KENDİM
Beş altı ayın ardından temel çalışma prensibini az çok öğrendikten sonra, daha fazla bilgi edinmek adına TRT’ye gitmeye karar verdim. Telefonla haber müdürünün kim olduğunu öğrendim ve bir gün kırk yıllık tanışıklığımız varmış da hep benim gelmemi bekliyorlarmış gibi rahat bir edayla karşısına çıktım. Uzun uzun ve güzel güzel neden orada staj yapmam “gerektiğini” anlattım ama her nasılda cümlem “…çünkü ben böyle karar verdim!” gibi bir anlamla bitmişti. Söylediğim kulaklarıma ulaşınca hemen suratıma nazik bir sırıtma ifadesi ekledim toparlamak için, öte yandan kelimeleri yemek istemiş olmalıyım ki şöyle bi yutkundum.
Sefer Abi (o dönemdeki haber müdürü) “deli herhalde, engellemeyelim, şişler hepimizi bu yoksa!” diye düşünmüş olmalı ki stajyerlik için bile binbir prosedürün gerektiği yere öylece girmeme, deneyimli muhabirlerle habere çıkmama izin verdi. Zamanla haberlere tek başıma bile gitmeye başlamıştım. TRT’deki tüm dostlara buradan teşekkürler.
Ardından Harbiye’de TRT binasının tam karşısında BRT kanalı açıldı. Yıl 1999…
BRT’nin yöneticileri TRT’ye ziyarete gelince bizimkiler laf arasında “ bizde zıpır bi kız var, pek de çalışkan bi’şi, almaz mıydınız?” diye övmüşler beni. Görüştük ettik, aldılar hakikaten…İlk profesyonel işim BRT çatısı altında oldu böylece (bildiğiniz sigortalı, kadrolu, maaşlı iş…anneler, babalar ne çok sevinir bu duruma anlatmama gerek var mı?) ve üniversiteyle işi birarada götürmek zorunda kaldım mezun olana dek. Yine haber merkezinde çalışıyordum. Haberdeki tempo, hergün yeni birşeyler öğrenmek, gündemi takip etmek, normal koşullarda gidip göremeyeceğiniz, bulunamayacağınız ortamlarda, mekanlarda olmak heyecan vericiydi…
Bir gün Alibeyköy’de su baskını, bir gün Ali Sami Yen’de Metallica konseri, bir gün Hasankeyf’de okula gidemeyen bir çocuk, bir gün Atina’da Türk-Yunan dostluk eğlencesi derken 3 yıl geçti… Bu dönemde “Hayatın Renkleri” adlı bir program için de
9 – 10 dakikalık özel paketler hazırlıyordum bir yandan…
2001’de işimle ilgili olabilecek en güzel durumlardan biri gerçekleşti. Reuters Haber Ajansı’nın her yıl 15 ülkeden 1’er genç televizyoncunun katılımıyla gerçekleştirdiği “Haber ve Program Yapımcılığı” eğitimine katılan Türk televizyon muhabiriydim. Londra’da evrensel televizyon dili, haber metni, çekim teknikleri, kurgu, sunum tarzı, izleyici algısı, istatiksel bilgileri kapsayan çok çok faydalı ve birebir pratik uygulamaların gösterildiği bir eğitim alma şansım oldu.
Bu dönemde aynı zamanda “Tehlikeli Bölgelerde Çalışma ve İlkyardım Kursu” adlı bi eğitime katıldım ki hayatımın en enteresan deneyimlerinden biriydi. Bubi tuzaklarını keşfetme yöntemleri mi istersiniz, silahlı adamlarca kaçırılınca izlemeniz gereken yolun tatbikatı mı, çapraz ateşte kalıp kurtulma metodları mı…Bunun gibi pek çok sıradışı ve tatsız olayın simulasyonunu yaşattılar bize bir hafta boyunca…O eğitim bittiğinde hepimiz herşeye paranoyayla yaklaşır, etrafı kolaçan etmeden, gözümüzü dört açmadan adım atmaz olmuştuk…
BRT kanalı kapandı… Diğer bütün arkadaşlar gibi 6 aylık maaşım ve tazminatımı hala alabilmiş değilim. (Yetkililere sesleniyorum!
)
Ardından STAR TV’de çalışmaya başladım.O dönem Star Haber’in başında Türk medyasının en iyi kadın yöneticilerinden ve habercilerden olan Ayşenur Arslan vardı… Bu şanslı dönemde dış haberler muhabirliği yaptım…Dünyada olup bitenleri birebir takip etmek adına hem çok yararlı hem de zevkli bir dönemdi…Öte yandan Star Grubu’nun bir sürü yeni kanalı açılmıştı… Star TV’nin yanı sıra Star Max, Star Haber 24 ve yeniden Kanal 6 yayına girmişti… Bu sayede ilk kez kendi programımı yapma şansım oluştu… Star Haber 24 kanalı için “STARDUST” adını verdiğim çok cici bir program hazırladım…
Stardust’da müzik, sinema, televizyon, spor veya modanın dünyaca ünlü starlarıyla ilgili haberler yer alıyordu. Grammy Ödülleri, Oscar Törenleri, galalar, Hollywood’da vizyona giren yeni filmler, çekim aşamasındaki klipler, defileler, podyumun arkasında olup bitenler, futbolun, basketbolun yeni yıldızları ve saire ve saire…Çooook keyifli bir içeriği vardı gerçekten ve hazırlarken de acayip keyif alıyordum…Bu program hala ilk gözbebeğim olarak kalbimdeki özel yerini korur ve o zamanlar benimle birlikte adeta kendi programlarıymışçasına şevkle ve zevkle çalışıp çok emek sarf eden grafik tasarımcısı canım arkadaşım Berkant Dinç’le, şirin yönetmenim Oktay Mutlu’ya da tüm kalbimle teşekkür ediyorum… Bu arada beni taaa Stardust’daki acemilik safhalarımdan bu yana takip eden, seven, güzel mailler atmayı sürdüren en eski izleyicilerime de sevgilerimi iletiyorum…
2003’de Cnn Türk’de çalışmaya başladım… Aslında hedefim orada da “Stardust” benzeri başka bir program yapmaktı ama birdenbire kendimi hanım hanımcık kıyafetler ve olgun saç modelleriyle bir eğitim programı sunarken buldum: “Eğitim ve Kariyer”… Üniversite rektörleri, fakülte dekanları gelip okullarının olanaklarını tanıtıyordu programda. Ben de ciddi ciddi eğitim konusunda araştırıp öğreniyor, ağırbaşlı, kaale alınır sorular sormaya çalışıyordum. Beni oradan hatırlayanlar aşağı yukarı 30’lu yaşlarımda olduğumu düşünüyorlarmış…
Ara sıra programa kariyer hikayelerini dinlemek üzere ünlü konuklar da alıyorduk. Nispeten daha rahat olduğum ve eğlendiğim bölümlerdi bunlar diyebilirim.
Yine de bu program bana canlı yayını idare etme, çok yetkin olmadığım bir konuda bile donanım kazanıp konuya hakimiyet sağlama becerisi kazandırdı diyebilirim, bu anlamda iyi ki de yapmışım!
Daha sonra kanalın Perspektif kuşakları için belgeseller hazırlamaya başladım. 2003 yılında vizyona girecek Türk filmlerinin kamera arkası görüntüleri, çekim hikayeleri, oyuncular ve yönetmenlerle röportajlar, sinema eleştirmenleriyle analizlerden oluşan “Türk Sineması-2003” belgeseli eğlenceli bir yapımdı…
“Sis Bulutunun Ardında: Alzheimer” belgeselini hazırlarkense tüylerim diken diken olmuş, gözlerim dolmuştu… İnsanın hafızasını silen Alzheimer hastalığını her boyutuyla ekrana taşımak çok kolay olmamıştı. Bilimsel gerçekliğinden öte aktarmaya çalıştığım şey duyguydu çünkü… Annesi, babası, eşi bu hastalığa yakalanan insanların acısını, çaresizliğini çok iyi hissetmiş ve izleyenlere de yansıtmaya çabalamıştım…
Belgesel yayınlandıktan sonra gördüğü ilgi ve özellikle hasta yakınlarından aldığım teşekkür telefonlarıyla doğru bir sonuca ulaşmış olduğuma inandım…
En son olarak da TL’den 6 sıfır atılma döneminde “Bozuk Para: 1 Lira” adlı belgeselin yapım aşamasında çalıştım… Ve ardından Tv8’e geçtim.
Hayalimde bir süredir şekillenen ve hayata geçirmek istediğim bir proje vardı… Klasik sunuculuk kalıplarıyla hareket etmek zorunda kalmayacağım, her zaman içimden geldiği gibi davranabileceğim, her konuyu işleyebileceğim, içeriğinden, müziklerine, kurgusuna, ismine, kısaca herşeyine kendimin karar verebileceği bir program… Adı da mutlaka ve mutlaka “Zeitgeist” olsun istiyordum! Lise dönemimde felsefeye ilgim vardı ve o dönem okuduğum (kalın )kitaplardan birinde Hegel’in ortaya attığı zeitgeist kavramıyla tanışmıştım ve çok ilgimi çekmişti…
Tv8 alternatif projelere kucak açan bir kanal, bu nedenle pek çok kanalın cesaret edip şans tanımadığı projeler burada doğma imkanı bulabiliyor. Kafamdaki programı anlattıktan sonra benden bir demo (bilmeyenler için söylemek gerekir belki, demo programın bir tanıtım örneğidir) istediler… Ben de hiçbir kaygı gütmeden, acaba çok mu uçtum, bu ne biçim sunuş yahu derler mi bana diye düşünmeden tüm zıpırlığıyla ilk Zeitgeist bölümünü hazırladım…
Çok beğenmişlerdi…Bir tek ismini yadırgadılar biraz : ) Emin misin bak, söylenmesi zor, yazılması zor, gel vazgeç bu sevdadan dediler…Ben bu konuda taviz vermemekte ısrarcıydım…İlle de Zeitgeist ille de…Sonra hakikaten yazım zorluğundan kaynaklanabilecek durumları düşününce (mail adresim yanlış yazıldığı için mailler sürekli geri dönecek, gazetelerde programın ismi hep yanlış yazacak v.s ) Zeitgeist’la birlikte terimin Türkçe kelime karşılığını da eklemeyi uygun gördüm, böylece “Zamanın Ruhu: Zeitgeist” oldu ismi… Ve 25 Aralık 2004’de ilk bölümüm aynen demodaki haliyle yayınlandı… İlk kez bir programda “KENDİM” gibi yansımıştım ekrana… Hayalini kurduğum gibi doğal ve içtendi programım, bir kızın görüntülü günlüğü gibi adeta… Ve ilk bölümden itibaren de sevenleri oluştu, bana güzel maillerle enerji veren herkese teşekkür ediyorum…
Eee her şeyi tadında bırakmak gerekir derler… Zamanın Ruhu:Zeitgeist tam iki yıl, 100 küsür bölüm boyunca devam ettikten sonra “tamamdır” dedim, artık yeni bir şeyler yapmanın zamanı geldi…Halihazırda birkaç proje şekillenmişti kafamda, kanala sundum ve sonunda uçuk kaçık bir gezi programı olan“Gülhan’ın Galaksi Rehberi” üzerinde karar kılındı.
2007-Tv8
Programın ismi için esin kaynağım absürt mizahın dahisi Douglas Adams’ın “The Hitchhikers Guide to The Galaxy” (Otostopçunun Galaksi Rehberi) adlı eseriydi. Hem bir seyahat programı olduğunu anlatabilecek, hem de mizahi tarzını vurgulayabilecek en uygun seçim gibi geldi bana… (Yoksa programda sırf sunucunun adı geçsin diye “Bilmemkim’le Şuradan Buraya”, “Filanca’yla Kimin Nesi” gibi sallama bir şekilde ortaya çıkmadı isim.)
2008-Tv8
Gülhan’ın Galaksi Rehberi malumunuz bu sezon da devam ediyor. Umduğumdan çok büyük bir çoğunluk beni ve programın tarzını anladı, sevdi; klasik gezi programı formatının ve sunumunun dışına çıkma cesaretime güç kattı… Sonuçta benim istediğim gezen, gören, öğrenen bir insanın bunları arkadaşlarına “günlük hayatta nasıl anlatacaksa” o şekilde anlatmasıydı… Sunucu gibi değil de, geziye gidip dönmüş bir insan gibi işte… Yeri gelince şaşıran, duygulanan veya sıkılan, yeri gelince aklına gelen komiklikleri veya başına gelen aksilikleri, saçmalıkları da yansıtan, seyahatin her yönünü ve duygusunu aktarmaya çalışan biri… Neticede izleyenlere hem aldığım keyfi yansıtmak hem de bilgilendirme işini can sıkmadan, yormadan başarabilmek istedim… Tebessüm ve mutlulukla okuduğum güzel maillerinizin hepsi için çok teşekkür ederim; başarabildiysem ne mutlu bana!…































Merhabalar Gülhan Hanım, ismim Ali Osman Tekin, oyunculuk ve klip belgesel işleri ile 12 senedir medya dalındayım. Değerli bir projeye başlamak üzereyim. Projem Mültecilik, Dünya Barışı ve Dini konuları kapsıyor. İlk durağım ise Polonya. Sizin Polonya programını izledim, zaten genelde tüm programlarınızı izliyorum, başarılarınızın devamını dilerim. Konuyu toplamam gerekirse, Polonya’daki tercüman arkadaşınızın telefonu ve emailini rica edecegim sizden. Polonya’ya gitmeden önce bağlantı kurmak istiyorum o kişi ile. Ayrıca bir gün kamera çeken, kurgu, montaj yapabilen ve hemen hemen bütün ülkeleri gezmiş, tüm ülkelerde tanıdık çevresi çok olan bir yardımcı ya da ortak ihtiyacı duyarsanız ben seve seve size eşlik edebilirim. Saygılarımla Ali Osman Tekin.
Seni çok seviyorum
Tv’ye kattığınız yorumunuzu ve yapıyor olduğunuz programı çok seviyorum ve çok başarılı olduğunuza inanıyorum
)
Senelerce kandırdınız bizi!! Programın ismi “Galaksi Rehberi” diye geçiyor ama bakıyorum sadece Dünya’da geziyorsunuz. En kısa zamanda uzay maceralarınızla görüşmek üzere.. =))
Yeni program olarak bilimsel konuları anlatan belgesel ve galaksi rehberi tadında science-fiction bir şeyler güzel olabilir.
Gününüz aydın olsun. Gülhan’ın Galaksi Rehberi bu yaşıma kadar ilk kez keyifle izlediğim en güzel tv programıdır. Sakın yağcılık yaptığımı düşünmeyin haa!
Başarılarınızın devamını ve daima güler yüzlü kalmanızı dilerim.
Hiç bu kadar tatlı konuşan, hiç böylesine ses tonuyla insanın ruhuna– hücrelerine hitap eden birinin daha olabileceğine inanmıyorum.
Gülhan ablacığım yeni sezonu heyecanla bekliyorum! Kesinlikle kaçırmayacağım, inan konuştuğun zaman içim bir hoş oluyor, seni çok seviyorum!
Gerçekten çok güzel, şirin ve çalışkan birisiniz. Sizin gibi insanlar olduğu sürece hatta sadece siz olduğunuz sürece televizyonun hep izleneceğine eminim.
Gülhan Abla programın sadece bir gezi programından çıkıp ŞENlendirici bir gezi programı olmuş sayende. Ben gazeteciliği İstanbul Üniversitesi’nde yeni bitirmiş biri olarak sizden feyz alıyorum açıkçası. Medyada hep ciddi, somurtkan insanları gördükçe acaba ben bu mesleğe nasıl girerim diye sorgulamaya başlamıştım açıkçası. Ama sen Gülhan Ablacığım benim bu korkularımın boşa olduğunu ispatladın. Teşekkür ederim. Senin gibi pozitif insanları klonlamak lazım
)
Gülhan abla çok tatlısın Tv8’deki programına hiçbir programı değişmem! Allah daima önünü açık etsin, bana senin gibi bir eş versin inşallah, Galaksi Rehberi’nin yeni bölümlerini sabırsızca bekliyorum.. Her hafta tekrarlarını izleye izleye bıktım valla
Belçika’dan kucak dolusu selamlar…
Herkesin CUMHURİYET BAYRAMINI KUTLUYORUMMMMMMMMMM!
(((
Uzun zaman oldu yazmayalı özlemişim, dersler, kitap okuma derken boşladım
Ama daha sık yazmaya çalışacağım.
Bu arada GÜLHAN ABLA HAKKINDAAA BİR BİLGİNİZ YOKSA SAÇMA SAÇMA YORUMLAR YAPMAYIN LÜTFENNN istirham ediyorummmm.
Bu istirhamı da herkese etmem ona göre!
Yaa sen ne tatlı bi kızsın öyleee, senin bakışını gülüşünü yerim ben yaa
)
Merhaba Gülhan!!!
)
Programını severek takip ediyorum.
Son zamanlarda aynı mekanları geziyoruz…
Ben de yakın zamanda Prag’da, Yalta’da, Amerika’nın Las Vegas ve Los Angeles şehirlerinde bulundum.
Programların bana çok yardımcı oldu.
Mail adresini verirsen fotoğraflarımı sana gönderebilirim.İzleyicilerim beni takip ediyor diye yayınlarsın belki
Bir de sana Avustralya yakışır.Ben orayı çok sevdim, eminim sen de seversin… Kangurular,koalalar…
Yeni rotamızı bekliyorum…
Sempatikliğini ve pozitif enerjini her zaman koruman dileğiyle…
Sevgiler…
Çoookkkkkkkkkkkkkkkk şekersin, çok güzelsin, çok özelsin hayatınızda başarılar diliyorum. Sizi çok seviyorummmmmmm. Saygılarrr…
Programın çok güzel ve programın herseyi ile ilgilenmen harika, yapım kurgu vs. İki yıldır aralıklarla takip ediyorum arada yaptığın esprilerde sanki seninle beraber seyahatte oluyoruz, başarılar başarılar.…. Ve kameraman Akın’a da selam Atv’den Murat dersen tanır sevgiler…
Bu kadar enerji, başarı ve dahası.. Sürekli severek takip ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum..
Gülhan bunları okuyor musun bilmiyorm. Ama ben sana aşığım… Odamın her yeri resimlerinle dolu. Bilgisayarımda, telefonumda… Her yerde resmin var. Seninle tanışmayı çok istiyorum…
Merhaba, Gülhan gerçekten başarılısın ve sempatiksin, insanları bir şekilde kendine çekebiliyorsun. Seninle tanışmayı istiyorum ben, sana ulaşamam ama sen yapabilirsin bunu ve hiç pişman olmazsın.
Çok fazla yer geziyorsun iklimleri farklı kendine dikkat et, hoşçakal.
Programda çaldığın arka fon müziklerinin adlarını nerden bulurum????????? Bu arada programın çok güzel devamlı takip ediyoruz…
Çok cici bici birşeymişsin sen yaaa… Yolun Marmaris’e düşer mi acabaaa
Selam okur musun bilmem ama senin programını çok severek izliyorum başka seyahat programları yok mu var ama sen süpersin ya. İçten yapmacıksız, komik. Hep hayatta böyle dostlarım olmasını istemişimdir. Bir gün Adana’ya yolun düşerse sen bilmesen de bir dostun var platonik dost diyelim. Hayat hep istediğin gibi geçsin…
Programı başarıyla yürütüyorsun, bu da sende olan doğaçlama yetenek. Bu arada soy ismimi de taşıyorsun bu da ayrı gurur veriyor bana. Teşekkür.
Programını severek izliyorum. Yeni bölümlerini bekliyorum. Çok hoş ve sevecensin. Maşallah
Hep pozitifsin, nasıl yapıyorsun bunu?
Seni çoooooook seviyorum Gülhan. Zaten yurtdışını tanıtan programları hiç kaçırmam ama seninkini bir ayrı bekliyorum. Bir iki önerim ve isteğim var, programın süresi çok kısa biraz daha uzatamaz mısınız? 2.si programda harika parçlar çalıyorsun, diyorum istende ya da ne bileym bir yerde her bölümde çalan şarkıyı paylaşsan aramaktan artık anam ağladı..
Nice zaman sonra tekrar “Merhaba” Gülhan Hanım.
Dün akşam (21/12/2010) herzamanki gibi, yine sizin programınızı (Ren Nehri Gezisini) ailece izledik (zaten bir bölümünü kaçırsak, huzursuz oluruz) ve sizden “Birinci Seviye gerektiren ivedi bir ricam” olacak; ben Almanya’nın Hürth-Efferen ilçesinde büyüdüm ve çocuklarıma/aileme hep buradan bahsettim. Hürth-Efferen, Köln Şehrine yaklaşık 3 – 4 Km mesafede olup, eski Antik Roma döneminden eserler taşımaktadır (bildiğim kadarı ile) ve orada ayrıca yine Roma döneminden kalma bir müze mevcuttur. Şimdi asıl konu şu; bu Ren Nehri Gezisi sırasında bu ilçeyi (Hürth-Efferen) programınıza ekleyebilir misiniz?… Eğer bunu yapabilirseniz, çok ama çok memnun olacağım, zira orayı görmeyeli 26 – 27 yıl oldu ve bir bakıma az da olsa özlem giderebilirim ve ayrıca aileme (sayenizde) büyüdüğüm bu çok şirin ilçeyi gösterebilirim.
Size ve ekibinize üstün başarılar diler, şimdiden yeni yılınızı kutlarım. Herşeyin en iyisi sizinle olsun!!!
Saygılar,
Murat
Ahh ahhh Gülhan gitti oralara Almanya’lara… Benim de çocukluğum geldi aklıma (Grenzach).…Şimdi ben de demiyeceğim oraya git filan diye ama
… Ne bileyim ağlıyası bir hal geldi hafiften bana.…Küçüklüğümü özledim mi nee.… Bu arada Gülhan Şen’sin diye söylemiyorum, hani şu dünyada kiminle tanışmak istersin deseler tereddütsüz ismini söyleyeceğim kişi (lerden) biri olman (zaten hepi topu iki kişidir… biri erkek biri dişi aslında)… Neyse…Okur musun bilmem söyleyeyim yine de dedim
.… Hani mükemmele yakın bi insansin diyebiliriz… Şu felsefe merakını saymazsak pek!
Şaka şaka! Yaa burada her hafta güncel olarak gittiğin yerlere yorum yapacak bir yer olmasını isterdim ama yok.…
Velhasıl kelam… Hani şöyle oturup sohbet edecek insanların pek bulunamadığı zamanda alıp karşına konuşulası bir insan… Güzelliğini geçtim hadi de, insanı en masum yerinden yakalayan bir ruhu var… Böyle çocuk gibi kalıyor insan bakarken.… Ama gerçekten iki kelam etmek istediğim bi insan…
Bu güne kadar hiç bir kişi ve kurumlardan yani anlayacağınız televizyon veya kamu kurumlarından kişilerle görüşüp hiç bir konuda konuşmadım
sizden tek isteğim sizin neşeli ve sempatik oluşunuz ve tavırlarınız hoşuma gidiyor. Başka bir amaçla değil , anlayacağınız
ben sizinle sadece konuşmaktan ziyade bir kücük mesaj bekliyorum. Çünkü ben İran’da çalışıyorum ve buradan sizin programlarınızı hiç kaçırmıyorum
çok güzel bir sunuş yapıyor, konuyu iyi anlatıyorsunuz. Sizden tek bir dileğim var bu konuda olsun, başka konuda olsun bana bir tek bir mesaj yazmanızı istiyorum. Asıl vatanım TÜRKİYE’de Ankara’da yaşamaktayım ve muhasebeciyim. Hayatı çok seviyorum ama hayat bazen acımasız oluyor ki maddi
imkansızlıktan dolayı vatanınızı bile terkediyorsunuz, bununla birlikte de manevi duygularınızı, vatanınızı da bırakıyorsunuz. Selamlar, bu mesajımı dikkate
almanızı istiyorum, bundan sonraki yaşantınızı da bu şekilde neşeli ve sempatik geçirmenizi diliyorum. Saygılar sunuyorum, Vural…
“Gockan-rehber 24 Aralık 2010, 00:34″ tarihli üstteki yoruma katılıyorum. Gülhan geçen program Almanya turunda deyince benim de çocukluğum aklıma geldi. Gerçi ben çocukken sadece yazın okullar tatile girince annemlerin yanına, oraya giderdim, sonra dönerdim orada yanlarında kalmak nasip olmadı. Onun dışında hep Türkiye’deydim pek Alamanyalı sayılmam. Ne güzel günlerdi onlar oraya gidişlerimiz gelişlerimiz… Söyleyelim de bir ara STUTTGART — LUDWIGSBURG taraflarına da bir uğrasın. Bu şehirde de çok güzel tarihi yerler, saraylar mekanlar var, Gülhan pek severdi bence
(İsteyenler Google’dan bakabilir).
Yeni yayın saatine sevindim diyemem çünküüü bana göre hiç farketmez her zaman seni ve programını izlerim
Uzun zamandır yazmamıştım, bu sayede şu an önemli bi vazifeyi yerine getrmenin mutluluğu içindeyim
Sınavlardan başımı kaldramadığımdan seninle karşılıklı sohbeti kaçırdım of
Ama olsun bir dahakine artık
Kendine çok iyi bak Gülhan
‘Kendin’i tanıttığın bu yazınla bir film şeridi gibi bizlere sunduğun kariyerini çok büyük zevkle okudum. Gerçekten gezi programın gibi bu yazı da klasiklerden çok farklı..
Çok başarılısın, umarım daha da başarılı olursun…
Yayın hayatında umarım hep başarılı olmaya devam edersin. Ne tür program yaparsan yap izleyeceğim
Seni çok seviyoruz Gülhan ablacım.… Hep böyle devam et lütfen
Bu Ren Nehri Seyahati-2’de 8:30 dakikada baslayan Japon tarzı bir müzik var ve bazen çalıyor programda, uzun zamandır arıyorum bunu bilen var mı? Kim söylüyor ya da şarkının ismi nedir??
Seni birazcık yoruyoruz galiba.. Biz tv başında oturup bu hafta bakalım dünyanın hangi köşesinde kendimizi bulacağız derken sen nefeslenmeden başka bir köşesine doğru yola çıkıyorsun galiba.
Ucuz yoldan tatil havası yaşattığın için bize ya da bana bir öğrenci olarak teşşekkürü bir borç bilirim.
Yeni yayın saatin hayırlı olsun demekle beraber bununla pek ilgilenmiyorum fakat benim için önemli olan gece yayınlanan tekrarı saat 5’den 3 buçuk civarına alınsa güzel olmaz mı? Benim için kanal yetkililerine serzenişte bulunur musun?
Seni çok seviyorum ve hep izliyorum. Çok başarılısın ve hep böyle devam et.
Kıyafetlerine bitiyorum! Bazen çok cici, bazen çılgın, bazen spor, bazen çok şık, bazen klasik ama hepsinde çok şeker görünüyorsun Gülhan abla. Programlarında giyip daha sonra giymediğin bir çok kıyafetin olduğuna inanıyorum. Senden bir ricam var, bana saklamam için yollayabileceğin kıyafetlerin var mı? Aslında sadece saklamak olmayacak benimki. Okulda yapacağımız kendi tarzını yarat yarışmasında da kullanmayı çok istiyorum.
:(:(: LÜTFEN BANA CEVAP YAZ BU YORUMUMU GÖRÜP
gönderemesen bileee…
Bana ulaşır mısın lütfen, cidden çok beğeniyorum seni hep böyle çılgın giyinmek istemişimdir programlarındaki gibi rengarenk ama bunu yapmama hep engel oldular. Yarışmada bunu yapmak istiyorum yardımcı olursan sevinirim.
Galaksi Rehberi değil de “Bizim Sokağın Rehberi“ni yapsan yine izlenir yani! Bir tanesin…
Gülhan Ablaaaaaaamm
) Biz GGR’ciler olarak senin yaptığın her bölümü severek izliyor ve bölümlerinin çoğu kısmında da gülüyoruz
Açıkçası her bölümün bizim için çok eğlenceli. [Ama ağladığını ya da üzüldüğünü gördüğümüzde biz de çok üzülüyoruz
] Yaptığın her muhabbet, gezdiğin her yer, gezerken aralara soktuğun neşeli hareketler “muhteşem”. Efendim, Anasayfa’da belirtmiş olduğunuz “Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nden aklınızda kalan, unutamadığınız en komik anları veya muhabbetleri; sizi güldüren herşeyi bu sayfaya yazın!” adlı konuya bu yüzden spesifik bir cevap veremeyeceğim çünkü üzülmediğin her anın bizim için mutluluk verici (doğal olarak eğlendirici de tabii ki). Seni sevdiğimizi sakın unutma ablacığım. Hep gül, sakın üzülme
)
Bir türlü Çarşambayı Perşembe’ye bağlayan geceyi yakalayamadım
Bu arada site veritabanı çok hoşuma gitti daha önce kullandığım bir sistem Wordpress… Konuyla ne ilgisi varsa
Haftaya yeni çekimleriniz bekliyoruz, herşey için teşekkürler.
Belki çok klasik olacak ama “Seviyorum Seni Gülhan!” EVLEN BENİMLEEEEEE!!!
Merhaba Gülhan Hanım. Ben Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksekokulu Radyo ve Televizyon Programcılığı 1. sınıf öğrencisiyim.Bugün üniversitemizde bir söyleşi gerçekleştirdiniz. Sizi gördüğüme gerçekten çok sevindim, geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyorum.
)
Ben İstanbul’da yaşıyorum. Yazın İstanbul’da zorunlu staj yapmam gerekiyor ancak staj yerimi bulamadım. Staj yapacağım yerde mesleğimi en iyi şekilde öğrenmek istiyorum. Yardımınız dokunursa çok sevinirim
Mail adresinizi buldum ancak cevap gelmedi. Bu mail adresi doğru mu acaba? galaksirehberi@tv8.com.tr
İyi çalışmalar
Sevgili Gülhan; yine harika resimlerinle süslemişsin sayfamızı. Gittiğin güzel yerlere kendi güzelliğini de katman o diyarları da bir başka güzel kılıyor bizlere.. Doyumsuz neşeni, sesini ve güzelliğini sakın eksik etme bizlerden.. İyi ki varsın Güneşin Kızı!
Gülhan merhaba bu haftaki Floransa programını eşimle birlikte beğenerek izledik. Ailecek fanatiğin olduk senin. Eşimle Floransa’da içtiğin kahve için söylediğin sözler bizi epey bir güldürdü. Böyle bir program için gerçekten seni tebrik ediyorum. Daha nice güzel programlar.
Gülhan gerçekten sen şu insanlara dünyayı sevdireceksin =)) Tv’de bir ya da iki kez izledim çünkü çok geç ve haftanın tam ortası, herkes ertesi güne hazırlanırken senin programın yayınlanıyor. Keşke Cuma veya Cumartesi günleri olsa =) Ben de internetten izliyorum bölümlerini. Gezi programı anlayışını çook değiştiren ve olması gerektiği hale getiren harika bir iş yapıyorsun.. Yolundan gitmek isterdim =))) Başarıların daim olsun…
Merhaba, sizinle nasıl iletişime geçebiliriz? Bugün sanırım tekrar programıydı ama Batum’a yapmış olduğunuz geziyi seyrettim. Değişik şeyler yapılabilirdi ki sanki… Görüşmek dileğiyle, iyi günler…
Senin kişiliğine, doğallığına ve komikliğine bayılıyorum. Giyiniş tarzın da kendine özgü, çok güzel ama şunu söyleyeyim benim gibi özentiler çıkabilir
Ya da marka çıkar “Gülhan’ın Eteği”, “Gülhan’ın Ayakkabıları” filan
Evet ya da Pazar günleri filan yayınlansa daha iyi olur…
Gülhan Hanım…
Nice zaman sonra yeniden Merhabalar,
Önce ve ilk ve hatta ilk başta şunu söylemek istiyorum; Programınızı biraz daha erken saatlerde (mesela saat 22:00 gibi) yayınlanmasını arz ve rica, hatta lütfen diyorum, çünkü artık programınızı nadir olarak seyrediyorum-malum, gerçekten çok geç saatlerde sunuluyor.
Bu bir… İkincisi; eğer Romanya’ya tekrar gidecek olursanız, Kont Dracula’nın Şatosunu bizlere gösterebilir misiniz?…
İşte bir-iki (yok, üçüncü Link’i yazmıyorum) Link:
http://tr.wikipedia.org/wiki/III._Vlad
http://www.mailce.com/iste-kont-drakulanin-satosu-23-resim.html
Gerçekten çok ilginç bir sunum olur… Kalbi olanlar, kalp ilaçlarını yanlarında bulundursun (şaka dedim, hemen korkulmasın lütfen)
Karadeniz Ereğli’den Selamlar,
Murat