BU HAFTA
Çikolata Kokulu Şehir… BRUGGE…
Brugge’deki gezimize kaldığımız yerden devam ediyoruz bu hafta… Geçen hafta en son tekne turuna çıkmıştık, bu hafta tekne turunun tadına doya doya varıyoruz… Sonra sizi şehrin en meşhur çikolata dükkanlarından birine götürüyorum ve dükkanın sahibiyle tanıştırıyorum. Kendisi dünyaca ünlü bir çikolatacı;Dominique Persoone… Çikolataya değişik lezzetler katmasının yanı sıra bir de ilginç buluşları var çikolataya dair…
Ardından da nergis çiçekleriyle dolu küçük bir bahçe olan ama küçük olmasına karşın Brugge’de büyük bir üne sahip olan Beguinage’ı tanıtıyorum size… Geçen haftaki bölümü izleyenler görmüştür, aslında hiçbir şey anlatmadan sadece görüntüleri gösterilse bile izlemesi insana keyif veren bir yer Brugge, o yüzden bu güzellikten mahrum kalmayın derim başka da demem
9 Nisan Cuma 22:20’de TV8’de…

Taze taze döndüm, ayağımın tozuyla da hemen sizinle paylaşıyorum… Belçika’nın masal şehri Brugge’ü izliyoruz bu hafta… Bu hafta derken 2 Nisan Cuma 22:30’da. (Evet gün ve saat yine değişmiş, bu konuyu sonra konuşuruz
)
Brugge muhteşem bir şehir, izlerken bile büyüsüne kapılacaksınız… Çikolataları, dantelleri ve kanallarıyla meşhur bir yer ve ortaçağdan kalma evleriyle de Unesco Kültür Mirası listesinde yer alıyor.
Üç bölüm olarak yayınlayacağız Brugge’ü ve ilk bölümde de ana meydan Grote Markt’e, şehrin 14.yy’dan kalma belediye binasının yer aldığı Burg Meydanı’na, çikolata dükkanlarına göz atacağız ve tekne turuna çıkacağız…
İyi seyirler!
Tekrar ediyorum bu hafta Cuma 22:30’da buluşuyoruz! Kaçıranlarsa tekrarı için Pazar sabahı 10:00’da uyanacak artık

MUHTEŞEM KOPENHAG…
Arkadaşlar bu hafta Danimarka’nın başkenti Kopenhag’dayız… Kopenhag her yıl “Dünyanın Yaşanılacak En İyi Yerleri” listelerinde hep üst sıralarda yer alır… Bu anlamda gitmeden merakımı cezbetmişti neden acaba diye… Görünce hak verdim! Yeşili yeşil, mavisi mavi, havası pırıl pırıl, insanları sevgi ve saygı dolu, yaşam kalitesi yüksek bir şehir. Küçücük bir yer, bütün Kopenhag’ı bir günde dolaşmak mümkün… Ben de sizlere en önemli yerlerini tanıttım; şehrin sembolü olan Küçük Denizkızı Heykeli’ni, tekne turuna çıkabileceğiniz liman bölgesi Nyhavn’ı, eğlence parkı Tivoli Bahçeleri’ni ve ünlü alışveriş caddesi Stroget’i…
20 Mart Cumartesi 23:15’de Tv8’de…

SAİNT PETERSBURG
Bu hafta yeni bir bölümle karşınızdayım dostlar! Başkent Moskova’dan sonra Rusya’nın en büyük ikinci şehri olan görkemli Saint Petersburg’dayız!
Baltık denizi kıyısında Neva Nehri’nin üzerindeki 42 adada kurulu olan bu şehir, kanalları ve köprüleriyle Venedik ve Amsterdam’ı andırıyor ama 200 yıl boyunca Çarlık Rusyası’na başkentlik etmiş Saint Petersburg’da tarihi doku da gezdiğiniz her yerde kendini hissettiriyor…
Nereleri geziyoruz peki? Şehrin 1703 yılında kurulduğu yer olan Peter ve Paul Kalesi’ni, Vasilyevsky Adası’ndaki Borsa Meydanı’nı, Saint Petersburg’un en işlek caddesi olan Nevsky Prospekt’i ve de Kışlık Saray’a attığı topla Ekim Devrimi’ni başlatan efsanevi Aurora Kruvazörü’nü tanıyoruz ilk bölümde (malum genellikle süre nedeniyle iki bölümde işliyorum ya büyük şehirleri)…
Ve tabii ki üç milyon sanat eseri koleksiyonuyla dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Hermitage Müzesi’ni de atlayacak değiliz! Bu müzeyle ilgili öğrendiğim en ilginç bilgi şuydu (programda da paylaştım bunu zaten): Eğer ki bir ziyaretçi Hermitage’daki eserlerin her birine sadece bir dakikasını ayırırsa, müzenin tamamı yaklaşık 11 yılda geziliyormuş! İnanılmaz değil mi!
O zaman tabii ki yeni günü ve saatinde, yani 6 Mart Cumartesi 23:15’de Tv8’de buluşuyoruz yine!
CUMARTESİ 23:15

Merhabaaaalar!
Daha önce programın günü ve saatinin yeniden değişeceğini belirtmiştim, net ve kesin bilgi gelince size de bildireceğim demiştim.
Şimdi bana bildirilen gün ve saat şudur: Cumartesi 23:15! Uzun bir süre de böyle olacağı, değişmeyeceği söyleniyor (değişirse zaten bu kez direkt isim adres verip aradan çekilerek siz sevgili gün değişiminden muzdarip kızgın ve öfkeli dostlarımı yöneticilerimin üzerine salmayı düşünüyorum!
Nasıl?
)
Sözüm o ki bu hafta 20 Şubat 2010 Cumartesi 23:15’deyiz… Haftaya da öyle… Amma ve lakin yeni bölüm bekleyenler hüsrana uğrayabilir zira iki haftalık değişimden haberi olamayan biiir sürüüü izleyicimiz Las Vegasları kaçırmış ve “bize ne, bize ne, bizim suçumuz değil ki kaçırmak, yeniden verin o bölümleri” diyorlar maillerle! Gel çık bakalım işin içinden şimdi! Böyle durumlarda kabak hep benim başıma patlıyor tabii! (Bu da ne garip deyimdir değil mi?
Kabak niye patlıyorsa birinin başına??? Aslında kabak kendi kendine patlama işlemini gerçekleştiremeyeceği için biri vuruyor demek ki ona, bu durumda da doğrusunun “patlatılıyor” olması gerekmez mi? Yani “Kabak hep benim başım(d)a patlatılıyor” gibi…) Neyse bu ayrı mevzu, sözü başka yeri çekip dikkat dağıtmaya çalışıyorum galiba!
))
Sonuçta Las Vegas bölümlerini kaçırdık diye yakınan izleyiciler haklılar… Bu nedenle de Las Vegas bölümleri tekrarlanacak yeni gün ve saatimde… İzlemiş olanlar da iki hafta izinli artık! ![]()
Hepinize mutlu ve keyifli günler!

LADIES AND GENTLEMEN WELCOME TO UNIVERSAL STUDIOS!
Bu hafta Hollywood civarlarında gezmeye devam ediyorum sevgili dostlar… Ta oralara kadar gitmişken bir de Universal Studios’un kapısını çaldım size çok eğlenceli bir bölüm hazırladım! Universal Stüdyoları‘nda hem tematik park alanındaki eğlencelere katılıyoruz hem de gerçek film setlerini görme imkanımız oluyor… Jaws, Jurassic Park, Psycho, The Fast and the Furious ve War of the Worlds… Sinemada nefeslerimizi tutarak izlediğimiz pek çok anın tam olarak nerede çekildiğini ve nasıl başarılı birer prodüksiyon harikası olduklarını hep beraber göreceğiz…Şimdiden iyi eğlenceler dilerim!
(27 Ocak Çarşamba 22:15’de Tv8’de)

HOLLYWOOD BÜYÜSÜ!
Seeeelam Hepinize Sevgili Dostlar,
Bu hafta yine çok özel bir bölüm geliyor ekrana… Melekler Şehri Los Angeles’da, Hollywood’dayız! Beyaz perdenin büyüsünü, ışıltısını tüm dünyaya saçan hayallerin merkezinde…
Sizlere 2002’den beri Oscar Törenleri’ni izlerken gördüğümüz Kodak Theatre’ı, önünde ünlülerin el ve ayak izlerinin bulunduğu Chinese Theatre’ı ve yine ünlülerin isimlerinin yazılı olduğu pembe yıldızlara evsahipliği yapan Walk Of Fame’i yani Şöhretler Yolu’nu tanıtacağım…
Bir de o meşhur Hollywood yazısının hikayesini anlatacağım… Fazla söze gerek yok, kaçırılmaması gereken bir bölüm var bu akşam kısacası
)) (20 Ocak Çarşamba, 22:15’de Tv8’de)
İyi seyirler!

KIRMIZI GİYEN ADAMLAR… MAASAİLER…
Bu akşamki yayınla Kenya seyahatimiz sona eriyor…Nairobi’yi, Nakuru’yu, Maasai Mara’yı ve Maasaileri tanıttım size 5 bölümdür. Bu bölümü (6 Ocak 2010 Çarşamba, 22:15) özellikle izlemenizi tavsiye ediyorum…
İki anlamda; biri kendi çıkarınız için ( programın sonunda soru ve karşılığında ödül var!
) diğeri de kanımca son derece şaşırtıcı ve keyifli bir program olduğu için. Bir önceki hafta size Maasaileri anlatmıştım, yaşam tarzlarını, inanışlarını, sosyal görüşlerini, geleneklerini v.s. Bu kez onlara çantamadan çıkan basit bazı objeleri gösteriyorum ve neredeyse hepsini ilk kez görüyorlar…
Aynada ilk kez kendini görüyor yaşlı bir Maasai kadını, kibrit yakıp veriyorum yok istemeyiz bunu “ateş yakmak bizim işimiz” deyip almıyorlar… Süslenmeye çok meraklı osalar da ne bir ruja ne de ojeye tamah ediyorlar… Evimin anahtarlarına katıla katıla gülüyorlar bu ne saçma birşey diye. Çantamda yararlı buldukları tek şey “yara bantları” oluyor ve onlara dağıtıyorum sanki çok değerli bir hediyeymişçesine…
Ardından da safari bölümümüzden geri kalan son bir kısmı izliyoruz..Yine aslanlarla haşır neşirim
İyi seyirler ve çekilişte bol şanslar diliyorum!

MAASAİLER…
Sevgili GGR Dostları,
Bu geceki bölümde (30 Aralık 2009,22:15) Kenya ve Tanzanya topraklarında yaşayan Maasai kabilesinin bir köyüne gidiyoruz. Kenya Maasai Mara’dayız… Modern dünyanın nimetlerinden tamamen uzakta bir yaşam süren Afrika’nın bu ilginç kabilesini tanımak beni çok heyecanlandırdı… Size de elimden geldiğince öğrediklerimi aynı heyecanla aktarmaya çalıştım.
Maasai erkekleri av dansı ve yükseğe sıçrama yarışı yaptılar bize, kadınlarsa şarkılı bir karşılama töreni düzenledi… Köyü gezdik, tezekten yapılmış evlerine girdik. Son derece ilginç bir bölüm var anlayacağınız bu gece…
İyi seyirler!

MAASAİ MARA
Anladığım kadarıyla geçen haftaki safari bölümünü pek bir sevmişsiniz… (Nasıl anladığım mühim değil, anlarım ben!
Açıkçası benim için de keyifli bölümlerden biriydi… E hazır tadı damağınızda kalmışken bu hafta da devam edelim diyorum!
Bu kez dünyanın önde gelen safari alanlarından biri olan Kenya’nın Maasai Mara Ulusal Parkı‘na gidiyoruz… Geçen sefer Nakuru’da aslan, fil, su aygırı gibi iricene hayvanları görememiştik çok, Maasai Mara’da onlarla da müşerref olduk…
Bir de belgesellerde izlerken hep gördüğüm bir yer vardı…Hayvanlar su bulmak için Tanzanya Serengeti’den kalkıp kopup Maasai Mara’ya gelirken bir nehir geçiyordu…Orada da timsah ve diğer etçillerle, otçul hayvanlar arasında büyük bir can pazarı yaşanıyordu hep… Bufalo sudan geçmeye çalışıyor, timsah pusu kurmuş yemek yakalamaya çalışıyor filan, hatırladınız mı manzarayı? İşte tam o geçiş noktasına gittik, Mara Nehri’ne… Görüşmek üzere!
23 Aralık Çarşamba 22:15’de Tv8’de.…

SAFARİYE ÇIKTIM!!! (Bir arkadaşa bakıp döneceğim!)
Seeelaaaamlar Herkeseeee!
Bu haftaki bölümde (16 Aralık Çarşamba 22:25) Kenya’nın Nakuru Gölü Ulusal Parkı‘nda safariye çıkıyoruz sizinle!
Doğa belgeseli izlemeyi sever misiniz bilmiyorum ama ben baaayılırım!
O yüzden Afrika’ya gidip bu kez bizzat bizim bu tarz bir program hazırlamamız beni çok heyecanlandırmıştı, umarım sizin de hoşunuza gider!
Bu arada programın başında girecek olan Rtük uyarı metnini merak edenler çıkacaktır (ben bilmem mi seyircimi bilmem mi!
) Şimdiden yazayım da sonra boşuna kendinizi yormayın…
Efendim bir bölümümüzde sponsor firmanın adını söylemiş olmam dolayısıyla “destek veren firmanın hizmetlerini tanıtmama” kuralını ihlal etmişiz bilmeden, o yüzden de uyarı almışız… Gerçi kanaldaki en az 5 programa daha gelmiş uyarı benzer sebeplerle… Sanıyorum bir gün boyunca Tv8 izlenmiş oralarda
Bana komik gelen kısımsa şu oldu, uyarının bir kısmında diyor ki aynı durum birden fazla kez tekrarlanırsa kuralı ihlal eden programın yerine belgesel yayınlanır
)) Hımmm !
İroniye bak!
Bu akşamki bölümü keyifle izlerseniz haftaya yayınlanacak olan bölümü de kaçırmayın… (Bir alan bir bedava!) Dünyanın en popüler safari mekanlarından biri olan Maasai Mara’yı gezeceğiz haftaya!
Sağlıcakla kalın!

Jambooooo!
Kenyalıların “Merhaba! Selam!” nidası bu! Yıllarca anlamadan dinlediğimiz “Ya ya ye Coco Jambo ya ya ye” nin nereden geldiğini buldum, evreka!
))
Gittim geldim işte çok şükür sağ salim! Gerçekten çok ama çok güzel bir geziydi! Gelir gelmez de size gördüklerimi taze taze göstermek için montaja giriştiğimden siteye yazma fırsatını ancak buldum. Özürlerimi iletirim!
Ha bu arada ben yokken de programın günü ve saati değişmiş, çok da iyi olmuş! Bundan böyle Çarşamba 22.15’de program, yazın bir kenara!
Her ne kadar yandaki ankette “Fark etmez her saatte izleriz seni!” seçeneğinden sonraki çoğunluk “erkene alınması iyi oldu” dese de bence bir gezi programının prime time’da Türkiye’nin en çok izlenen dizilerinin karşısında olması pek doğru değildi…
Bihter Behlül’le yastıklı yastıksız seralarda meralarda bir takım işler karıştırıyordu bendeniz zavallı yok Helsinki’ydi yok Oslo’ydu birşeyler anlatmaya çalışıyordum havaya!
)) Sonuç olarak orta bir yol bulduk, program eski gününde ama daha erken bir saatte, hem de dizilerden sonra! Nasıl? Daha uygun değil mi? Bu konudaki fikrimi ve talebimi mantıklı bulan Tv8 yönetimine buradan teşekkürü borç bilirim!
İlk olarak bu akşam (9 Aralık Çarşamba 22:15) Kenya’nın başkentini tanıtıyorum size…Nairobi’yi! Aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama Nairobi hem Afrika’nın yoksulluğunu hem de Avrupa’nın bütün lüks imkanlarını barındıran bir şehir… Bu akşamki bölümde göreceksiniz, bir yanda lüks oteller, arabalar diğer yanda yemek ve su bulmakta güçlük çeken insanların yaşadığı gecekondu bölgesi…
“Benim Afrikam” filmini izlemiş olanların hoşuna gidecek olan Karen Blixen Müzesi ve kendi elinizle zürafaları besleme imkanı bulabilecğiniz Zürafa Merkezi de tanıtacağım yerler arasında…
Bu programı “Kenya’ya Giriş”, “Hey Dostum Kenya’yı Biraz Tanıyalım mı?” bölümü olarak düşünün
Ardındansa safari izlenimlerimi aktaracağım size! Masai Mara’da yaptığımız çekimler muhteşem oldu!
Sonra daaaaa Masailer…Afrika’nın modern dünyanın nimetlerinden uzaktaki kabilesine misafir olacağız!… Buradaki çekimlerde ben çok etkilendim, ekranda da göreceksiniz… Bazı Masai kadınları ilk kez bir ruju, ilk kez bir anahtarı gördüler… Kendilerini ilk kez aynada görenler de vardı… Çok çok çarpıcı anlar yaşadık, size de elimizden geldiğince aktarmaya çalıştık…
İşte bu kadaaaar! Geri kalanları yeri geldikçe yazarım yine! Bana gerek sevginizle, dualarınızla gerek mailleirnizle oralarda eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim! Keyifli seyirler diliyorum!

Sevgili Arkadaşlarım,
Siz bu mektubu okurken ben çoook uzaklarda Afrika’nın bi’yerlerinde olacağım… Bi yerde derken tam olarak Kenya’da aslında! Yaaa sormayın
Şirketten bir iş için şehir dışı veya yurt dışına giderken form dolduruyoruz, fromda da “Görev Yeri” yazan bir ibare var, onu doldururken yabancılaştım birden;
Görev Yeri: Kenya Nairobi yazdım sonra da uzun uzun ve aval aval baktım!
Yani bir insanın görev yeri neden Kenya Nairobi olur ki!?? Hele ki benim gibi birinin! Lay lay lom, heyo heyo herşey güzel olsun, hayat neşe dolsun filan, sonra hadi bakalım hop Kenya!
) Ne garip bir işim var hakikaten…
Ondan önce de sırasıyla şunları yaptırdım, onlar da yeteri kadar tuhaftı:
* 10 gün önce “Sarı Humma” aşısı oldum! Neee o da ne dediğinizi duyar gibiyim…Afrika’nın pek çok ülkesinde yaygın olan ve sivrisinek sokmasıyla bulaşan ölümcül bir hastalık bu sarı humma! Adına bak hizaya gel zaten! “Hummmaaaaa!” Aman Allahııım kaç kaç!!! Ama ne yaparsın görev icabı işte…Aşının koruması 10 gün sonra başladığı için de seyahat tarihinden 10 gün önce yaptırmak gerekiyordu… Zaten keyfine kalmış değil bu aşıyı yaptırmak ya da yaptırmamak, “mecburen” yaptırıyorsun çünkü Dünya Sağlık Örgütü bazı ülkelere girmeden bu aşının yaptırılmasını zorunlu tutuyor ve aşıdan sonra size sarı renkli uluslararasu geçerliliği olan bir sertifika veriyorlar! Yaaa… Kedim Tırmık’ın aşı karnesine benzeyen bir karnem var artık!
Dönünce fotoğrafını koyarım siteye…
* Ondan sonra tercihen de olsa Afrika’nın bir çok yerine giderken yaptırılması genellikle önerilen Hepatit A ve B aşılarından yaptırdım… Acımadı kiii, acımadı kiii
Kısacası şu sıralar içimde neler dönüyor neler!
* Aslında sıtma hapı da tavsiye edenler var ama onun da yan etkileri fazlaymış, çok zorunlu olmadıkça kullanmayın dedi doktor, depresyon ve halüsinasyon yapabilir dedi! Höh! Beni düşünsenize safaride zebra mebra anlatıyorum size ama görüntülerin alakası yok anlattıklarımla!
) Onu kullanmayı düşünmüyorum pek…
* Son olarak da sinekkovarlardan aldım…En doğrusu bu herhalde, korunmak!
Ekranın arkasında bir sürü ciddi mesele var gördüğünüz gibi, herşey göründüğü gibi sevimli değilmiş değil mi!
Neyse burada yavaş yavaş mektubuma son verirkene ben yokken olacakları da yazayım…
* 26’sında Kırım’ın devamı olan Bahçesaray’ı tanıttığım bölüm yayınlanacak… Bayrama denk geleceği için içeriği bakımında seveceğinizi tahmin ettiğim bir bölüm. Tatar Türkleriyle çok hoş sohbetler etmiştik, izlemeyenler kaçırmasın, izleyenler de dilerse nostalji yapsın…
* Geceleri otelden nete girme şansım olabilir, olmaya da bilir o yüzden niye mailime cevap gelmiyor, siteye yazdıklarımızı Gülhan okumuyor mu diye çemkirmeyin!
* Helsinki programımızın sonunda sorduğum soruya doğru cevap verenler arasından 1’inci, 10’uncu, 50’nci, 100′üncü ve 500′üncü kişiler kitap kazandı, zaten kendilerine de hemencecik bu sevinçli haber verildi…Katılan herkese teşekkür ediyorum ve kısmetse daha sonraki çekilişlerde kazanamayanların da kazanmasını diliyorum
Kazananlara kitapları en kısa sürede ulaştırılacak…
Hediye Kitap Kazananlar: Gözde Akbaba (İstanbul), Özlem Yılhan (Ankara), Ediz Cenez (İstanbul), Şehnaz Ercan (İzmir) ve Bengü Bellek (Eskişehir) Tebrikleeeeeer!
* Son olarak da benim ve kameraman arkadaşım için dua edin, sağ salim sıknıtısız gidip gelelim inşallah!
Diyeceklerim bu kadar… Bu arada şimdiden bayramınızı da kutluyorum çünkü bayramda da burada olmayacağım, önümüzeki ayın ilk haftası geliyorum (aslında bayramda elimi öpmeye gelenlerden kaçtığıma dair bir söylenti de var, bilemiyorum)…
Keyifli Kalın!
Gülhan
Not: Fotoğrafların bu güzel halleri için Dizifilm’den Sebil ve Büşra’ya çok teşekkürler…
HELSİNKİ‘NİN DEVAMINI KAÇIRMAYIN!
Bu Perşembe Helsinki’yi gezmeye devam ediyoruz… Geçen hafta zamanımız yetmemişti pek çok yeri anlatamamıştım… Bu kez Lüteryan kilisesi Temppeliaukion Kirkko’yu tanıtıyorum ilk önce size, sonra Finlilerin ünlü bestecisi Jean Sibelius’un anıtına uğruyoruz. Finlandiya’nın dört bir yanından getirilen geleneksel yapı tarzlarının ve yaşam biçimlerinin sergilendiği Seurasaari Açıkhava Müzesi’ni de dolaşıyor ve dükkanı kapatıyoruz
Ha bir de kitap tanıtıyorum size bu hafta “Avrupa’da Görülecek 101 Yer”… Programın müdavimeri bilirler ki bu kitap ya da herhangi bir şeyin tanıtıldığı bölümlerimiz verimli geçer
Size soracağım soru için hazırlı olun ve kitabı kazanan 5 kişiden biri siz olun diyorum başka da demiyorum! Daha ne diyeceksem zaten
Görüşmek üzere…
GGR 12 Kasım Perşembe 20:15’de Tv8’de…
Arkadaşlar bugün Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nde Finlandiya’nın başkenti Helsinki’ye gidiyoruz! Helsinki çok büyük bir şehir değil, gezilecek görülecek yerleri de pek fazla değil ama yine de farklı bir kültürü tanımak için yeterli veriler sağladı bize… İlk önce şehrin en ünlü meydanını anlatacağım size, Senato Meydanı‘nı… Sonra da Helsinkililerin günlük yiyecek, sebze meyve alışverişini yaptığı Kauppatori pazarına gideceğiz, fiyatlar hakkında bilgi edineceğiz… Hatta ta oralarda karşımıza çıkan Türk bir pazarcı ile sohbetimiz bile var
Helsinki’nin diğer “gezelim görelim” mekanlarıysa haftaya! İyi seyirler…
5 Kasım Perşembe 20:15, Tv8’de…
Evet bu hafta New York’un devamını izliyoruz.… Bu kez Times Square’in o şaşalı ve rengarenk atmosferini gözlerinizin önüne seriyorum ilk olarak… Buraya “dünyanın kesişme noktası” diyenler var, görün siz karar verin…
Dünyaca ünlü gösterilerin merkezi Broadway’deki şovlar hakkında bilgi veriyorum biraz ve son olarak da New York’un sembolleri arasında yer alan Empire State Binası‘yla Central Park’ı görüyoruz…
22 Ekim Perşembe 20:15’de Tv8’de…
NEW YORK NEW YOOOORK!!!
Arkadaşlar bu hafta dünyanın en cazibeli şehirlerinden New York’u geziyoruz beraber!…
İki bölüm halinde yayınlanacak olan New York’un ilk bölümünde Özgürlük Heykeli’ne gidiyoruz, yakinen inceliyoruz Amerika’nın sembolünü…
Manhattan Adası hakkında enteresan bilgiler öğreniyoruz, sonra 11 Eylül’ün yaşandığı ve günümüzde “Sıfır Noktası” olarak tabir edilen alandaki son inşa çalışmalarına göz atıyoruz…
Son olarak da filmlerden aşina olduğumuz meşhur Brooklyn Köprüsü‘ne çıkıp bu bölümü sonlandırıyoruz…
Ha bir de New York’un bazı felaket filmlerinde başına gelenleri gözler önüne sermiştim, onu yazayım tam olsun
15 Ekim Perşembe, 20:15’de Tv8’de…
İyi seyirler!







































Bu akşamki programda Gülhan’ın çığlık atmaktan vakit bulduğu anlarda…
–Bu ne ya??!! Üzerimize tır düşüyor. Allah oradan da sel bastı (çığlıklar çığlıklar)
–Bunlar otobur, bi şey yapmaz!
–Etçillerin yanına geldik galiba…
Bu sözleri ve kendine özgü tonlamalarıyla yine beni benden almıştır kendisi.Bu keyifli program için teşekkürler
)
Gülhan bölüm süperdi bayıldım bayıldım!
Ben Wisteria Lane’nin stüdyo olduğunu hiç düşünmüyordum ama çok şaşırdım.
Gerçekten bu bölümde çok bilgi aldık, bu arada senin gülmen harikaydı sular sıçrayınca filan
Selin’e katılıyorum cidden komikti, ya sen cidden harikasın!
Bu arada böyle sen yürürken kamera her seni çektiğinde gülümsemen harika, böyle farklı birşey
Duyuru!..
Şimdi Gülhan’ın sitesine yazılanları (özellikle Çağrı kardeşimizin mailini) okuyunca bu yazıyı hemen yazma gereği hissettim.
Yaptığı fiillerin hoşumuza gitmesi,olaylara bakış açısı,sözlerini dinlerken baktığımız gözlerinde gönül insanı olduğunu görmek… Aynı dili konuşmak,aynı duyguyu hissetmek ve aynı frekansta olmak… Sonuç olarak birine yakın olmak için onda kendimizden bir şeyler bulmalıyız. Bizim onda bulduğumuz ortak paydanın “samimiyet” olduğunu düşünüyorum. Bir bakıma Gülhan sizsiniz, siz de Gülhan…
Haliyle de yazılarımızda gösterdiğimiz sevgimize ek olarak onu görme ve bir-iki kelime konuşma arzusu oluyor. Kanala gidip de onu bulma şansı var;ama bu sorgulanabilir bir eylem. Orada olur mu, ya da olsa da uygun olabilir mi? Katılırsınız ki iki taraf için de iyi olan, Gülhan’ın uygun zamanda ve mekanda bu buluşmayı sağlaması. Hasılı.. Mütemadiyen bu talep sitede dile getirildi ve Gülhan da uzun süredir planladığı bu görüşme-buluşma ortamını işlerinin hafiflediği Mayıs sonu veya Haziran başı gibi yapmayı düşünüyor.
Şu an için bu ortamın olacağına kesin diyebilirim; ama türü söyleşi mi olur veya eğlence mi olur bilemiyorum. Belki de türünü ve biçimini bu süreç içerisinde gönderdiğimiz maillerdeki istekler şekillendirir. Gülhan, konu kendisi olduğunda bişeyler söylemeye utanan bir insan ama bu konuya yüzeysel de olsa değinir ileride.
Hepimizin Şen’leneceği o günü yaşama temennisiyle, Hüsam.
Ooo yeahh Jaaauuoowws
Ah bu reytingi yüksek diziler,
Ben şahsen kendim olarak program gününün Pazartesi veya Salı olmasını arzu ederim. Zira bu günlerde hiç reytingi yüksek dizi olmadığından, biz çocuklar annelerimizi daha rahat kulaklarından tutup senin programını izletebiliriz. Aksi taktirde ne kadar seni çok sevseler de, izlemeleri için ısrar etsek de, kaçıp gidip başka odalarda reytingi yüksek dizileri izliyorlar..
Tv8 artık beni ciddi anlamda hayalkırıklığına uğratmaya başladı.Değişen yayın günü ve saatlerini takip etmekten yoruldum.Gülhan için katlanıyoruz bakalım,programı bir şekilde izleyebilelim de o bize yeter
Selam Gülhan,
Hayatımda ilk defa birine yıldırım aşkıyla çarpıldım. Sizi, programınızı tamamen tesadüf sonucu gördüm ve size aşık oldum.
Seninle bir bütünüm, sensiz hayat durgun,
Sensiz şarkılar boş yaşamak anlamsız,
Mutluluk seninle güzel, yalnız seninle doyumsuz,
Sen varsan eğer hayat yaşamaya değer.
Las Vegas dizisini Josh Duhamel ve Molly Sims için izlerdim vakt-i zamanında. Kumarhane,eğlence hayatı, ışıl ışıl hareketli bir şehir. Bugün bir baktım Gülhan Las Vegas’da, çılgınların arasında, kulağında pembe tüy küpeleriyle çılgınlarla uğraşıp program sunmaya çalışıyor
Süresi daha uzun olsaydı keşke. El mahkum haftayı bekliyoruz
Gülhan Hanım 1 şey soracağım program tam olarak saat kaçta başlar?
Gülhan bence gün ve saat olarak Cuma ya da Çarşamba 23:15 olsun. Bence program için en güzel saat bu, bu saatlerde tv başlarında olan daha çok kişiler var, diziler bu saatte bitiyor ve hemen programı izlerler.
Las Vegas’ın da Amsterdam gibi marjinal bir şehir olduğunu yine Gülhan’dan öğrenmiş bulunuyorum. Allahtan Las Vegas’da coffee shoplar yokmuş. Bir de onlar olsaydı, Vegas halkı cehennemden yerlerini çoktaaan parsellemiş olurlardı sanırım
E durum böyle olunca ‘biz de mi cehenneme, biz de mi cehenneme?’ sorusunun cevabı bariz ortada olduğundan, böyle bir soru gündeme gelmez, biz de bu espriye katıla katıla gülemezdik
Ya Gülhan abla süper birisin, seni gerçekten severek izliyorum… Las Vegas çok güzelmiş, senin sunman bambaşka bi tat kattı…
Gülhan yayın akışında Cumartesi 21:15 diye gözüküyor bence böyle daha iyi olmuş gün olarak
doğru değil mi yani yanlış yazmazlar bence böyle olsun gün çok süper olmuş.
Gülhan Hanımcığım,
Eğer kabul ederseniz benim size şöyle naçizane bir eleştirim olacak:
Neredeyse bir sezon geçti, benim aklımda bir aslanlar, kaplanlar, Maasai Maralar, bir de Las Vegaslı Holywoodlu ışıklı Amerrika kaldı. Acaba bu süre zarfında biraz daha çok yer gezmiş olmanız gerekmez miydi?
Kaçırmadan izlerken, yurt dışına gitmemle birlikte artık takip edemiyorum
çok üzgünüm, sadece tatillerde. Ama yine de eğleniyorum ve vazgeçmeyeceğim
Nihahaha.
İlk başta 21:15 diye yazıyordu ama şimdi daha iyi 23.15 harika olmuş bence, keşke biraz da programın süresi uzun olsa. Gülhan siteye umarım bakmışsındır videolarını da eklemeyi düşünüyorum ve koca kafalı resim çalışmaları yapacağım
Ben çok beğendim Gülhancığım yine kendi yorumlarını da işin içine katınca daha da güzel oldu
İnsanın o yerleri gezesi geliyor. Öğrencilikten kurtulursam gideceğim:)
Gülhan dünkü bölüm süperdi.
Hele o senin karateci halin süperdi, yapanların ellerine sağlık çok güzel bölümdü
Çok çok çok güldüm
Selam ben bu önceki bölümleri nereden bulabilirim? Bileniniz var mı?
Sevgili Gülhan; İzmirli hayranlarınla da buluş lütfennn!!Herşey İstanbul’la sınırlı kalmasın!
Merhaba Gülhan. İsmin de kendin de çok güzelsin. İşini de çok güzel yapıyorsun. Programlarını elimden geldiği kadar seyretmeye çalışıyorum. Yani denk gelirsem kesin seyrediyorum. Aslında program bahane. Ben seni seyretmek istiyorum. O kadar güzelsin ki.O kadar güleryüzlü ve sıcaksın ki seni seyretmemek elde değil. Allah yolunu açık etsin. İnşallah daha iyi işler yaparsın. Seni hep görmek isterim televizyonda. İçinin güzelliği yüzüne vurmuş. Hoşcakal.
Selam Gülhan. New York bölümü çoooooooook güzeldi herzamanki gibi
Bu hafta güzeldi, daha çok bilgi aldık.
Ama yine de güzeldi de süresi çok kısa olmaya başladı gibi!
Merhaba yorumları sizin okuduğunuzu öğrenince çok sevindim. Sitede iletişim kutucuğu bulamadığım için genel yorum kısmına yazmış olacağım. Umarım okuyup cevaplarsınız. Las Vegas programlarınızı izledim, çok beğendim… Bu ayın sonunda ben de gezdiğiniz bölgelere gideceğim ancak sizden bir kaç bilgi almak istiyordum, bunun için benimle iletişime geçebilir misiniz? Teşekkürler.
Gülhan seni izlememek, beğenmemek elde değil, çok tatlı bir kişiliğin ve de gülüşün var. Kendin gibi kişiliğin de rengarenk valla
Programın da çok güzel, kendim gitmiş gibi hissediyorum seni izlerken. Bir de şu programın videolarını bu siteye ya da başka biryere eklesen de biz de bulsak, kaçırdığımızda izlesek nasıl olurdu???
Kisses for you
Ödülü duyurduğu yazıdaki fotoğraf,onu neden sevdiğimizin resmidir.Bu kız bu haberi söylemekle söylememek arasında kaldığını ve gerekçesini açıkladı;ama açıkla(ya)madığı asıl olan diğer sebebi de resmiyle göstermeyi uygun buldu!..
Bu kız bu gibi durumlarda hassas bir utanma duygusuna sahip olduğu için hep birşeyleri saklıyor ve söyleyemiyor.Hem tabiatı gereği hem de yanlış anlama olmasın diye genelde bu yolu tercih ediyor…
Seçtiği fotodan ondaki tevazuyu görmemek mümkün mü? “Dünyanın en ince ruha sahip insanı” ödülü olsa ve bu ödülün dili olsa “Beni, hak eden Gülhan’a verin, o buna fazlasıyla layık” diye bağırır
)
Ödül üzerine cümlelerim var ama mesele bu değil; mesele,Gülhan’ı sevindiren şey her ne olursa olsun bizi de sevindirmiş olması. Haa bu kızın hiç mi derdi yok? İnsan olması sebebiyle elbette vardır; dertsiz insan olur mu? Biz onu hep gülen yüzüyle gördük ve pozitif enerjisine ortak olduk. Sağolsun kendisi de bunu hep başarabildi.
Kazanılmasında bize de pay biçtiği bu ödülün ona verdiği sevinci gördüğümüzde ne kadar sevindiğimizi bilmesini istiyorum.
Gönlü bir ömre sığmayan arkadaşımızın hep yanında olsun sevinçler.
Şen(le) kalın.
GÜLHAN SENİ ÇOK SEVİYORUMMM nedense böyle söylemek geliyor içimden hep! Ödülü aldığına çok sevindim tabii ki de yani kim alacaktı yabaduba yabaduba
Görüşmek dileğiyle…
Saygıdeğer Gülhan hanımefendi, uzun süredir ne programınızı izlemeye ne de internet sitesini ziyaret etmeye fırsat bulamamıştım.“Award goes to” başlıklı yazınızın içeriğini yorumladığımda, daha önce benim de bir yorumumda espri amacı ile kullandığım “hem dünyayı dolaşıp hem de tonla para kazanma” söylemine kızgınlığınızı gerekçelendirerek dışa vurduğunuzu gördüğüm ve bu noktada şahsıma cevap hakkı doğduğunu düşündüğüm için bu yorumu yapma zarureti hasıl oldu..
Demek ki aynı espri birden fazla defalar kullanıldığında, aslında keyiflenmesi hedeflenen şahısın sinir katsayına olumsuz etki edebiliyormuş..
Bu söylemi kullanan diğer arkadaşlarının kasıtlarını bilmemekle birlikte, şahsım tarafından tamamen espri amacı ile kullanılmış bulunmaktadır, zira bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma gibi bir alışkanlığım bulunmadığından, sizi (ya da herhangi bir kimseyi) “bilgisizce yargılama” gibi bir hadsizlik sergilemem söz konusu olmaz.. Zira programın lezzetinin şahsınızdan kaynaklandığını müddeadit defalar yazılarımla arz etmiş bulunuyorum… Bu bağlamda ne kadar para kazandığınız, oralarda ne yiyip ne içtiğiniz, hangi otellerde kaldığınız, daha da derinlemesinde, ne giydiğiniz, saçınızın makyajınızın nasıl olduğu veya nasıl göründüğünüz ile hiç ilgilenmeden sadece gördüklerinizi sunum tarzınızla ilgilendim ve etkilendim.. Bir başka ifade ile “yediğin içtiğin (bu bağlamda aldığın ücret)
senin olsun, ne gördüğünü anlat” çizgisinde izledim sizi.. Şimdı bu kapsamdan olarak, şimdi efendim; istemeden sürç-ü lisan eyledimse af diler, bilgisizce yargılama ithamı sebebi ile teesüf eder, “Darülfünûn-ı Şahane” mektebi talebelerince layık görüldüğünüz mükafat nedeni ile tebrik eder, muvaffakiyetlerinizin devamını temenni ederim. Selametle.. (Çok Osmanlıca farkındayım ama bayılıyorum bööle konuşmaya napiim..:)
Gülhan ablacığım bu ödül için çok bile geç kalındı, seni cok tebrik ediyorum ve inşallah daha da nicelerine sahip olacaksın. Biz her zaman yanında ve takipteyiz, seni çok seviyoruz
Gülhan ablacığım o kadar pozitif bir enerjin var ki canım sıkıldığında, bunaldığımda seninle ilgili videolara bakıyorum, programına bakıyorum neşem yerine geliyor. Çok sevecen ve içtensin ya, ben dershaneye gidiyorum o yüzden programlarını izleyemiyorum eminim ki benim gibi programı ve seni çok seven hayranların ve programını kaçıran hayranların da vardır. Tv8’in sitesine giriyorum ama görüntü çok kötü, güzel yüzünü doğru düzgün göremiyorum Gülhan ablacığım, bu programların dvdsi çıksa nasıl olur? Hem öğretici, hem merakımı gideriyor, hem de rehber oluyor bize, hele de senin süper sunumun eklenince ohhh
Yani binlerce saçma filmin, dizinin dvdsi çıkıyor da senin neden çıkmasın lütfen Gülhan ablacığım bir düşünün ve inşallah yazımı okursun ve bu umudumun gerçekleşebileceğini söylersin. Başarılarının devamını diliyorum hep öyle kendin gibi sevecen ve içten ol
:)
Gülhan izleyemedim bu bölümü çok merak ediyordum tekrarını ne olur yayınlayın
Ooo Gülhan Hanım tebrikler ödül almışsınız. Sizin bu disiplininize, bu özverinize de böyle bir ödül yakışırdı zaten. Ama şimdi senin bizi yanaklarımızdan öpmen gerekiyor. Neden dersen, biz güzel sözlerimizle sana enerji ve moral verdik, o yüzden şimdi senin de bizi öpmen gerekiyor.
Saint Petersburg’daki müziklerin isimleri neydi?
Bölümleri daha uzun yapamaz mısınız?
Gülhan abla birşey soracağım;
program reklama geçerken çıkan müziğin adı ne?
Hani sen elinde bir dünya tutuyorsun ya o arada çıkan şarkı…
Sözsüz mözsüz ama çok güzel adı ne o şarkının?
Selam Gülhancığım bugünkü bölümü heyecanla bekliyorummm
Yahu ne diyeceğim eskiden eski bölümlerle ilgili şeyler veriliyordu o yok artık. Neden yok? Olsa olmaz mı, rica etsem olabilir mi? Seni Sewiore
İnanmıyorum ya ben 3 Nisan yeni bölüm sanıyordum meğerse bugün yayınlanmış üf!
Neyse ki Pazar sabahı erkenden kalkıp izleyeceğim.
Bu program sayesinde mutlu oluyorum, hayatım iyi gidiyor, bir nevi uğur gibi birşey oldu
Tebrikler… Aldığın ödülü fazlasıyla hak ettin.. İletişimin bir bilim dalı olduğunu söyleyerek beni .….….etkiledin… TEBRİKLER GÜLHAN…
Gülhan abla ben üniversiteye hazırlanıyorum, bu yüzden gittiğin yerlerde bize oranın önde gelen üniversitelerini tanıtırsan bizim için çok iyi olur…
Bu konuda yapımcıya bir istek götürürsen çok sevinirim.
Saygılar
Sevgili Gülhan programın saati gene değişmiş artık gerçek programını Pazar sabahları 10’da yayımlanan bir program olarak anacağız
Seni çok ama çok seviyorum. Bu Cuma Belçika Brugge’a gidiyormuşsun! İnanamıyorum daha 2 ay önce o doğa harikası yerdeydim! Şimdi seni göreceğim Belçika’nın bastığım topraklarında! Allahım seni etinle kemiğinle görememek,sana sarılıp hasret giderememek ne kötü! Ne acı verici! Bir de düşünsene sen böyle bir durumda asla empati yapamazsın; çünkü seninle ilgili bir mevzuda senin empati yapman olanaksız, onu ancak birebir yaşaman lazım
Zaten bu acıyı anlasan Türkiye’de de bir turne yapardın; İzmir, Denizli.….. Olsun biz seni uzaktan seviyoruz artık ne yapalım.
Olsun! Sevmek için illa dokunmak gerekmez. İnsan uzaktan da sevilir;tıpkı bu dünyada olmayanlar ve bu dünyada olup da erişilemeyenler (Gülhan Şen) gibi…
[Senin hakkını asla yemeyeceğim, Süperman değilsin ki hangi birimize yetişeceksin!!! Ama işte bu gerçekle yüzleşmek istemiyorum. Manchester’da rastlayamadım sana, Belçika’da,Paris’de de rastlayamadım;Türkiye’de hiç mi hiç rastlayamam herhalde. Ama ben çok inanıyorum günün birinde oturup iki çift sohbet edeceğiz seninle… Dişlerimiz dökülmüş, saçlarımız ağarmış olsa dahi bile…
(Bir bayan olarak ben güzel boyarım seninkileri:D:D)
Seni seviyor. Bu yazımın gücüne güç katarak seni fişeklemesini diliyor, o güzel gözlerinden öpüyorum…
Ya Gülhaaann, ama ambole oldum artık yaa
(
Programın Cumaya alındığı bi güzel unuttum, sonra da sinirimden duvarları yedim. Şaka şaka duvarlar duruyor yemedim ama umarım artık program saati değişmez.
Evlenebilme şansım olsaydı seninle keşke…
Selam sizi beğeniyle izliyorum, ekrandaki enerjinizin bitmemesini, hayatınızda da olması dileğiyle, nice başarılı projelere adım atmanız dileklerimle, sevgilerimle… (ALLAH yar ve yardımcın olsun)
Gülhan kızım ben Türkan halan, unutmamışsındır beni inşallah (ben de yiğeni Hadiye, bana yazdırıyor
:) Anket yapmışsın.. Bence her türlü programı yaparsın.. Ama şu anki programını çok beğenerek izliyorum.. Seni kutluyorum, Türkan halan…
Sevgiler,saygılar üzerinize olsun
Selam Gülhan,hakikaten helal sana, dünyayı dolaştın sana mısın demiyor, dolaşmaya da devam, en kuytu köşesine kadar
İşinin hakkını da veriyorsun boşuna değil ya ödüller almak, hayranlarının sevgisini daimi muhafaza etmek kolay değil. Tabii ki beğenmeyenler de olacak onlar da işin tuzu,biberi. Galaksi Rehberi’nden sonra da boş durmayacaksın eminim. Bu potansiyel enerjiyi muhafaza etmek kolay değil ya
Benim seninle ilgili bir hayalim var
Tabii hayalden öte geçer inşallah Bernard Shaw’a inanıyorum sayende
Bu arada hayalim başrollerini ikimizin paylaştığı sonu mutlu biten bir aşk filmini ortaya koymak
Senaryo benden, yönetmenlik senden. Merak etme Hollywood garantili olacak, o yıl ve sonra gelecek on yılın bütün Oscarları bizim olacak
Ama biz Oscarları almaya gitmeyecegiz çünkü ben bu filmin karşılığında birşeyler almayı düşünmüyorum. Ha sen belki bu Oscar nedir, nasıl birşeydir merak edersin bir tır kiralarız bir de şoför alırız getirir ne olcak ki
Artık filmi görenler parmağını mı ısırır, kolunu bacağını mı kopartır bilemem ama tarihe damgasını vuracak. Hem de nasıl!
Benim hayalim bu kadarcık, fazla gelmedi sana umarım
Seni seven kalplere Allah uzun ömür versin, masum güzelliğin senin sevdiklerine kalsın… Hoşçakal…
Bence yeni bir program yapsan bile yine gezi olmalıdır.. Size yakışan bu zaten Gülhan Hanım.. Beğenerek izliyorum sizi. En çok da konuşma tarzınız ve de ses tonunuz acayip güzel.. Biliyorum artık dünya bile dar gelecek gerçi ama yakın zamanda galaksiye uzanacaksın bu gidişle.. Tekrar başarılar…
Çok tatlısın
Bir bayan olarak ilk defa bir bayana böyle birşey dedim
Ama keşke Yengeç burcu olmasaydı ya da ben…