüm. (Aslında bir gün derste kamerayı katalogtan gösterip anlattıkları zaman bu kararı almıştım. :)
Pratik deneyim kazanmak amacıyla HBB kanalına girdim. Haber merkezinde muhabirlik yaptım bir süre…Öğrenme aşamasındaki biri için kanalın belki de en avantajlı yanı habere gittiğinde genellikle çekimi de kendisinin yapmak zorunda olmasıydı. Böylece kamera kullanmayı öğrendim, haberi oluşturan bilgileri toplamanın yanı sıra onu görsel olarak da oluşturmayı… Öte yandan kameramanla beraber gönderildiğim ilk anonslu haberime hala çok gülerim. “Bahar geldi, havalar güzelleşti” gibi aslında pek de “haber” olmayan neşeli bi paketti…Gelin görün ki üstümde sanki Menkul Kıymetler Borsası’ndan bildiriyormuşum gibi ağır bi ceket var, mikrofonu da sanki o an yoldan geçerken beni çevirip elime tutuşturup hadi konuş demişler gibi tutuyorum. :)
Beş altı ayın ardından temel çalışma prensibini az çok öğrendikten sonra, daha fazla bilgi edinmek adına TRT’ye gitmeye karar verdim. Telefonla haber müdürünün kim olduğunu öğrendim ve bir gün kırk yıllık tanışıklığımız varmış da hep benim gelmemi bekliyorlarmış gibi rahat bir edayla karşısına çıktım. Uzun uzun ve güzel güzel neden orada staj yapmam “gerektiğini” anlattım ama her nasılda cümlem “…çünkü ben böyle karar verdim!” gibi bir anlamla bitmişti. Söylediğim kulaklarıma ulaşınca hemen suratıma nazik bir sırıtma ifadesi ekledim toparlamak için, öte yandan kelimeleri yemek istemiş olmalıyım ki şöyle bi yutkundum.
Sefer Abi (o dönemdeki haber müdürü) “deli herhalde, engellemeyelim, şişler hepimizi bu yoksa!” diye düşünmüş olmalı ki stajyerlik için bile binbir prosedürün gerektiği yere öylece girmeme, deneyimli muhabirlerle habere çıkmama izin verdi. Zamanla haberlere tek başıma bile gitmeye başlamıştım. TRT’deki tüm dostlara buradan teşekkürler.
Ardından Harbiye’de TRT binasının tam karşısında BRT kanalı açıldı. Yıl 1999…
BRT’nin yöneticileri TRT’ye ziyarete gelince bizimkiler laf arasında “ bizde zıpır bi kız var, pek de çalışkan bi’şi, almaz mıydınız?” diye övmüşler beni. Görüştük ettik, aldılar hakikaten…İlk profesyonel işim BRT çatısı altında oldu böylece (bildiğiniz sigortalı, kadrolu, maaşlı iş…anneler, babalar ne çok sevinir bu duruma anlatmama gerek var mı?) ve üniversiteyle işi birarada götürmek zorunda kaldım mezun olana dek. Yine haber merkezinde çalışıyordum. Haberdeki tempo, hergün yeni birşeyler öğrenmek, gündemi takip etmek, normal koşullarda gidip göremeyeceğiniz, bulunamayacağınız ortamlarda, mekanlarda olmak heyecan vericiydi…
Bir gün Alibeyköy’de su baskını, bir gün Ali Sami Yen’de Metallica konseri, bir gün Hasankeyf’de okula gidemeyen bir çocuk, bir gün Atina’da Türk-Yunan dostluk eğlencesi derken 3 yıl geçti… Bu dönemde “Hayatın Renkleri” adlı bir program için de
9 – 10 dakikalık özel paketler hazırlıyordum bir yandan…
2001’de işimle ilgili olabilecek en güzel durumlardan biri gerçekleşti. Reuters Haber Ajansı’nın her yıl 15 ülkeden 1’er genç televizyoncunun katılımıyla gerçekleştirdiği “Haber ve Program Yapımcılığı” eğitimine katılan Türk televizyon muhabiriydim. Londra’da evrensel televizyon dili, haber metni, çekim teknikleri, kurgu, sunum tarzı, izleyici algısı, istatiksel bilgileri kapsayan çok çok faydalı ve birebir pratik uygulamaların gösterildiği bir eğitim alma şansım oldu.
Bu dönemde aynı zamanda “Tehlikeli Bölgelerde Çalışma ve İlkyardım Kursu” adlı bi eğitime katıldım ki hayatımın en enteresan deneyimlerinden biriydi. Bubi tuzaklarını keşfetme yöntemleri mi istersiniz, silahlı adamlarca kaçırılınca izlemeniz gereken yolun tatbikatı mı, çapraz ateşte kalıp kurtulma metodları mı…Bunun gibi pek çok sıradışı ve tatsız olayın simulasyonunu yaşattılar bize bir hafta boyunca…O eğitim bittiğinde hepimiz herşeye paranoyayla yaklaşır, etrafı kolaçan etmeden, gözümüzü dört açmadan adım atmaz olmuştuk…
BRT kanalı kapandı… Diğer bütün arkadaşlar gibi 6 aylık maaşım ve tazminatımı hala alabilmiş değilim. (Yetkililere sesleniyorum!
)
Ardından STAR TV’de çalışmaya başladım.O dönem Star Haber’in başında Türk medyasının en iyi kadın yöneticilerinden ve habercilerden olan Ayşenur Arslan vardı… Bu şanslı dönemde dış haberler muhabirliği yaptım…Dünyada olup bitenleri birebir takip etmek adına hem çok yararlı hem de zevkli bir dönemdi…Öte yandan Star Grubu’nun bir sürü yeni kanalı açılmıştı… Star TV’nin yanı sıra Star Max, Star Haber 24 ve yeniden Kanal 6 yayına girmişti… Bu sayede ilk kez kendi programımı yapma şansım oluştu… Star Haber 24 kanalı için “STARDUST” adını verdiğim çok cici bir program hazırladım…
Stardust’da müzik, sinema, televizyon, spor veya modanın dünyaca ünlü starlarıyla ilgili haberler yer alıyordu. Grammy Ödülleri, Oscar Törenleri, galalar, Hollywood’da vizyona giren yeni filmler, çekim aşamasındaki klipler, defileler, podyumun arkasında olup bitenler, futbolun, basketbolun yeni yıldızları ve saire ve saire…Çooook keyifli bir içeriği vardı gerçekten ve hazırlarken de acayip keyif alıyordum…Bu program hala ilk gözbebeğim olarak kalbimdeki özel yerini korur ve o zamanlar benimle birlikte adeta kendi programlarıymışçasına şevkle ve zevkle çalışıp çok emek sarf eden grafik tasarımcısı canım arkadaşım Berkant Dinç’le, şirin yönetmenim Oktay Mutlu’ya da tüm kalbimle teşekkür ediyorum… Bu arada beni taaa Stardust’daki acemilik safhalarımdan bu yana takip eden, seven, güzel mailler atmayı sürdüren en eski izleyicilerime de sevgilerimi iletiyorum…
2003’de Cnn Türk’de çalışmaya başladım… Aslında hedefim orada da “Stardust” benzeri başka bir program yapmaktı ama birdenbire kendimi hanım hanımcık kıyafetler ve olgun saç modelleriyle bir eğitim programı sunarken buldum: “Eğitim ve Kariyer”… Üniversite rektörleri, fakülte dekanları gelip okullarının olanaklarını tanıtıyordu programda. Ben de ciddi ciddi eğitim konusunda araştırıp öğreniyor, ağırbaşlı, kaale alınır sorular sormaya çalışıyordum. Beni oradan hatırlayanlar aşağı yukarı 30’lu yaşlarımda olduğumu düşünüyorlarmış…
Ara sıra programa kariyer hikayelerini dinlemek üzere ünlü konuklar da alıyorduk. Nispeten daha rahat olduğum ve eğlendiğim bölümlerdi bunlar diyebilirim.
Yine de bu program bana canlı yayını idare etme, çok yetkin olmadığım bir konuda bile donanım kazanıp konuya hakimiyet sağlama becerisi kazandırdı diyebilirim, bu anlamda iyi ki de yapmışım!
Daha sonra kanalın Perspektif kuşakları için belgeseller hazırlamaya başladım. 2003 yılında vizyona girecek Türk filmlerinin kamera arkası görüntüleri, çekim hikayeleri, oyuncular ve yönetmenlerle röportajlar, sinema eleştirmenleriyle analizlerden oluşan “Türk Sineması-2003” belgeseli eğlenceli bir yapımdı…
“Sis Bulutunun Ardında: Alzheimer” belgeselini hazırlarkense tüylerim diken diken olmuş, gözlerim dolmuştu… İnsanın hafızasını silen Alzheimer hastalığını her boyutuyla ekrana taşımak çok kolay olmamıştı. Bilimsel gerçekliğinden öte aktarmaya çalıştığım şey duyguydu çünkü… Annesi, babası, eşi bu hastalığa yakalanan insanların acısını, çaresizliğini çok iyi hissetmiş ve izleyenlere de yansıtmaya çabalamıştım…
Belgesel yayınlandıktan sonra gördüğü ilgi ve özellikle hasta yakınlarından aldığım teşekkür telefonlarıyla doğru bir sonuca ulaşmış olduğuma inandım…
En son olarak da TL’den 6 sıfır atılma döneminde “Bozuk Para: 1 Lira” adlı belgeselin yapım aşamasında çalıştım… Ve ardından Tv8’e geçtim.
Hayalimde bir süredir şekillenen ve hayata geçirmek istediğim bir proje vardı… Klasik sunuculuk kalıplarıyla hareket etmek zorunda kalmayacağım, her zaman içimden geldiği gibi davranabileceğim, her konuyu işleyebileceğim, içeriğinden, müziklerine, kurgusuna, ismine, kısaca herşeyine kendimin karar verebileceği bir program… Adı da mutlaka ve mutlaka “Zeitgeist” olsun istiyordum! Lise dönemimde felsefeye ilgim vardı ve o dönem okuduğum (kalın )kitaplardan birinde Hegel’in ortaya attığı zeitgeist kavramıyla tanışmıştım ve çok ilgimi çekmişti…
Tv8 alternatif projelere kucak açan bir kanal, bu nedenle pek çok kanalın cesaret edip şans tanımadığı projeler burada doğma imkanı bulabiliyor. Kafamdaki programı anlattıktan sonra benden bir demo (bilmeyenler için söylemek gerekir belki, demo programın bir tanıtım örneğidir) istediler… Ben de hiçbir kaygı gütmeden, acaba çok mu uçtum, bu ne biçim sunuş yahu derler mi bana diye düşünmeden tüm zıpırlığıyla ilk Zeitgeist bölümünü hazırladım…
Çok beğenmişlerdi…Bir tek ismini yadırgadılar biraz : ) Emin misin bak, söylenmesi zor, yazılması zor, gel vazgeç bu sevdadan dediler…Ben bu konuda taviz vermemekte ısrarcıydım…İlle de Zeitgeist ille de…Sonra hakikaten yazım zorluğundan kaynaklanabilecek durumları düşününce (mail adresim yanlış yazıldığı için mailler sürekli geri dönecek, gazetelerde programın ismi hep yanlış yazacak v.s ) Zeitgeist’la birlikte terimin Türkçe kelime karşılığını da eklemeyi uygun gördüm, böylece “Zamanın Ruhu: Zeitgeist” oldu ismi… Ve 25 Aralık 2004’de ilk bölümüm aynen demodaki haliyle yayınlandı… İlk kez bir programda “KENDİM” gibi yansımıştım ekrana… Hayalini kurduğum gibi doğal ve içtendi programım, bir kızın görüntülü günlüğü gibi adeta… Ve ilk bölümden itibaren de sevenleri oluştu, bana güzel maillerle enerji veren herkese teşekkür ediyorum…
Eee her şeyi tadında bırakmak gerekir derler… Zamanın Ruhu:Zeitgeist tam iki yıl, 100 küsür bölüm boyunca devam ettikten sonra “tamamdır” dedim, artık yeni bir şeyler yapmanın zamanı geldi…Halihazırda birkaç proje şekillenmişti kafamda, kanala sundum ve sonunda uçuk kaçık bir gezi programı olan“Gülhan’ın Galaksi Rehberi” üzerinde karar kılındı.
2007-Tv8
Programın ismi için esin kaynağım absürt mizahın dahisi Douglas Adams’ın “The Hitchhikers Guide to The Galaxy” (Otostopçunun Galaksi Rehberi) adlı eseriydi. Hem bir seyahat programı olduğunu anlatabilecek, hem de mizahi tarzını vurgulayabilecek en uygun seçim gibi geldi bana… (Yoksa programda sırf sunucunun adı geçsin diye “Bilmemkim’le Şuradan Buraya”, “Filanca’yla Kimin Nesi” gibi sallama bir şekilde ortaya çıkmadı isim.)
2008-Tv8
Gülhan’ın Galaksi Rehberi malumunuz bu sezon da devam ediyor. Umduğumdan çok büyük bir çoğunluk beni ve programın tarzını anladı, sevdi; klasik gezi programı formatının ve sunumunun dışına çıkma cesaretime güç kattı… Sonuçta benim istediğim gezen, gören, öğrenen bir insanın bunları arkadaşlarına “günlük hayatta nasıl anlatacaksa” o şekilde anlatmasıydı… Sunucu gibi değil de, geziye gidip dönmüş bir insan gibi işte… Yeri gelince şaşıran, duygulanan veya sıkılan, yeri gelince aklına gelen komiklikleri veya başına gelen aksilikleri, saçmalıkları da yansıtan, seyahatin her yönünü ve duygusunu aktarmaya çalışan biri… Neticede izleyenlere hem aldığım keyfi yansıtmak hem de bilgilendirme işini can sıkmadan, yormadan başarabilmek istedim… Tebessüm ve mutlulukla okuduğum güzel maillerinizin hepsi için çok teşekkür ederim; başarabildiysem ne mutlu bana!…































Merhabalar. Şu gördüğünüz Heredas rumuzlu şahsiyet Temmuz 20’de İnterrail yapacak. Kağıt üzerinde 4 tane rota var, fazla olması çok can sıkıcı, bir yandan da heyecan verici
Şimdi gelelim konumuza, şu gariban üniversiteli hırçın gezgin ruhu içinde taşıyan gence allah rızası için YARDIM !!!!
Öncelikle her ne kadar gerçek ama klişe olsalar da şunu belirtmek istiyorum. Senden ötürü programına bayılıyorum çünkü bunu senden daha iyi eğlenceli, bilgili yapan bir başka insan tanımadım şu 22 senelik ömrü hayatımda!!!
Ben şu konuda yardım istiyorum edersen de çok minnettar olurum.
Özellikle gör diyebileceğin 10 yer ismi alabilir miyim Avrupa’da? Rotamı tekrar şekillendireceğim böylelikle. Bu 10 yeri tahmin edemeyeceğin kadar eğlenceli hale getirmeye çalışacağım gezerken, bu da bana farklı bir mutluluk verecektir
Cidden çok mutlu olurum bu küçük isteğimi cevaplarsan
Bir de ufak bir istek daha, Tuna boyu olan nehir gezisi için o programını nereden izleyebilirim . (Link vs.)
İleride seninle karşılaşmayı da çok istiyorum Gülhan hanım ablacığım kimbilir hangi millette, kültürde olur
Sıcaklığın, samimiyetin ekranlardan bizlere en güzel şekilde yansıyor, dilerim uzun yıllar seni hep bu şekilde bizleri mutlu ederken görürüz.
Ben ne olur ne olmaz e-postamı yazacağım benim için sorun olmaz
(cevap için)
heredas_250806@hotmail.com
Gariban üniversiteli hırçın gezgin ruhu içinde taşıyan Heredas rumuzlu şahsiyet yani ben ” ADEM”
Baş baş
Ne güzel bir insansın Gülhan. Çok isterdim seninle üniversiteden filan arkadaş olsam, ara sıra kahve içmeye çıksak, muhabbet etsek. Çok tatlı, çok sevimli, çok çok.
Geçenlerde Okan’ın programına çıktığında birisi güzel giyinemiyorsun filan demişti. Hiç de öyle değil, çok beğeniyorum giyim tarzını. Okan da sürekli şaşırarak, anlatmana takmıştı kafayı ama boşver sen onları. Çok keyifli geçiyor programların.
Şöyle bir problemim var ki, izleyemiyorum programlarını. Kuzey Hollanda’da sıkışıp kalmış bir öğrenci olarak ne televizyon imkanım var ne de TV8’i internetten takip etme imkanım. Keşke programının bölümlerini Youtube’da filan daha çok görebilsek. (Copy-right haklarından dolayı bu isteğime biraz kızmış olabilirsin, ama başka çarem yok
ne yazık ki))
Kendine çok çok dikkat et, hoşçakal.
Sevgiler.
SiZİNLE ÇALISABİLMEK İÇİN NE YAPMALIYIM?
Tarzına, doğallığına hayranım =) Sevgiler
Yeni üye oldum dönüş yapıyor musunuz her yoruma bilmiyorum ama size özel bir mail göndermek istiyorum. Nasıl ulaşabilirim? Dönerseniz çok sevinirim. Tekrar sevgiler…
Merhaba dünyanın en şanslı kızı
Ne güzel dünyayı gezmek.. Ne çok şey öğreniyorsun, görüyorsun ve tabii biz de senin sayende canlı göremesek de öğreniyoruz. Çok komik ve doğalsın, şu ana kadar yapılan bu tür programların en başarılısı bence Galaksi Rehberi’n
İzlemeye devam ediyorum…
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki çok içten ve sıcak bir program yapıyorsun. Programı izlerken adeta bizden, içimizden biri gibi hissediyorum. Diğer gezi programlarına kesinlikle benzemiyor. Yapmacık değilsin, şaka yapılacak yerde şaka yapıyor, üzülücek yerde üzülüyorsun. Ve gittiğin gezdiğin yerleri anlatırken adeta biz de seninle geziyormuşuz hissine kapılıyoruz. Programın hiç bitmesin, başarılarının devamını dilerim…
98 yılından bu yana herşey nasıl da değişmiş.Birilerinin karşısına çıkıp,ben burada staj yapmayı istiyorum diyebilmem için önce kapıdaki güvenlik görevlilerinin onayını almam gerekiyor. Bu ülkede Zeitgeist ve Galaksi Rehberi gibi programların sayısının artması gerektiğini birilerine anlatmak. Bu tarz programları özgün yorumunla yaptığın için de önünde şapka çıkarmak gerekir. Belki bir gün sen beni stajyer olarak yanına alırsın, çektiğim çile biter, insanlık çenemden kurtulur, kurbağalar prense dönüşür ve benzeri…
Prensler de kurbağaya dönüşebilir, klişelerden de böylece kurtulmuş oluruz. Kimbilir belki de yüzyıllar öncesinde bir hata var
Bu güzelliği daha önce tv’de görmüşüz ama fark etmemişiz, talihsizlik. Güzellik derken kuru yüz güzelliği zannetme. Ruh güzelliği, iç güzellik, gülmsemede incelik ve bir bütün olarak içten ve samimiyet, dürüstlük ve doğallığın olabildiğine sardığı bir güzellikten bahsediyorum. İyi ki varsınız Gülhan Hanım. Unutmayın ki iyiler her zaman hak ettikleri yerlerde olurlar.
Merhaba, öncelikle proğramın harika ama o programı harika yapan ana unsur sensin! Çoook sıradışı ve ezberbozan bir insansın, eğer seni eleştirenler varsa bil ki senin gibi olamadıklarından ve naçizane hayranlıklarından diyorlardır. O güzel yüzünden gülücüğünü eksik etme sakın. Bu arada eğer evlenmeyi düşünürsen bir gün, seninle evlenemesem bile aday olmak bile artı bir özgüven olurdu galiba! Neyse çok gevezelik etmeyeyim, diğer hayranlarını da tahrik ediyor gibi hissediyorum kendimi :p Hoş onlara da hak vermemek elde değil, kendi nefsime vurduğumda :S Neyse hayatında başarılar dilerim, herşeyin gönlünce olması dileğiyle hoşçakal (: . ..
Çok tatlı ve doğal bir insansınız
Sizi Zamanın Ruhu Zeitgeist programından beri takip ediyorum, süpersiniz.
Çok tatlısın, tam benlik…
“Galaksi Rehberi” tamam da, gözlerinin derinliklerindeki o büyülü ve keşfedilesi galaksi için de bir rehber gerekir mi?.… Eğer gerekirse; ben oraya rehbersiz gitmeye hazırım.
Çok güzel program, fırsat oldukça izlemeye çalışıyorum.
Acaba bu formatın yurt içinde olanını yapmayı düşüyor musun?
Gühancığım aslında bu kısma öğrencilik dönemimizdeki müthiş (!) Cengiz Arkangil — Bien Ajans deneyimlerimizden bahsetseydin çok iyi olurdu (Sen, Bülent, Başak, ben). Stüdyoda moda çekimi varken, mutfakta Bülent’le ben soğan kavurup ortalığı dağıtıyorduk
Neden?? çünkü kameralara dokunmak yasaktı
)
Birşey sormak istiyorum Gülhan abla Radyo-Tv ve Sinema bölümü okumayı çok istiyorum fakat iş olanakları yetersiz diye birşeyler duydum, bu bölüm hakkında biraz aydınlatırsan çok minnettar olurum teşekkürler, lütfen cevap bekliyorum…
Gülhan abla ben de senin gibi Radyo-Tv ve Sinema bölümü okumak istiyorum… ama beni biraz korkuttular galiba… Yok çok zormuş, ben nasıl yapacakmışım. Yok para bulamazmışım hadi oradan yaaa.…
Kısacası ben senden bu işin detaylarını istiyorum, yönetmenlik veya sunuculuk düşünüyorum… Sence bu işe başlamalı mıyım???
Senin programını izleyince bence başlamalıyım diyorum çok güzel ve içten bir program, kutluyorum valla
Hiç bitmesin, bitse bile mutlaka başka projelerle gel karşımızaaaaa.…
Ben kim miyim?
Yağmur İrem ben… (hangi ismi kullanmak istersen)
Nasılsın abla ya hiç gözükmüyorsun… Özlettin kendini
:):)
Ya ben seni çok seviyorum yaaa çok tatlı birisin
Programın süper, başarıların daim olsun, hep ekranlarda görelim seni
Ya programda kullandığın şarkılara da bayılıyorum, aradım çoğunu bulamadım bana adlarını gönderir misin lütfennnn? Neyse, kocaman öpüyorum seni, hoşcakal
You look so nice!.. Great!.… I have no intention of simple compliments.. I’m so sincere
… By the way your program must go on, love it
Merhaba. Saint Petersburg’u tanıttığınız bölümü tekrar yayınlar mısınız?
Seni izlerken sanki senin yanında gezmiş kadar eğleniyorum, teşekkürler
)
Valla sizin programa bağımlı oldum yani Gülhan çok güzel sunuyorsun canım benim ya sakın başkası geçmesin yerine valla izlemem
Çok güzel pozitif enerji akıyor senden, Allah kolaylık versin, işin kolay değil bütün dünyayı geziyorsun:) İnşallah devam eder, takipteyim.
İZMİR’DEN SEVGİLER.…
Merhaba.. Ben Harika, sizinle iletişim kurmayı çok istiyorum, sizi öpüp boğmak için değil =) Sadece benim hayalimi gerçekleştiriyorsunuz… Bilmiyorum ama konuşmak istiyorum… Kararı size bırakıyorum ve saygı duyuyorum…
Gülhannn lütfen beni yanına alllll!!!!
Aşçın olurum, modacın olurum, kuaförün olurum hatta diyetisyenlik okuyorum beslenme uzmanın olurummm…
LÜTFEN, LÜTFEN, LÜTFEN
Selamlar..
Üye olmuşken yorum yapmadan çıkmak hiç yakışık kalmazdı ama di mi ? 
Öyle bir esti girip bu güzel siteyi ziyaret etmek istedim.. Ziyaret etmek yetmedi bir de üstüne üye oldum
Harika bir program ve harika bir kişiliğin üzerine söylenecek birşey yok.. Gülünce yüzümüzde gülücüklerin açtığından emin olabilirsin…
Ve de işindeki üstün başarı… Sanırım bu meslek kadar başka hiçbir mesleğin sana bu kadar yakışacağını sanmıyorum…
Bunu ben de bir televizyoncu ( kamera arkası ) olarak rahatlıkla söyleyebilirim!
Bu dünyayı çok gezdin, daha da kim bilir ne kadar gezeceksin…
Sen gezdikçe, biz de bir nevi gezmiş bulunduğumuzu hatırlatır, programında başarılar dilerim güzel insan…
Nereden başlasam bilemiyorum, valla programı senelerdir takip ediyorum yeni gördüm burayı, zaten yeniymiş de. Programa gelince ne zamandır yeni bölümleri görmek istiyorduk, olacağını bilmek beni ne kadar sevindirdi anlatamam… Gülhan gerçekten seni yetiştiren ailene ve kendine ne kadar güzel sözler saysam azdır, böylesine bir insanın olduğu görmek (bilhassa tv’de olması) şaşırtıcı olduğu kadar, mutluluk verici, kısacası iyi ki varsın… Herkes gibi ben de seni çooookkk seviyorum, gay olmasam başka türlü de severdim aslında
(Umarım Esra Erol tepkisi gibi bir şeyle karşılaşmam)
Here comes the rain again..
Falling on my head like a memory..
Falling on my head like a new emotion..
I want to walk in the open wind!
I want to talk like lovers do!
I want to dive into your ocean!
Is it raining with you?
So baby talk to me like lovers do.
Walk with me like lovers do.
Talk to me like lovers do.
Here comes the rain again..
Raining in my head like a tragedy..
Tearing me apart like a new emotion..
I want to breathe in the open wind.
I want to kiss like lovers do.
I want to dive into your ocean.
Is it raining with you?
Sevgili Gülhan;
Başarılarının devamını temenni ediyorum.
Dile kolay, 11 sene önce kısmen tanışmıştık
Bu geçen süre, zaman seni elbette değiştirdi.
Ama hiç eksilmedin, heybeni güzel şeylerle doldurmayi başarabildin.
Ne zaman ekranda karşılaşsak bir tebessüm gelir yüzüme.
Belki bir 11 yıl sonra, satır aralarında karşılaşmak üzere.
Sevgiyle kal
Programı gerçekten süper!
Seni çoooooooooooook seviyorum!
Doğum günün kutlu olsun Gülhan
mutluluk,sağlık,başarı ve huzur dolu nice mutlu yıllara. Başarılarının devamını dilerim.
Her daim mutlu olman dileğiyle.
Selam Gülhan abla, siteye daha bugün üye oldum.Seni çok beğeniyorum (*idolümsün *).Ben de gelecekte senin gibi başarılı olmak istiyorum.
Gülhan Hanım merhabalar,
Yaptığınız programlardan dolayı sizleri candan kutluyorum.Programlarınızı sunum yaparken o yüzünüzdeki gülümseme,içinizden gelen pırıltı, hayat bağlılığı, hayatı seven ve hayata bağlılığınızı seyreden tüm insanları mutlu ettiği gibi beni de çok mutlu ediyor.Umarım hayatta daha güzel yerlere bu enerjinizle geleceğinize inanıyorum.İyi ki doğmuşsunuz.Tüm güzellikler sizinle olsun.
Merhaba
Siteden iletişim bilgilerinizi bulamadım o yüzden buradan yazayım dedim. Facebook’da profesyonel (Kurumlar ve Ünlü kişiler için) Fan Page ve Uygulamalar geliştiriyoruz ve sizin de official bir Fan Page sayfanızı göremedik. Bu konuda birlikte bir çalışma yapmak isterseniz bana bu mail adresinden ulaşabilirsiniz. weboha@gmail.com Detaylı bilgi için sitemize bakabilirsiniz: http://www.lookfuture.com
Teşekkürler.
Gulhan hanım merhabalar, size yazmak istedim ama uygun bölümü sanırım bulamadım ve yorum kısmından bir şekilde size ulaşmak istedim, genel olarak eğer rastlarsam programınızı keyifle izlerim, 4.8.2010 akşamı sizin programınızı TV’den izledim. Küçük Havana (Miami-2) tanıtımını yapıyordunuz, orada herkesin domino oynadığını ve bunu başka bir yerde görmediğinizi soylediniz. Ben Karadenizliyim, Ordu’nun şirin ilçesi Perşembe veya eski Rumca adıyla VONA’lıyım. Ben halen 52 yaşında birisiyim ve biliyorum ki büyük dedemlerden kalma alışkanlık bu yörede ve sanırım Samsun dahil sonrası Karadeniz Bölgesi’nde domino çok yoğun oynanan bir oyundur. Hatta bir kahveye gittiğinizde adı genelde ” AZNİF” olarak geçer. Daha da başka olarak bu oyunda sadece taşların bitmesi önemli değildir. Her taşı koyduğunuzda en uçtaki taşlardaki sayıların toplamı 5 ve 5’in katları ise bir de sayı kazanılır. İnanılmaz bir şekilde zorlaştırılmış çok keyifli ve eşli olarak oynanan bir oyundur. Ben halen lisanslı bir briç oyuncusuyum ama aznif oyununda halen yetersiz olduğumdan 80 yaşındaki amcalar bizleri hep yenerler.. Bence sizin de programda belirttiğiniz gibi en sevimli taraflarından birisi de bu oyunun da bedava oynanmasıdır. Sadece çayları kaybeden çift öder.. Sadece sizi bilgilendirmek istedim.. Domino ve bence daha geliştirilmiş oyun halen günümüzde Karadeniz’de bir çok kahvehanede oynanmaktadır. Sevgi ve saygılarımla…
Mesela şu an deseler ki Gülhan Şen şu kapının ardında… Onunla görüşmek istemez misin deseler.. İstemem derim!
Asıl güzel olan ne biliyor musun?
Sana ulaşamamak…
Dünyanın en tatlı programcısına sonsuz saygılar.…
O değil de aşıktım sana eskiden ben. Küçükken işte…
[olmaya da bilir]) ve yine 17 yaşımdan beri “En Güzel Söz” adlı kitabımı bitirmeye çabalıyorum ki, zaten 17 yaşındayım. Az da besteyle uğraşıyorum, Lady Gaga’ya beste satma planım var. Dün kurdum bu hayali de.
Dur yahu biyografimi yazayım sana.
“1993’de Samsun’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini yine Samsun’da tamamladı. Dur lan pardon ortaöğretim bitmedi (ortaokulla karıştırdım). 2011 yılında Hacettepe Üniversitesi’ne bir şekilde girmeyi planlıyor. Yani planlıyorum, biyografimi kendim yazıyorum, niye başkası yazıyormuş gibi yapıyorum anlamadım. Pardon doğru, biyografi başkası tarafından gibi anlatılır. 17 yaşından beri karikatür çiziyor, kısa film çekiyor, fotoğraf sanatçılığı yapıyor. Onu tanıyanlar “Fazıl Say da sanatçı mı yeavvv diyorlar” (Okan demiş olabilir gibi
E-mail atarsan capsimi (fotom işte) de atabilirim. E postam belli zaten.
Demeyi unuttum :O
Benimle evlenir misin?
xD
Unutmadan şakaydı Gülhan abla
Şaka olmadığının farkındayız da abla demek için yazdım bunu da.
Samimi buluyormuşsun abla demeyi sen.
Bak hepsini bir arada diyecektim de elim göndere çarptı. Bayrak gönderi değil haa!! Ahahahahah ne komikim lan.
Biyografim ve esprilerim seni etkilemiştir umarım.
Saygılarla, sevgilerle.
Bu arada şuralarda bir iletişim seçeneği olsaydı iyi idi bea, daha kolay iletişirdim!
Bence Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nde kullandığın müzikleri toplayıp albüm yapsan iyi olur
Merhaba Gülhan ben yeni üye oldum, çok tatlısın çok da başarılısın, süper bir ışık saçıyorsun, seni sürekli ekranlarda görmek istiyoruz, ailecek en güncel haberleri buradan mi alacağız acaba? Siten de senin kadar cıvıl cıvıl, harika, herşey gönlünce olsun, kocaman kocaman öpüyorum, iyi çalışmalar, byeee!
Gülhan hanımefendi sizi çok beğeniyorum ve sizinle tanışmak, kısacası sizi tanımak istiyorum, çok sempatik bir yapınız var, programlarınızı ve sizi hep görmek istiyorum. Lütfen beni kırmayın, sizden çok hoşlanıyorum, haber bekliyorum, lütfen lütfen lütfen, sevgiler.
İçim kıpır kıpır oluyor,sana anlatmak istediklerimi;söylemek istediklerimi bir an önce söylemeliyim. O kadar benziyoruz ki; yani şurada okuduklarımdan gördüğüm kadarıyla. Özellikle kendin olabilme safhaların, bu bütün işler. Pratik kazanmak istemen ve attığın adımlar… Keşke herkes senin kadar şanslı olabilse bu konuda;mesela ben.
Herneyse. Dediğim gibi seninle bir an önce iletişime geçmem lazım. Bir an önce aktarmak istiyorum sana.
Gülhan ablacığım yaşım küçük olmasına rağmen sen benim idolümsün. Seni ailemle birlikte hayranlıkla izliyoruz, umarım bu yorumumu okursun. Benim gidemediğim ama gitmek istediğim ülkeleri tanıtıyorsun gitmiş kadar oluyorum, seni çokkk seven İpek.
Gülhan abla seninle irtibata geçmeyi çok isterim, Msn’ni bazı sitelere göre ekledim umarım doğrudur, iyi çalışmalar.
Bu arada Yeşil Elma’yı izledim süperdin! Yemek konusunda o kadar da kötü değilsin.
Vay be üye oldum, artık yazabiliyorum bir şeyler yazayım dedim illa üye ol dedi ben de kıramadım gulhansen.neti
) Galaksi Rehberi süper, izlerken bayağı bir eğleniyorum sizinle çok yer dolaştık, tv’den (yazayım da yanlış anlaşılmasın). Kanada’ya gittiniz mi belki gittiniz orada Quebec eyâleti var orayı çok merak ediyorum. Bize buraları da tanıtırsanız çok memnun olurum. Bir gün çok param olursa oraya yerleşmeyi düşünüyorum, uzak ufuklar…
Allah’a emanet ol.
Kesinlikle tanışmak istediğim kişilik. Hangi mevsimde, hangi yılda olursa olsun mutlaka bir kahve içmek istiyorum seninle
Hairka bir insansın, renkli kişiliğin, yaptıkların, başarın kıskanılacak derecede, nazar değmesin!