MEDYA TAKİP
MİLLİYET TELEVİZYON
19 – 25 Nisan 2008
Röportaj: Ece Gizem Şahin
FARKIM DOĞALLIĞIM
Tv8 için “Galaksi Rehberi” adlı yapımı hazırlayıp sunan Gülhan Şen, “Başta tarzıma kızan seyirciler daha sonra beni tanıyınca fikir değiştirdi” dedi
İki yıl boyunca “Zamanın Ruhu:Zeitgeist” adlı programla Tv8 seyircilerinin karşısına çıkan Gülhan Şen, birkaç aydan bu yana ise “Gülhan’ın Galaksi Rehberi” için dünyayı dolaşıp Tv8 ekranlarına taşıyor. Gülhan Şen,Cumartesi akşamları yayınlanan gezi programını sadece sunmuyor… Programın yapımcısı, yönetmeni daha doğrusu her şeyi… Gülhan Şen ile “Galaksi Rehberi”ni konuştuk.
Herkesin hayalini kurduğu bir şeyi siz iş olarak yapıyorsunuz, dünyayı dolaşıyorsunuz… Bu şansı nasıl yakaladınız?
Şanstan çok böyle bir programı yapabilmek için gerekli donanıma sahip olarak elbette. Hiçbir kanal yeteneğine güvenmediği birine altından kalkamayacağı bir programı emanet etmez. Eski programım Zamanın Ruhu: Zeitgeist’ı 2 yılın ardından bitirmeye karar verdiğimde kafamda bu gezi programı şekillenmişti. Daha önce benzeri programları izlerken hep ben olsam şunu yapardım, şöyle anlatırdım gittiğim yeri diye düşünürdüm. Çünkü bence en büyük eksik sunucuların seyahat eden kişinin gözünden bakmak, kendini onun yerine koymak yerine çıkıp eğitmen gibi didaktik bilgiler anlatmasıydı. Ben seyahate çıkan bir kızın gittiği yerle ilgili hem dersine çalışıp öğrendiklerini hem de orada gördüklerini doğal bir üslupla aktarıyorum seyirciye… Seyahat eden biri nasıl ki şaşırır, eğlenir ya da aksilikler yaşarsa ben de o duyguları aynen yaşadığım gibi aktarıyorum Tv8 ekranından…
Bir gezi programını alışılmışın dışında bir şekilde sunuyorsunuz, içinde stand-uplar ve komik canlandırmalar da var mesela… Bu tarz, izleyiciler tarafından nasıl karşılandı?
Sunum tarzımı bilenler Gülhan’ın Galaksi Rehberi’ni kaçırmadan takip ettikleri programların arasında koydular hemen. “Çok güldük, çok eğlendik sayenizde” diyerek söylediklerimi kelime kelime hatırlayıp internet siteme yazmaya başladılar. Ancak beni ilk kez bu programla tanıyanlar başlarda yadırgadı tabii ki. Bugüne kadar alıştıkları seyahat programı örneklerinin dışına çıkmıştım çünkü. Roma’da Colosseum’u ilk gördüğüm an mutlulukla ona doğru koşarak sarıldım diye bayanın biri sponsor seyahat firmasını aramış mesela, tarihi esere nasıl öyle çocukça davranır diye… İlk başta “Ne yapıyor bu kız, ay ne ukala şey, kimin nesidir?” diye e-postalar atanlar daha sonra “Kusura bakmayın size karşı çok önyargılı davranmışım, çok tatlı birisiniz, programınızı zevkle izliyoruz” diye yazmaya başladı…
“Her zaman değil ama bazen içime kurt düştüğü anlar oluyor bu gezilerde… Fas gezimizde yerel bir rehber tutmuştuk… Adam tutturdu “Sizi Suudi Arabistanlı bir işadamıyla tanıştıracağım. Adam 23 yaşında Faslı bir kızla evlendi. Kız çok şanslı değil mi?” diye. Bir sarayın önünde durdurup “İşte burası” deyince bayağı panikledim. Çekimi yarıda kesip gemimize döndük.”
İşinizin zevkli yanı aşikar, peki zor yanları var mı?
İş olunca en zevkli şey bile zordur… Bu programın sadece sunucusu değil, aynı zamanda yapımcısı ve yönetmeniyim. İşimin en zor yanı da bu… Seyahat firmalarıyla kurulan sponsorluk bağlantılardan, gidilecek yerle ilgili bilgilerin toplanmasına, çekimlerde ve kurguda izlenen yoldan, metinlerin yazımına, seslendirmeye, kullanılan müziklere kadar programın her aşamasıyla kendim ilgileniyorum. Kısacası seyredenlerin 30 dakika boyunca keyifle izlediği bir yapım ortaya çıkarmak için bir hafta boyunca durmaksızın çalışıyorum. Şikayetçi miyim? Asla! “Elinize sağlık, süperdi yine” diyen bir kişi duyduğum an “buna değdi” diye düşünüyorum…
NELER YAŞADIK, NELER!
Gezerken başınıza enteresan olaylar geldi mi?
Gelmez mi? Roma’da yılbaşı gecesi çalışırken içinde mikrofon, handycam ve fotoğraf makinemin olduğu çantamın çalınması, turist akınına uğrayan Floransa’da röportaj yapacağımız bir Floransalı bulabilmek için dakikalar boyunca beklememiz, Mallorca’da bütün turistlerin kendi kameralarıyla çekim yaptığı bir alanda “Siz profesyonel ekiptensiniz handycamle bile çekim yapamazsınız!” diye bağıra çağıra konuşan bir yetkiliyle benim kavga edip suratına giriş biletlerimizi fırlatmam, polis çağırıp çekimi yine de yapmam… Sonra da burası tanıtımı hak etmiyor deyip çıkarken görüntüleri kadının gözünün önünde silmem… Şu an komik geliyor hepsi tabii de yaşandığı an çok komik değildi…
“Acun’la tarzımız farklı”
Şimdilerde “Var Mısın Yok Musun”u sunan Acun Ilıcalı geçmişte benzer bir program yapıyordu; “Acun Firarda” diye. Sizi onunla kıyaslayanlar oluyor mu?
Acun farklı ülkelerde çekimler yapıyordu evet ama bir seyahat programı yapmıyordu bence… Gittiği bir yerle ilgili verdiği nesnel bir bilgiyi hatırlıyor musunuz? Şahsen benim aklımda kalanlar sadece güzel kızlar ve mini etekleri… Hoş ben Acun’u eleştirmiyorum kesinlikle, kendi metoduyla seyircinin ilgisini çekmeyi başarmış, reytinglerde birinci olmuş biri. Bakış açısına göre bu da ulaşılması zor bir başarıdır. Ama benim asla onunla kıyaslanmak gibi bir endişem olmadı. Çünkü amacım ne reytinglerde tavan yapmak, ne de gittiğim ülkedeki yakışıklı, şortlu erkekleri göstermek…
Gülhan Şen’i “Galaksi”den sonra nasıl bir proje bekliyor?
İki konsept var şu an kafamda… Biri playstation veya bilgisayarda adventure oyunlarını seven, bulmaca çözüp sonuca ulaşmayı seven izleyicilerin bayılacağı bir program, diğeri ise sokakta her an her yerde halkın karşısına çıkıp günlük hayattaki dikkatlerini sınayacağım bir yapım. Hangisini yapacağımı zaman gösterecek.
BUGÜN GAZETESİ
9 Mart 2008
Bilal Özcan
Acun’un dişi versiyonu!
TV8 ekranlarında Gülhan Şen’i izliyor musunuz? Gülhan kim mi? Onu herkes tanıyor ama siz henüz tanımıyorsanız aydınlatayım… Yıllardır ekranlarda ama bu yıl yepyeni bir program hazırlıyor. Canım, hani şu, ‘Gülhan’ın Galaksi Rehberi’ isimli uçuk kaçık programın bıcır bıcır konuşan yapımcı ve sunucusu… İzleyicisine dünyayı gezdiriyor. Bir bakıyorsunuz Floransa’da, bir bakıyorsunuz Sahra Çölü’nde…
Gittiği yerleri o kadar güzel tanıtıyor ki… Onu izlerken hiç sıkılmıyorsunuz. Ekranlarda gördüğüm en eğlenceli ve fantastik programı sunuyor. İzlerken, sanki ben de oradaymışım gibi hissediyorum. Hem bilgilendiriyor, hem eğlendiriyor. Neşeli ama asla ukala değil… Sanki, Acun Ilıcalı’nın dişi versiyonu. Ve bence Gülhan’ın programı, ‘Acun Firarda’dan daha ilginç! Araştırdım; 13 haftada, 13 ayrı şehri ekranlara taşımış…
Gezerken bazen festivale denk geliyor ki işte o zaman tam bir şenlik yaşanıyor. Gözünüzü ekrandan alamıyorsunuz. TV 8 yönetimi, programı bir ara gündüze almıştı… Ancak, izleyiciden gelen istek üzerine, program yine cumartesi akşamları saat 22.30′da yayınlanacak. Henüz izlemediyseniz, gelecek programı kaçırmayın.
POSTA GAZETESİ
5 Şubat 2008
Mesut Yar
Yiğit Paşa’ya ayıp oluyor
Allahtan ekran karşısındayken elim sıkça kumanda aletine gidiyor. Kanallar arasında turlarken, o ana kadar denk gelmediğim ilginç programları keşfediyorum…
Birini önceki akşam Tv8’de yakaladım. Aslında uzun zamandır ekranda Gülhan’ın Galaksi Rehberi isimli bu program…
Bir dönem birlikte çalıştığımız Gülhan Şen, dünyayı turlayarak çok tuhaf detayları taşıyor televizyon ekranına. Bu haftanın detayı hakikaten tuhaftı hani…
Osmanlı komutanlarında merhum Yiğit Paşa,tarihte Makedonya Fatihi olarak biliniyormuş. (Ben bunu Gülhan söyleyince öğrendim.) Emri hak vaki olup, rahmete kavuşunca fethettiği topraklara gömülüyor Yiğit Paşa…
O zaman Kosova’da bir camii avlusunda olan türbesi, zaman camiyi yıkınca ortada kalıyor. Daha sonra etrafında düzensiz yerleşmeler başlıyor ve Yiğit Paşa sonunda bir gecekondunun bahçesinde yatar oluyor…
Gülhan’ın bulduğu Yiğit Paşa’nın türbesinin halini görünce, “Tarihimiz biraz daha özeni hak etmiyor mu?” diye düşündüm… Oradaki soydaşlarımızın gücü yoksa bizim var çok şükür. “Rejim ithali” diye yırtınacağımıza şanlı tarihimize bir el atsak, fena mı olur?
BUGÜN GAZETESİ
21 Ekim 2007
Aykut Işıklar
Gülhan’ın Galaksi Rehberi
Gülhan Şen ne kadar şanssız TV’ci… Hem eğlendiren hem de bilgilendiren ‘Gülhan’ın Galaksi Rehberi” programına yazık oluyor. Ya çok önemli bir maçın(çarşamba akşamları mutlaka maç yayını oluyor) karşısına konuluyor, ya da Avrupa Yakası veya Yaprak Dökümü’nün karşısına…
Tv8 yönetimi bu çok sempatik yarı belgeseli her hangi bir saatte ekrana getirse, Gülhan Şen’in farkı hemen ortaya çıkacak.
Size üçüncü kez yazıyorum, çünkü özellikle izlemenizi istiyorum. Gülhan çok şirin bir genç kız. Ama kendinle dalga geçebilecek kadar olgun. Gittiği yerleri tanıtırken kullandığı üslup o kadar hoş ki, kendinizi programın içinde hissediyorsunuz. Diğer belgeselciler gibi ne havalarda, ne de sahte sempatik.
Bu hafta Hırvatistan’ı anlattı. Dalmaçya sahillerini Gülhan’ın üslubu ile tanıyıp da orada tatil yapmak istemeyen düşünemiyorum. Tv8’de Çarşamba akşamı saat 21:15’de ekrana gelen ‘Gülhan’ın Galaksi Rehberi’ne lütfen bir kez takılın, sonra tiryakisi olun bana teşekkür edin.
Böyle akıllı, çalışkan ve bilgili kızlarımız TVci olunca çok seviniyorum. Hele bazı cahil mankenlerin yerine geldikleri zaman.
BUGÜN GAZETESİ
22 Temmuz 2007
Bilal Özcan
Gülhan Şen yeni programla geliyor
Gülhan Şen’i tanımayan yok.. TV-8′de iki buçuk yıldır, kültür trend programı ‘Zamanın Ruhu-Zeitgeist’i sunuyor. Bıcır, bıcır, son derece yetenekli, sempatik bir bayan. Gülhan işini çok iyi yapıyor. O nedenle de çok izleniyor, beğeniliyor. Daha önce BRT, Star TV ve CNNTÜRK deneyimi olan komple bir televizyoncu. Yazıyor, kurguluyor, sunuyor ve montajlıyor. O nedenle de TV-8 Gülhan’ı hiçbir yere bırakmıyor.
Programı bitti… Çünkü Gülhan sıkıldı. Ona göre, ‘Zamanın Ruhu’nun misyonunu tamamladı. Yeni sezonda yeni şeyler yapmak istiyor. Bu düşüncesini kanal yönetimine açmış, İki yeni öneri sunmuş. Bütçe durumuna ve yayın prototipine göre biri hayata geçecek. Bana anlattı, ikisi de birbirinden ilginç.
Birisi çok eğlenceli, mizahi bir gezi programı. Böyle bir programı ancak Gülhan Şen sunabilir. Diğeri de yurt dışındaki örnekleri gibi, gerçek anlamda bir şov programı. Henüz hazırlık aşamasında olduğu için projelerin ayrıntılarını veremiyorum. Ancak ben birincisini daha çok beğendim.
Şimdilik… İkincisi de olabilir ama belki üç-beş sene sonra. Şimdi tam Gülhan’ın enerjisini kullanma zamanı. Bu gezi programının üstesinden başarıyla gelebilir. Şimdiden başarılar diliyorum.
MİLLİYET TELEVİZYON
10 – 16 Mart 2007
Röportaj: Bora Bağcıbaşı
Fotoğraf: Serkan Duygu
Gülhan Şen, kendi deyimiyle “uçuk kaçık ve enerji dolu” programıyla Tv8 ekranında ikinci yılını doldurdu. “Zamanın Ruhu:Zeitgeist” programının sadece sunucusu ve hazırlayanı değil aynı zamanda yönetmeni de olan Gülhan Şen, iki yılda 56 yerli ve yabancı ünlüyü konuk ettiğini, iki de ödül aldığını söyledi.
Programınızın adı niye “Zamanın Ruhu:Zeitgeist?”
İçinde işlenecek konulardan, konuk edilecek isimlere, kullanılacak müziklerden, kurgusuna ve adına kadar her şeyine kendimin karar vereceği, tamamen beni ve tarzımı yansıtan bir program yapma hayali kuruyordum… Tv8 bana güvendi, bu hayalimi gerçekleştirme imkanı verdi. İsmine gelince… Zeitgeist, Almanca bir kelimedir, Alman filozof Hegel’in ortaya attığı bir kavramdır. Belli bir zaman dönemindeki kitlesel eğilimleri tanımlamakta kullanılır… Türkçe karşılığı zamanın ruhu… Programıma muhteşem bir isim olur diye düşündüm…
Sizi ve programınızı diğer sunucular ve programlardan farklı kılan nedir?
Her insan özgündür… Ben bu programın her aşamasında yer aldığım ve kendi seçimlerimi, tarzımı, bakış açımı yansıttığım için program da özgün oldu bence. Benim farkımsa pek çok kadın sunucunun yaptığı gibi ekranı süs bebeği ya da onun bunun yakını kadrosundan doldurmuyor olmam! Önüne başka insanlar tarafından yazılan anonsları, hazırlanan soruları, yapılacak esprileri okuyan ve onlar kendi zekasının, kendi yeteneğinin, donanımının ürünüymüş gibi prim yapan sunuculardan olmayı seçmedim ben… Programımın her karesinde emeğim var ve bunu beğenen insanlar varsa da bu beğenileri hak ettiğime gönül rahatlığıyla inanıyorum.
Zamanın Ruhu:Zeitgeist’la Tv8’de ikinci yılını dolduran Gülhan Şen, “Başkalarının yazdıklarını okuyanlardan değilim. Programımın her karesinde emeğim var” dedi.
Güzel bir kadın olmanız izlenmenizde avantaj yaratıyor mu?
Güzelliğin ekranda hiçbir avantaj yaratmadığını söylemek aptallık olur! İnsanoğlu doğası gereği gözüne estetik gelen şeyleri seyretmeyi sever, televizyon da her şeyden önce göze hitap etmektedir… Ama dünyanın en güzel kadınını alıp ekrana koyun, eğer ki boş bir içerik sunuyorsa ve konuşmalarıyla, hareketleriyle izleyiciye doğru bir enerji yayamıyorsa, izlenmez…Dahası kameranın sizi sevmesi gerekir… Güzel olabilirsiniz ama fotojenik değilseniz doğal güzelliğiniz ne yazık ki izleyiciye yansımaz. Bu anlamda şanslı olduğumu, kameranın beni epey sevdiğini düşünüyorum…
İki yıl içerisinde izleyicilerinizden aldığınız tepkiler nasıl?
Çok güzel olmakla birlikte benim için şaşırtıcı… Çünkü ben sadece “televizyondaki bir kız” olduğumu düşünüyorum izleyiciler için ama görüyorum ki onlara başka şeyler ifade ediyorum… Kimi arkadaş, kimi abla, kimi platonik aşk, kimi çocuğu kadar yakın bir yere koymuş beni hayatında… Kullandığım parfümü soranlar, arkadaşlarına hava atmak için ne olur beni bir kez ara diye numarasını gönderenler, kızıma sizin adınızı vereceğim inşallah sizin kadar neşeli olur diyenler, her gün mail atanlar, evlenme teklifi edenler, hatta kalkıp başka şehirlerden kanala beni görmeye gelenler var… Bunlar beni çok şaşırtıyor, sadece ekrandan gördükleri birine nasıl bu kadar ilgi ve sevgi duyarlar anlamıyorum…
Başka projeleriniz var mı?
Her şey tadında güzeldir… Kafamda birkaç yeni program şekillendiği için yaza doğru Zamanın Ruhu’na veda etmeyi düşünüyorum.
FHM–Şubat 2007
Röportaj:Erk Acarer
Fotoğraflar:Barış Özçetin
GÜLHAN ŞEN
Güzel, seksi ve sempatik… Gülhan Şen bu büyülü formülü sayesinde, bastığı her yerde “Lolipop şekeri” kıvamında pembemsi izler bırakıyor. Üstelik sarışın kadının üzerine yapışan “aptal” imajına hiç uymuyor. Kalıpları yıkıyor, bendine sığmayıp taşıyor. İçten gülüyor, gözleri parlıyor ve sözünü hiç esirgemiyor. Daha ne olsun!
GÜLHAN ŞEN
Güzel, seksi ve sempatik… Gülhan Şen bu büyülü formülü sayesinde, bastığı her yerde “Lolipop şekeri” kıvamında pembemsi izler bırakıyor. Üstelik sarışın kadının üzerine yapışan “aptal” imajına hiç uymuyor. Kalıpları yıkıyor, bendine sığmayıp taşıyor. İçten gülüyor, gözleri parlıyor ve sözünü hiç esirgemiyor. Daha ne olsun!
11 yaşında Bulgaristan’dan göç etmek zorunda kalan ve hayat çizgisi başka bir yöne doğru kırılan nam-ı diğer Galina,sempatik tavırları ve samimi duruşuyla fark yaratıyor. Televizyon dünyasını bambaşka bir bakış açısıyla yorumladığı için hiçbir kalıba uymuyor. Belki de başarısının perde arkasında bu var. Kamera karşısında rol yapmamaya özen gösteriyor. Nasıl görünüyorsa öyle oluyor. Gülhan Şen’in kameralar kapandığında nasıl olduğunu merak edip karşısına geçtik. Biz sorduk o cevapladı. Asla sınır tanımadı. İçimize serpiştirdiği ferahlık duygusuyla bizi dergiye geri yolladı. Böylece ışıklar yokken de farklı görünmediğini anlamış olduk…
İnsanı nedensiz bir biçimde kendine çektiğini söylüyorlar…
Ben söyleyenlerin yalancısıyım. Bunları duymak hoşuma gidiyor elbette. Ama bir yandan da şaşırtıcı buluyorum. Sonuçta ben sadece iş yapıyorum. Bankada alışmaktan ya da doktor olmaktan farklı bir şey değil bu. Televizyon bir kitle iletişim aracı. Doğal olarak daha çok kişiye ulaşabiliyor insan. Doğru elektrik gönderiyorum herhalde.
Genelde olumlu izlenimler var. Hoşuna gidiyor olmalı…
Elbette hoşuma gidiyor. Ancak önemli olan tam tersi tepkileri de aynı olgunluk ve doğallıkla karşılayabilmek.
Farklı tepkiler alıyor musun peki?
Şu anda hayır.Ama buna hazır olmak gerekiyor.Göz önünde bulunduğunuz sürece sizi sevenler kadar, sevmeyenler de olacaktır.Şu anda beni seven insanlar duygularını ifade ediyor.Bir süre sonra tersi de olabilir.
Sende “bizim evin kızı” imajı var…
Evet doğru. Yaptığım şeyi benim ailem de izliyor. Herkese ulaşabilecek nitelikte bir program yapıyorum. Herhalde bu da beni “ailenin sevimli kızı” yapıyor.
Başarının sırrı ne?
Açıkçası bunu planlı bir şekilde yapmıyorum. Sadece içimden geldiği gibi davranıyorum. Kameranın varlığını unutuyorum. Hiçbir şeyi programlamıyorum. Hayata evimde aynanın karşısındaymışım gibi devam ediyorum. Asla “biri beni izliyormuş” duygusuna kapılmıyorum. Klasik televizyon kalıplarına uymuyorum galiba. Televizyonculuk oynamıyorum açıkçası. Ekrana, normal hayattaki kıza benzeyen imajı yansıttığıma inanıyorum.Tanınmış biri olmak hiç önemli değil. Bu benim için bir sonuç oldu sadece. Hiçbir zaman kendimi “şöhret” kavramıyla bağdaştıramadım.
Format dışı birisin o zaman. Programınla hayatın benziyor mu?
Evet benziyor tabii. Her şey spontane. İçimden gelen şeyleri yapmayı seviyorum. Keyifli biri olduğumu söylerler. Arkadaşlarım benimle birlikte zaman harcamaktan hoşlanır. Sanırım bakış açım bu durumu etkiliyor. Her şeye iyi yanından bakmaya çalışıyorum. Bu Polyannacılık değil. Hayattan keyif alan bir insan etrafına da olumlu elektrik saçar.
Bir programında Nuri Alço’nun gazozuna “Sandoz” attın…
Çok güzel oldu. Onun filmlerine damga vuran bir klişeyi hayata geçirmek istedim.
Ropdöşambr da giyebilirdin…
Aklıma gelse giyerdim…
Nuri Abi çakmadı mı durumu?
Doğrusu çok zor oldu ama başardım.Bana çok tehlikeli biri olduğumu söyledi.
Tehlikeli misin peki?
Tehlikeli sayılırım. Karşımdaki insanın bana yaklaşımına göre tehlike yaratırım.Karşımdaki insan bana nasıl yaklaşırsa duygularımı o şekilde yansıtırım. Açıkçası her an “cadaloz” birisi olabilirim.
“Bana ne! Kim beni seksi algılıyorsa algılasın! Zaten bu göreceli bir durum!”
Belki de Marilyn Monroe’dan bu yana “Sarışın kadın aptaldır” yargısı egemen. Bir sarışın olarak bu konuda ne düşünüyorsun?
Aslında konuya “Sarışın kadında zekaya gerek olmadığı düşünülür” tadında sosyolojik bir açıklama getirilebilir. Sarışın kadın görsel olarak kendini başka şeylerle ifade edebilir düşüncesi egemen.Bence sarışın kadın değil de güzel kadın aptaldır klişesi daha yaygın. Buna, güzel olduğunu sanan birçok kadının sadece fiziksel özellikleri üzerinden prim yapmaya çalışması neden oluyor. Güzelliğim sayesinde her kapıyı açabilirim düşüncesi “bayağı” bir pazarlama stratejisinden başka bir şey değil. Magazin dünyasındaki bazı kadınların güzel olduklarını söyleyerek, kendilerine fiyat biçmeleri ya da herhangi bir erkek tarafından biçilen fiyatı lanse etmeleri bana son derece şaşırtıcı geliyor. Bir insanın “Taş gibiyim, güzel ve seksiyim” diyerek kendisini pazarlaması hiç de normal değil bence.
Magazin dünyasındaki bazı kadınların güzel olduklarını söyleyerek, kendilerine fiyat biçmeleri ya da herhangi bir erkek tarafından biçilen fiyatı lanse etmeleri bana son derece şaşırtıcı geliyor. Bir insanın “Taş gibiyim, güzel ve seksiyim” diyerek kendisini pazarlaması hiç de normal değil bence.
Kendini seksi, taş gibi ve güzel bir kadın olarak görüyor musun?
(Gülüşmeler) Biraz zeka, yerinde espri yeteneği ve hoş bir görüntü… Bunların toplamı dünyanın her yerinde, hoş kadın kriterini yaratır diye düşünüyorum. Fiziksel olarak insanlara hoş göründüğümü biliyorum. Bu hoşuma da gidiyor. Ancak cinsel anlamda çekici olarak algılanmak ve seksi bulunmakla çok ilgilenmiyorum ben. Sonuçta bunun, ancak özel bir insana karşı yansıtılması gerektiğini düşünüyorum. Bir insan belli bir çıkarı yoksa kitlelere seksi görünmekle neden ilgilensin ki?
Kitleler peşimden gelsin gibi bir kaygın yok yani…
(Gülüşmeler) Hayır böyle bir durumum yok. Bana ne! Kim beni seksi algılıyorsa algılasın! Zaten bu göreceli bir durum.Saçma sapan imaj kaygılarıyla kendimi pazarlamak gibi bir işim olmaz. Geçen gün benim bir fotoğrafımın altına birileri bir takım fantezilerini yazmış. Kendimi çok kötü hissettim. Hüngür hüngür ağladım.Benim amacım bu değil ki! Bir insanı hoş,seksi ya da çekici bulmak ayrı konu,böyle bir şey yapmak ayrı konu. Sadece televizyona çıkıyorum diye benimle ilgili her şeyi yazma hakkınız var mı? Manken muamelesi görmek istemiyorum.Fotoğrafımın altına Gülhan Şen’in süper bacakları yazmaları hoşuma gitmiyor açıkçası.
Aşk mı seks mi?
Tabii ki aşk.Aşk olmadan seks olmaz! Yüzüm kızardı…Bunları arkadaşların arasında rahatça konuşabilirim ama FHM’e konuşmak ne kadar doğru…
Konuş boş ver! Yabancı yok nasılsa…Hayatında özel biri var mı?
Bunun da kitlelerle paylaşılmasının anlamsız olduğunu düşünüyorum.
Zamanın ruhunu tutan kız ne renk?
Vay be çok sofistike oldu bu soru! Kırmızı ve mavi diyelim. Kırmızı içimdeki neşe ve enerjiyi yansıtıyor. Mavi de hüzünlü, kırılgan ve duygusal tarafım olsa gerek.
Zamanın ruhunu iyi tutabiliyor musun peki?
Zaman algım hiç iyi değil. Zaman konusunda tutarsızım. Her yere geç kalırım.
Yeni Banu Güven ya da Gül Gölge olacağını söyleyenler var…
Banu Güven haberci. Gül Gölge de magazin programı sunuyor. İkisi de kendi alanında beğenilen kişiler ki, onlardan sonra iş yapan insanlar onlara benzetiliyor. Neden Banu Güven’e benzetildiğimi bilmiyorum açıkçası. Gül Gölge… Bilmem belki fiziksel olarak benzetiyorlardır. Kimseye benzemek istemem açıkçası. Her insanın bir tarzı olduğuna inanırım. Ben de yeterince özgün biriyim. Ne yeni Banu Güven ne de yeni Gül Gölge’yim. Ben Gülhan Şen’im.
Nasıl erkekler ilgini çeker?
Böyle bir prototipim yok açıkçası…
Yani…
Her şeyden önce zeki ve donanımlı olmalı. Aptal adama asla tahammül edemem. Ortak bir paydamız olmalı. Aynı frekansı yakalamalı, aynı dilden konuşmalıyız. Yakışıklı olmasının hiç önemi yok. Klasik aslında.
Esmer, sarışın?
Özel bir seçimim yok. Lost’taki Sawyer’ı da Johnny Depp’i de beğeniyorum ben.
Bu Sawyer durumu öldürüyor beni! Kıskançlık olabilir mi sence? Neyse Lost dünyasına dalıp “Saywer mı Jack mi?” diye sorayım sana o zaman.
Güzel soru oldu bu. Jack çok idealist. Muhteşem bir karakter. Her genç kızın rüyasını süsleyen evlenilecek bir adam. Sawyer onun tam tersi.Ne yapacağı asla belli olamayan bir serseri. Ancak çok yakışıklı. İkisi de hoş çocuklar. Ne desem boş yani…
Kadınlar serseri adam seviyorlar mı? Ne zaman ne yapacağı belli olmasın, hatta suratında birkaç yara izi bulunsun…
Yok canım.Benim hiç işim olmaz. Serseri erkek sevmem açıkçası. Maçolara da hayır! Düzgün olsun. Neden serseri oluyor yahu!
İşinden gelince pijamalarını giysin, Pazar günleri de gazetesini açıp okusun…
Aman sakın! O da kalsın. Böyle adamla da hiç işim olmaz…
Televizyoncu olmasaydın ne olmak isterdin?
Ben olmak istediğim yerdeyim. 11 yaşında Bulgaristan’dan kalkıp geldik. Bu benim tercihim değildi. Orada kurduğum her türlü hayal, planladığım her şey geride kaldı. Hiçbir şey sizin elinizde değil ve istediğiniz gibi yürümüyor. Karşınıza çıkan fırsatları doğru değerlendirip, doğru izler bırakmak önemli sadece. Başka bir iş yapsam da mutlu olurdum diye düşünüyorum…Beklentilerinin boşa çıkması insanı mutsuz eder. Kendinizi kalıplara sokmazsanız, daha geniş bir perspektife sahip olursunuz. Benim geleceğe dair hiçbir hayalim ve beklentim yok. Ne çıkarsa bahtıma diyorum.
SÜPER ALIŞVERİŞ DERGİSİ-Aralık 2006
Hazırlayan:Zeynep Tarhan
Fotoğraflar:Barış Özçetin
Gülhan Şen ile güzellik turu
Bu ayki güzellik turumuzun konuğu sunucu Gülhan Şen oldu. Yaklaşık iki yıldır Tv8’de “Zamanın Ruhu:Zeitgeist” programını yapan Şen ile Cevahir Alışveriş Merkezi’ndeki Watson’s mağazasında buluştuk ve güzellik sırlarını öğrendik…
Gülhan Şen günlük hayatta sadeliği tercih edenlerden.Tv programında ise renkli, abartılı ve çılgın makyajlar denemekten hoşlandığını itiraf ediyor. “Makyajda yeniliklere açığım” diyen Şen çekim olmadığı günlerde ise sadece rimel kullandığını söylüyor. En önem verdiği ise cilt temizliği ve bakımı; genç sunucu haftada bir mutlaka peeling ve canlandırıcı maske uyguluyor.
Allık&Pudra
“İnce ama kapatıcı bir fondöten, üzerine de hafif bir pudra kullanıyorum. Daha çok pembe tonlardaki allıkları tercih ediyorum.”
Parfüm
“Zarif ve kadınsı bulduğum için Paco Rabanne’in Ultraviolet parfümünü severek kullanıyorum. Aynı zamanda kalıcı olduğu için de tercih sebebim.”
Dudaklar
“Her sabah ve akşam mutlaka dudak nemlendiricisi kullanıyorum. Rujlarda pembe ve parlak renkler favorim.”
Göz
“Günlük hayatta sadece maskara kullanıyorum. Programda ise abartılı göz makyajı hoşuma gidiyor. Bol renkli ve farklı görünümler yaratmayı seviyorum”
Cilt Bakımı
“Cilt bakımına çok önem veriyorum. Göz ve cilt temizleme ürünleri ile toniklerin yanı sıra akşamları yoğun, sabahları ise hafif bir nemlendirici kullanıyorum.”
COSMOPOLITAN
Ocak 2006
Röportaj: Funda Şahinbaş
Fotoğraf: Zeynel Abidin Ağgül
GÜLHAN ŞEN
Sempatik tavırları ve içten gülümsemesiyle herkesin ilgisini çeken Gülhan Şen, Tv8’de “Zamanın Ruhu:Zeitgeist” adlı programın sunuculuğunu, yapımcılığını ve yönetmenliğini yapıyor. İsterseniz onu daha yakından tanıyalım.
Yaşam öykünüz oldukça ilginç. Biraz bahseder misiniz?
Tam star olacak yaşam hikayesi var bende. Bulgaristan’da doğdum, 11 yaşımdayken zorunlu göçte ailemle birlikte Türkiye’ye geldim. Bir süre Kırklareli’ndeki Kızılay yardım çadırlarında yaşadık. Sonra ailem İstanbul’da çalışmaya başladı. Sıfırdan bir yaşam kurduk.
Televizyon serüveniniz nasıl başladı?
Uğurlu bir tavsiyeyle başladı. Düzgün Türkçe konuşmayı burada öğrendiğim halde çok çalışkan bir öğrenci olarak, yüksek puanla Kabataş Erkek Lisesi’ni kazandım. Bir gün okuldaki bir törende yaptığım konuşmada merhum Sakıp Sabancı da vardı. Törenin ardından yanıma geldi ve “Sen ilerde televizyoncu olmalısın, yüksek bir hitabet yeteneğin var” dedi. Bu beni çok etkiledi ve sonra iletişim fakültesine gittim.
GÜLHAN ŞEN KİMDİR?
Doğum tarihi:16 Temmuz 1978
Eğitimi:İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo Televizyon Sinema bölümü mezunu
Yer Aldığı Projeler:“Stardust”, “Eğitim ve Kariyer”, “Zamanın Ruhu:Zeitgeist” programları, “Sis Bulutunun Ardında:Alzheimer”, “Türk Sineması 2003” ve “Bozuk Para 1 Lira” belgeselleri, Turkcell ve Dışbank reklamları
Sunuculuğunu, yapımcılığını ve yönetmenliğini yaptığınız “Zamanın Ruhu:Zeitgeist” adlı programınız nasıl ortaya çıktı?
Hayalimde, sunucusunun klasik sunucular gibi önüne yazılan anonsları okumadığı, televizyon diliyle değil de normal hayattaki gibi konuşmaların yapıldığı ve sunucunun içinden geldiği gibi davrandığı bir program vardı. Kameranın varlığını unutarak neleri merak ediyorsa onları öğrenmek için yola düşecek, sıradan bir insan gibi gidip soracak ve anlatacaktı. Bunun demosunu çektim, Tv8’e önerdim ve “Zamanın Ruhu:Zeitgeist” başlamış oldu. Programımda hiç çekim hatası yoktur, çünkü çekimde ne olursa o da programda yer alır.
Komando eğitimi aldığınızı ve eskrim yaptığınızı biliyoruz. Bu merakınız nereden?
Komando eğitimini Londra’da Reuters Haber Ajansı’nda televizyonculuk üzerine eğitim alırken vermişlerdi. Habercilere özel bir tatbikattı ve amaç dünyanın tehlikeli bölgelerinde görev yaparlarken hayatta kalmalarını sağlayacak teknikler öğretmekti. Eskrim en sevdiğim spor. Sanırım savaşçı bir ruhum var!
Gelecekte nasıl projelerle karşımıza çıkmayı düşünüyorsunuz?
Bir süre daha televizyondaki programcılık maceram sürecek. Daha sonra reklam filmi ve klip çekmeyi düşünüyorum. En nihayetindeyse ufukta bir sinema filmi görüyorum, o filmde hem oynamak hem de yönetmenlik yapmak istiyorum.
































bak bu iyi oldu hiçbirini okumamıştım, mümkünse kamera arkasında yaşananları veya yayınlanmamış bölümleri görmek istiyorum. eminim çok eğlencelidir.
Herkes konuşur ancak senin başarını elde edemez kıskanırlar hep tepki gösterirler doğal olarak da
Bir de sponsor firmaya şikayet falan etmişler diyorsun ne saçma ya insanların hiç işi yok fesatlık yapıyorlar valla pes.. Bunları paylaştığın iyi olmuş, bir sürü bilgi öğrendim böylece (:
Gülhan ablam az bile övmüş seni basın, sen gönlümüzde daha büyüksün. Doğru ilk 2 bölümünü izleyince “bu kız ne ayak” filan dedim ama güzelliğinden dolayı bir şans verip izledim, sonra da bağlandım. Aslında o kadar alışmışız ki aynı geyiklere sen bize serum gibi geldin ve serum etkisini gösterince kendimizden bi şeyler bulduk. Çılgınlığın, rahatlığın, doğallığın, etkileyiciliğin…Senin özellikle de bu yönünü sevdim, klasiklere bağlı olmaman… O neydi öyle sanki kitabı okur gibi… Ekranlara “bu iş böyle de yapılıyor kardeşim” dedin ve süper ettin, kendine hayran bıraktın. Uzun zamandır takip ediyorum seni, yeni programları da bekliyoruz, o Playstaion projen beni heyecanlandırdı,Playstation adventure projeni uygularsan çok sevinirim. Seni seviyoruz, kendine iyi bak, inşallah görüşümü okursun, sevgilerimle Gülhan abla…
Ya o değil de buradan birşey sormak isterim ben
galaksirehberi@tv8.com.tr adresine mail atınca geri geliyor, yani gitmior ve ben programdaki sorunun cevabını göndermek istiyordum.
Gerçi bu sitenin de adresini vermiştiniz programın sonunda, burada nereye tıklayarak cevaplayacağız?
Göz kamaştıran güzellik ve insanı sarmalayan bir doğallık… İlk izlediğim andan itibaren acaba ne zaman kaliteyi düşürecek ne zaman sulandıracak diye baktığım fakat ne mümkün her geçen gün daha da fazla kendine bağlayan ekranların aranılası ‚özlenesi sunucusu…Asıl annemle başladı macera, ilk o keşfetti
Ve laf söyletmiyor
Annem de herkesi beğenmez ekranda gördüğü anda yüzüne gülümseme yerleşiyor, bu bence çok önemli ve umarım program bu şekilde sürer. Gerçi yorucu geçiyordur eminim, bencilce ama doyamıyorum izlemeye tekrarları bile
Kendine çok iyi davran. Yeni siten hayırlı olsun, bekledim epeydir yapım aşamasındaydı, günün dünden güzel olsun..
Gerçekten sitenin açıldığına çok şaşırdım hiç beklemiyordum ama çok güzel bir sürpriz oldu.Daha nice yeni yayın yıllarına artık.
Selamlar siteye yeni üye oldum ama sizin uzun zamandır takipçinizim, Türk televizyonlarındaki en doğal ve kaliteli insansınız benim için. Sizin programınızı bir çok arkadaşıma tavsiye ettim aynı benim gibi onlar da sizin fanatik hayranınız oldu! Size başarılarınızın devamını diliyorum gerçi başarı üstü zat-ı muhteremsiniz…
Ablacığımmmmmmmmmmmmmmm:) Seni çok ama çok seviyorum bir gün seninle tanışmak istiyorum, başarılarının devamını diliyorum, gezilerinde sana yardımcı olabilirim
Yeni siten hayırlı olsun bana bi imzalı fotoğrafını atar mısın nolurrr mailime at ben onu en kaliteli baskıda çıkartırım seni seviyoruzzz.. Kendine iyi bak..
Rahmetli Barış Manço’dan sonra severek izlediğim en seviyeli ve kaliteli dizi belgesel diyebilirim. Anlatım şekliniz öyle hoş ki insanı hiç sıkmıyor. Başarılarınızın devamını diler daha uzun yıllar programlarınızı takip etmek isterim.
Ya “contact” bölümü çalışmıo çalışmıo çalışmıo
:S
Ben programdaki sorunun cevabını vereceğim ama orası çalışmıyor!
galaksirehberi@tv8.com.tr’ye attığım mailler de geri geliyor, geri
geliyor, geri geliyor napacağım şimdi, buradan da söylenmez ki..
GALAKSİNİN EN GÜZEL BAYANI GÜLHAN SENİ ÇOK SEVİYORUM, SELAMLAR.
78 doğumlu olduğunuza hala inanamıyorum
Bayılıyorum size çok doğalsınız ve sempatik, aylarca yeni bölümleri bekledim. Arkadaşlar size bir şey soracağım bu sezonun ilk bölümü ne zaman başladı bir de tekrarlar ne zaman oynuyor?
Sitenin altyapı çalışmasını beklediğimize değmiş =)
Ekranda hep gülerken görüyoruz.. Bundan şikayetci filan değilim =) Lakin sinirlendiğinde nasıl olur ki?
Sitenin grafikleri hoş olmuş, ama tasarım için aynı şeyi söylemek zor. Herşey tek sayfada olmuş. Bir mesaj bölümü bile koymamışsın. Programın sonunda çalan şarkıyı söyleyer misin?
Ekranın sempatik ve güzel gezginine, bir akşam tesadüfen izlediğim
programınızı görünce, amatör bir sinema tutkunu olarak bunu bu
güzel kız mı yapmış? harika demeden edemedim. Ben de gezmeyi
çok seviyorum, ancak maddi olanaklarım ancak 8 ülke gezmeme
yetti. Sakın programı bitirmeye filan kalkma, bol başarılar
dileğimle…
Merhaba Gülhan şükür siteyi görebildik seni de çok özledik tabii ki de… Sitenin grafiği de çok güzel olmuş, anlatış tarzına hayranım seni gördükçe radyo ve televizyonculuk bölümünde okumak istiyorum.. Şu saç bandanandan bana yollar mısın arkadaşlarıma hava atsam
“Bakın kızlar Gülhan bana tokasını yollamış”… Çok mutlu olurdum elbet
SEVGİLİ GÜLHAN GEÇEN SENE BİR RÖPORTAJIN VARDI GAZETE ADINA GEREK YOK SEN HATIRLARSIN,BİR HİKAYEDEN BAHSETMİŞTİN, “HÜZNÜN RENGİ MAVİ” DİYE LİSE YILLARINDA HİKAYELEŞTİRDİĞİNİ SÖYLEMİŞTİN BEN ARAŞTIRDIM AMA BULAMADIM ONA SİTEDE YER VERİR MİSİN, LÜTFEN…
Belki seçimdir, belki değil. Belki doğaçlamadır, belki rüya. Kurnazlıktır belki. Belki de hesaptır, koşulların denkliğidir, ihtiyaçtır. Zorunluluktur, zorladır. İstemli hırs, ekonomik yaklaşımdır belki de kim bilir kim nasıl kurar. Ben seni ruhuma, aklıma, bedenime üç olmazsa olmazla istiyorum. Benimle evlenir misin? =)
Merhaba Gülhan site güzel olmuş ama biraz karışık ve tek sayfadan ibaret ama herşeye rağmen ilk girişte senin resmini görmek güzel
Gezilerinden ve seninle ilgili çocukluğun dahil resimlerini bizimle paylaşmayı düşünür müsün?
Merhaba ben Ümit Bursasporlu olan…Bir gün seni görmeden ölürsem gözüm açık gider, eğer o gün seni görürsem bırakırsam yüreğim parça gider bu sefer… Sen uzakta olsan da biz yakındayız yeter ki sen mesajlarımızı oku canım yaa
Sizi her şekilde seyretmek ve işlerini takip etmek mükemmel bir sevinç yaşatıyor içime

Kıpır kıpır oluyorum sizin programınız başlayınca.
Bilmiyorum bu mümkün mü ama sizin de turlarla gezdiğiniz dünyayı,keşke biz de sizinle gezebilsek
(elinizde mikrofonla gezerken arkanızda sizi tıpkı ördek yavrularının suyun üstünde takip ettiği gibi takip edebilsek,ilginç olan birşeyler aramak için dört bir yanı tarayabilsek,her program değil ama bazen keşke elimize bu imkan geçebilse)
Sizi çok ama çok seviyorum ve sakın gözlerden uzak olmayın
Selam, işte geldik bir günün sonuna daha, dedim günü seninle kapatayım…İyi geceler, tabii orada gece ise
Ya bu gece sinir oldum ama yapmayın böyle ben Öss kurbanıyım ders çalışmam lazım saat 8’de ayarlamıştım kendimi, siteye girmesem izleyemeyecektim bi daha olmasın, kızdım güzel şey… Hadi iyi geceler…
Hadi affettim program muhteşem olmuş tatlı şey seni…Bu satte olsun hep ya…
Selam bir gece daha sonlandı, acaba şimdi neredesin? Bu saatte fazla gezme kız başına
GÜLHAN ABLA SENİ YILLARDIR İZLEMİŞTİM AMA BANA BİR GÜN FİNAL SINAVIMDA YARDIMIN DOKUNACAĞINI DÜŞÜNMEZDİM. MİMARLIK ÖĞRENCİSİYİM VE ÖDEV KONUM BARCELONA! SENİN PROGRAMIN AKLIMA GELDİ ARAŞTIRDIM AMA BULAMADIM HİÇ BİR YERDE LÜTFEN BANA YARDIMCI OLABİLİR MİSİN? LİNK ÖNEREBİLİR YA DA BARCELONA GEZİNİN BİR KOPYASINI BANA YOLLAYABİLİR MİSİN? MASRAFLARI KARŞILARIM ELİMDEN GELDİĞİNCE, KARGO FİLAN. LÜTFEN GÜLHAN ABLA…
isbilirisbilir38@hotmail.com
@caglarisbilir
Valla arkadaşım ben izlediğim bölümleri kayıt ediyorum ama burada sana link vermem doğru mu bilmiyorum.
Programın arşivini nereden bulabilirim?
Bu hayranına imzalı bir resmini göndermen mümkün mü? (korkmazibrahim16@hotmail.com)
Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana,uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana!
PROGRAM BİTERKEN ÇALAN MÜZİĞİN ADINI LÜTFEN SÖYLEYİN RİCA EDİYORUM
SANA NASIL ULAŞABİLİRİM? EN BÜYÜK HAYALİM SENİN GİBİ BİR GEZİ PROGRAMI YAPMAK, SENİNLE ÇALIŞMAYI ÇOK İSTİYORUM. SADECE DİL YOK, GERİ KALAN HERŞEY BENDE MEVCUT!
d
Gülhan sen dergi çıkartsana bir de
Yine gezi filan olur içinde…
Çok güzel bir bayan olduğunuzu söylemek için sitenize üye oldum. Bir kerecik teşekkür edersiniz artık…
http://www.vanhaberleri.net/vanhaber/1721-tv8-yildizi-gulhan-sen-van-ile-ilgili-roportaj-verdi.html
Bunu görmüş müydün Gülhan abla?
Ayrıca Tayvan’a gitmeyi düşünüyor musun?
Çok merak ediyorum Tayvan’ı.
Görüşmek üzere…
Kendine çok çok iyi bak =)
1 aylık Avrupa turu yapacağım, nerelere gitsem ki???
Gülhan, bu arada Facebook’da (sağolsun) fanlarından birkaçının açtığı sayfalar bu senin adına kurulu web-sitesinden kat kat daha aktif. Gerçekten iyiler, çok faaller. Hepsine buradan teşekkür ediyorum hatta. Mesela senin kaçırdığımız programlarını buradan seyredemiyoruz (ki bizim en çok dilediğimiz şey bu; Ebru Şallı bile bütün pilates videolarını Tv8’e kabul ettirdi) ama Facebook’daki fan hesabından seyredebiliyoruz sağolsunlar. Bence bir an evvel siteye de artık şöyle bir çeki düzen ver, sen daha iyilerine layıksın
Bu kadar fanın var yüzüstü koyma!
Gülhan Hanım bu kadar hayranı bol birine hayran olmak bize ters, ama ben de size hayranım sanırım.. Umarım gerçek kişiliğiniz de yüzünüz kadar güzeldir.. Arkadaş olabilirsek memnun olurum..
Gülhan, senin eski fikrinden bir program yapmışlar. “Ters Yüz” ismi. TRT1’de yayınlanıyor. Bu defa sadece meslekleri değil, komple hayatları değiştirmişler.
Söylemek istedim
Kendine iyi bak.