BU HAFTA
MALDİVLER RÜYASINA DEVAM…
Geçen hafta soğuk kış günlerimizi ısıtan görüntüleriyle Maldivler programımız çok beğenilmişti… Bu hafta turkuaz rengi sular, bembeyaz kumlar bizi tatil hayallerine daldırmaya devam ediyor…
Adamızdaki şaşalı otel odalarını da görmek istiyorsanız bu bölümü kaçırmayın! Öte yandan komşu ada Gadu’ya da gidiyoruz ve Maldivlilerin günlük yaşamına göz atıyoruz, emin olun şaşıracaksınız…
24 Aralık Cumartesi ve 25 Aralık Pazar 11:00’de Tv8’de!
100. BÖLÜM!!!
Sevgili Dostlarım!!!
Bugün sizinle beraber Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nin 100. Bölümünü kutluyoruz ve Portekiz’in başkenti Lizbon’dayız!!!
Bu özel bölüme özel sürprizimi görmek için lütfen aşağıdaki fotoğrafıma tıklayın! Sevgiler!
BENİN’DE SON DURAĞIMIZ…
Merhabalar Dostlarım!
Benin’in 2.Bölümü yayınlandı bu hafta ve maillerinizden anladığım kadarıyla programın özellikle sonları sizi de epey duygulandırmış… Evet gerçekten benim için de oldukça yürek burkucuydu Benin’in tarihindeki kölelik ticaretine dair acı gerçekler…
Gezimiz sandığımdan biraz daha verimli çıktı bu arada ve iki bölümde toparlamayı düşündüğüm Benin’i üç bölümde tanıtmak icap etti. Aksi halde herşeyi üstünkörü anlatıp geçmek durumundaydım… Ve bunu da hiçbirimiz istemeyiz öyle değil miiiiiiiiiii!?
Haliyle son bölümümüze nelerin kaldığını hatırlatmam gerekir:
Benin’de resmi din olan Vudu’nun bir törenine katılacağız! Vudu’nun Hollywood filmlerinde gördüğümüz iğne batırılan bebeklerden, büyülerden öte bir inanç sistemi olduğunu öğreneceğiz…
Sonra benim henüz yayınlanmadan bile oldukça konuşulan pitonlu görüntülerimi izleyeceğiz… Pitonlarla sıcak dostluk ilişkilerimi yukarıdaki fotoğraftan da açık seçik görebilirsiniz!
Son olarak da bir gölün üzerine kurulmuş olan enteresan Ganvie Köyü‘ne gideceğiz…
19 Kasım Cumartesi 11:00’de Tv8’de…
Dostlarım, geçen Cumartesi beşinci sezonumuzun ilk bölümü olan Şikago yayınlandı ve yazdığınız yorumlardan anladığım kadarıyla çok keyif almışsınız, ne mutlu bana!
Bu hafta Şikago’nun devamı gelecek ekrana… (22 Ekim Cumartesi sabahı 11:00!) Nereleri gezeceğiz peki? Valla önce Şikago Nehri’nde bir gezintiye çıkacağız, ardından uzuuun ve şaşalı bir limuzin kiralayıp şehrin ilgi çeken dev heykeli Marilyn Monroe’yu görmeye gideceğiz…
“Şahane Mil” adındaki popüler alışveriş caddesine şöyle bir göz atıp, Hanckok Binası’ndaki dünyanın en güzel manzaralı tuvaletine gideceğiz! (Evet bana da ilk söylediklerinde yadırgamıştım ama gerçekten güzelmiş manzara!
) Eskiden Ginger denilen yeni adıyla Segway olan muhteşem kişisel ulaşım aracını test edeceğiz.. Ülkenin en ünlü doğa tarihi müzelerinden biri olan The Field’deki dünyaca meşhur dinozor T-Rex Sue’nun dev iskeletini inceleyip, Planetarium’da biraz uzayın gizemlerini keşfe çıkacağız… En sonundaysa soluğu bir Jazz Bar’da alacağız! Yani anlayacağınız epey tempolu bir bölüm bekliyor bizi!
MALTA’DAN SEVGİLERLE…
Üst üste fazlaca sağa sola koşuşturduğum bir dönem geçti ve bilgisayar başına geçip sizleri haberdar edemedim gelişmelerden…
Nerede kalmıştık? Hımmm en son özetler yazmıştım size evet… Safranbolu’ya gittim geldim, benim için çok keyifliydi, hem şehre bayıldım hem de orada tanıştığım sıcak insanların misafirperverliğine… Fotoğraf neden koymadın siteye diyenler için aşağıdaki fotoğrafı ekliyorum…
Ardından Malta’ya gittim… Sabahın erken saatlerinde montla hafiften titreyerek çıktığım İstanbul’dan 2 saat sonra Malta’ya vardım ve abartmıyorum herhalde 2 saat içinde filan kavurucu güneşin altında amele yanığı oldum!
Biraz dengem şaşsa ve uygun kıyafetler seçip seçmediğimi sorgulasam da (bilhassa çizmelerime baka durdum tabii orada!) Malta’yı gerçekten çok beğendim!
Bir kere bir ada olmasının getirdiği tüm yaz güzelliğini taşıyor deniziyle, güneşiyle… Onun dışındaysa ilginç ve bizimle de oldukça ilintili tarihiyle kültürel açıdan oldukça doyurucu bir seyahat sunuyor ziyaretçilerine… Yemekler Akdeniz yemekleri, eğlence deseniz eğlence de var, güvenli ve dolaşması rahat bir yer… İngilizce ikinci resmi dilleri olduğu için her yerde herkesle iletişim sağlamak da kolay, e daha ne olsun, gelen turistlerin cebine üç beş Euro harçlık da mı koysunlar yani!!
Önümüzdeki iki hafta arka arkaya 25 Mayıs Çarşamba — 1 Haziran Çarşamba Malta bölümleri yayınlanacak… Saatimiz 24:00 biliyorsunuz… Daha önce de yazdım ama tekrar edeyim: Bu konudaki şikayetlerinizi lütfen bana değil kanalın izleyici temsilcisine atın… (izleyicitemsilcisi@tv8.com.tr) Ama Çarşamba akşamı daha erken de olamıyor arkadaşlar çünkü karşısında diziler olduğu için bu kez de dizi izleyenler mail atıyor kaçırıyoruz diye…Aslında en doğru gün sitedeki anketin sonucunda olduğu gibi Cumartesi akşamı tabii…
Sonraaa…Haziran başında Suudi Arabistan’a gideceğim! Sürpriiizzz! Hiç aklınıza gelir miydi? Benim için de sürpriz oldu, Suudi Arabistan Kültür Ataşeliği’nden bir davet aldık ve açıkçası bana ilginç olur gibi geldi çünkü bu alışılmışın dışında bir gezi olacak, kutsal kentler Mekke ve Medine’ye değil turistik anlamda ziyaret edilebilecek Riyad ve Cidde’ye gideceğiz! Merak ettiklerinizi, öğrenmek istedikleriniz veya gittiyseniz önerilerinizi, tavsiyelerinizi bekliyorum!
Bu arada “Çam Sakızı” başlığındaki çekilişi unutmadım arkadaşlar, sadece herkesin görüp katılabilmesi için zaman tanıyorum… Belki Malta programlarının ardından şanslı kişiyi seçeriz çünküüüüü bakarsınız Malta’dan aldığım hediyelerin çekilişi başlar ![]()
Mutlu Kalın!
San Francisco Sokakları…
Sevgili Dostlarım Yeniden Selamlar!
Geçen hafta San Francisco’nun ilk bölümünü izledik, bu hafta da şehri gezmeye devam ediyoruz!
Nostaljik kablolu tramvayları, ana meydan Union’u, kıvrımlı mı kıvrımlı ilginç Lombard Sokağı’nı ve Sevgililer Günü’nde geleneksel olarak gerçekleştirilen yastık savaşını keyifle izlediğinizi umuyorum…
Bu kez de size meşhur kızıl Golden Gate Köprüsü’nü anlatacağım (ki kızıl da değilmiş aslında rengi programda öğreneceksiniz tüm gerçekleri!
), şehrin göze çarpan sembollerinden Transamerica Piramidi’ni tanıtacağım…
Sonra Çin Mahallesi’ne geçeceğiz, rengarenk dükkanları dolaşıp bizdeki gibi Çin mallarının hiç de “1 TL”ye satılmadığını görüp sukutuhayale uğrayacağız(m)
Sahilde, hem San Francisco’luların hem de turistlerin gözde bölgelerinden biri olan Fisherman’s Wharf’a da uğrayıp geri kalanları da son bölüme bırakacağız…
30 Mart Çarşamba akşamını Perşembe’ye bağlayan gece 24:00’de (geç saatim yüzünden yaptığım tanıma bak!) Tv8’de…
If you’re going to San Francisco…
“If you’re going to San Francisco, be sure to wear some flowers in your hair…” diyor şarkı…Yani San Francsico’ya gidiyorsan saçına bir tutam çiçek iliştirmeyi ihmal etme…
Ben de bavulumu hazırladım, bilgilerimi çalıştım, gezi rotamı belirledim, e kafama da taktım çiçekli tokamı tamamen hazırım artık San Francisco’ya gitmeye!!! Allah sağ gidip salim gelmeyi nasip ederse (malum uzun yoldur, her seferinde tırsarım azıcık ben) Mart ayı için şahane San Francisco bölümleri hazırlamak istiyorum size!
Ben yokken iki hafta tekrar bölüm girecek (Bkz: GGR’cilerin yıllar içinde öğrendiği temel prensipler no-8: “Gülhan burada yoksa ekranda yeni bölüm de yoktur!”) Split-Kotor bölümüyle Dubrovnik’i kaçırmış olanlar 16 ve 23 Şubat Çarşamba günlerini takip etsinler…
Dönünce sizleri haberdar edeceğim, bu süre içinde dualarınız, sevginiz, enerjiniz bizimle olsun lütfen! Keyifli Kalın!
12 Şubat 2011
ASYA’NIN RUHU:SEUL
Nihayet aylardır merakla beklediğiniz Güney Kore, Seul bölümü bu akşam karşınızda arkadaşlar! Gerçekten çok eğlenceli bir bölüm oldu, bilhassa benim Kore usulü çay yapma ve sunma denemelerim var ki evlere şenlik!
Programımızın ilk bölümünde Seul’ün ana meydanı Gwanghwamun’u tanıtıyorum öncelikle size…Bu meydanda dev heykelleri bulunan Kore tarihindeki iki önemli figürü de tanıyoruz. Sonra eski geleneksel Kore evlerinin yer aldığı Bukchon Hanok bölgesine geçiyoruz…Buradaki evlere bayıldım ben… (“Boş Ev”-Bin Jip’i izlediniz mi bilmiyorum ama burası bana o filmdeki bazı sahneleri anımsattı…)
Son olarak da Seul’de önemli bir Budist tapınağı olan Jogyesa’yı ziyaret ediyoruz ve bize burada “dado” adı verilen Kore tarzında çay hazırlama ve sunma seremonisini öğretiyorlar… Ama inanın bizdeki kadar kolay değil bir çay hazırlamak ve sunmak (ki ben daha bizdekini bile doğru dürüst yapamazken!) Zarif zarif, ağır ağır, belli bir sıralama ve düzen içinde hazırlanması gerekiyor çayın… Eğitmen hanımefendi göreceksiniz ki elini fincanlara uzatırken bile büyük bir dikkat ve zariflik içinde…Çünkü amaç onu hazırlarken aynı zamanda ruhunu da dinginleştirmek ve meditasyon yapmakmış meğer… Ama ben bunu öğrenene kadar eeeepey çile çekiyorum ve meditasyon yapacağım derken oldukça huzursuz oluyorum çay seremonisinde!
)) Biz sonradan çekimleri izlerken bile benim halime güldük durduk
)) Umarım siz de keyifle izlersiniz…
Gülhan’ın Galaksi Rehberi, Güney Kore: Seul bölümüyle, 26 Ocak Çarşamba, 21:45’de Tv8’de!
REN NEHRİ’NDE SON DURAK…
Evet nihayet Ren Nehri yolculuğumuzda çektiğimiz son bölüm de ekrana geliyor yarın… Gün değişikli olunca mecburen araya tekrar bölümler girdik ve son bölüm de kendinden öncekilerle biraz arayı açtı ama olsun; ben başına hatırlatma koydum zaten daha önce neler yaptık neler ettik diye…
Bu haftaki bölümde Köln’e doğru yola çıkıyoruz ve nehir kenarında şahane şatoları, evleri izleye izleye yolculuk ediyoruz. Nehre dair bilgileri ve efsaneleri anlatıyorum size… Sonra da akşam üzerine doğru Köln’e ulaşıyoruz. Tam bir şehir turu yapabildiğimizi söyleyemem tabii ama az çok önemli olan her noktaya değinmeye çalıştım…
Bu bölümdeki ilginç detaylardan biri de Köln denince aklımıza gelmesi gereken ilk şeylerden biri olan “kolonya”nın ilk üretildiği yer olan Farina Müze-Ev’ini ziyaretimiz…
19 Ocak Çarşamba, 21:45’de Tv8’de!
REN NEHRİ’NDE YOLCULUĞA DEVAM…
Geçen hafta ilk bölümü yayınlanan Ren Nehri seyahatinin devamını izliyoruz bu hafta… Nerede kalmıştık? Strazburg’da… Önce onu tamamlıyoruz, ardından gemimizi biraz daha detaylı tanıyoruz… Ve seyahatimize devam ederek Almanya’nın şirin kasabası Rüdesheim’a ardından da Köln’e ulaşıyoruz…
Bu seyahatimizde çekim süresi sıkıntısı nedeniyle kısa kısa tanıtabileceğim bu güzel yerleri, daha detaylı GGR bölümleriyle yeniden ekranlarınıza getirmeyi de canı gönülden diliyorum ayrıca.. Keyifli seyirler!
28 Aralık Salı, 21:15’de Tv8’de!
REN NEHRİ‘NDE SEYAHAT…
Ben geldimmm ve yeni bölümleri de hemen ayağımın tozuyla yayına vermek üzere hazırlıyorum arkadaşlar! Ren Nehri üzerinde nefis bir seyahate katıldık, İsviçre’nin Basel şehrinden gemiye bindik Almanya-Fransa arasındaki irili ufaklı kasabalara, şehirlere uğradık…Daha önce Tuna Nehri üzerinde yaptığım nehir gemisi ile seyahat bölümlerimizi çok beğenmiştiniz, umarım bunlar da hoşunuza gider! İlk önce Almanya’nın Breisach kasabasını, ardından da Fransa’nın Strazburg şehrini geziyoruz… Ve elbette ki gemimizi tanıyor, nehir gemilerinin özelliklerini öğreniyoruz… Salı akşamı görüşmek üzere!
Ren Nehri Seyahati, 21 Aralık Salı, 21:15’de Tv8’de…
DUBROVNİK’DEYİZ…
Arkadaşlar Zamanın Ruhu:Zeitgeist döneminde gidip tanıttığım Dubrovnik bölümünü izlememiş olanlar Salı gününü kaçırmasınlar. Dubrovnik; uygun fiyatlarla, yakın bir yere, vize derdiyle uğraşmadan gitmek isteyenler için güzel bir seçenek bence…O yüzden yeniden Dubrovnik’deyiz, Hırvatistan’ın en popüler seyahat noktasında! Bu kez Gülhan’ın Galaksi Rehberi için tarihi surları dolaşıyoruz, Eski Şehir bölümünü tanıyoruz ve buraya özgü lezzetleri tadıyoruz…
Gülhan’ın Galaksi Rehberi, 30 Kasım Salı 21:15’de Tv8’de…
ADRİYATİK’İN PARLAYAN YILDIZLARI

Bu sezonun ilk bölümünde size Yunanistan’ın Korfu Adası’nı ve oraya giderken geçtiğimiz Korint Kanalı’nı tanıtmıştım. Bu hafta, gemiyle gerçekleştirdiğim o gezinin rotasındaki iki yeri daha tanıyoruz. İlki Hırvatistan’ın Split şehri… Haliyle bir liman şehri (E gemiyle gittik dedim değil mi yukarıda!
ve denize nazır her yerin barındırdığı güzelliği taşıyor. Öte yandan bu şehir vaktinde bir sarayın içinde gelişmeye başlamış dolayısıyla şehir merkezi günümüzde bir sarayın içinde yer alıyor, o nedenle ilginç bir yapısı var.
Ardından Karadağ Kotor’a geçiyoruz. Doğa ve tarihin iç içe olduğu muhteşem güzellikte bir yer. Tarihi dokusu bozulmamış sokak aralarında dolaşıp, jet sosyetenin limanda demirli göz alıcı yatlarına göz atıyoruz. (Cümledeki mantık uyumuna lütfen dikkat: göz alıcı-göz atıyoruz!
)
Gemimizin sadece 5 – 6 saat kadar kısa kaldığı bu iki güzel noktayı zamanım elverdiğince anlatmaya çalıştım size o yüzden eksik gedik mutlaka olacaktır; onları da gidip kendiniz gezince tamamlarsınız artık
23 Kasım Salı, 21:15’de Tv8’de…
Tekrarı aynı gece 01:45’de…
CHİANG MAİ GEZİMİZE DEVAM
Bu hafta Chiang Mai’ye kaldığımız yerden devam ediyoruz! Fillerle gezintiye çıkıyoruz öncelikle, ardından şehrin meşhur pazarı Ratchadamnoen’e gidiyoruz; Tayland’ın en yüksek noktası Inthanon Dağı‘na çıkıp, dağ köyleri arasında yaşayan kabilelerin günlük hayatına göz atıyoruz… Kısacası yine son derece otantik ve ilginç bir bölüm sizi bekliyor!
16 Kasım Salı 21:15’de Tv8’de…
Tekrarı aynı gece 01:00’de
CHİANG MAİ’YE EGZOTİK SEYAHAT
Sevgili dostlar ilk bölümün ardından bu kez Uzakdoğuya uzanıyoruz! Sizi Tayland’ın kuzeyine, bir anlamda ülkenin kültürel başkenti olan bir şehrine götürüyorum bu hafta, Chiang Mai’ye…
İki bölüm olarak yayınlanacak olan Chiang Mai’nin ilk bölümünde neler izleyeceğiz peki? Efendim öncelikle Taylandlı Budistler için çok kutsal olan Wat Prathat Tapınağı’nı göreceğiz, sonra tarihi bölge Wiang Kum Kam’a göz atacağız ve futbol oynayan, mızıka çalan, masaj yapan hatta resim çizen fillerin şovlar sergilediği bir fil kampını ziyaret edeceğiz…
TATİL ÖNCESİ İZLEYİN…
İlkbahar tüm güzelliğiyle aramıza katıldı, yaz da kapımıza dayandı artık… Yavaş yavaş gözünüzde bu yılki tatilinizin canlanmaya başladığına; işler,okul bir an önce bitse de kendimi sıcak kumlardan serin sulara atsam diye hayallere büründüğünüze eminim… (Kişi herkesi kendi gibi sanır ya, oradan eminim
)
Ben de yoğun istek üzerine (evet yoğun, bir günde dört kişi bizzat geldi bana sordu! Dört!
Maillerle soranları saymıyorum bile! Günlük ortalamadan yola çıkarsak bu ay en az 120 kişiye tavsiyede bulunacağım düşünülürse epey yoğun diyebiliriz değil mi?)
Ne diyordum… Ben de yoğun istek üzerine tatil öncesi kararsız olanlara bir liste hazırladım: “En Güzel 10 İlkbahar-Yaz Şehri” 10’dan geri sayımla ilkbaharın yazın geçirilebileceği şehirleri sayıyorum…Tabii bizim gezdiklerimizin, tanıttıklarımızın arasından seçtiklerim bunlar… Siz de listemize bir göz atın, not edin, araştırın, kesenizi tartın biçin karar verin istediğiniz tatile…
7 Mayıs Cuma 22:30’da Tv8’de…

BÜKREŞ‘E DEVAM…
Bu hafta Romanya’nın başkenti Bükreş’in devamı geliyor ekrana dostlarım…
Bu kez Romanya’da komünizmin çöküşüne neden olan olayların yaşandığı meydan Piata Revolutiei’yi (Devrim Meydanı) tanıtıyorum size. Çavuşesku’nun konuşma yaptığı son balkonu görüyoruz, 1989 devriminde hayatını kaybedenlerin isimlerinin yer aldığı anı duvarını ziyaret ediyoruz… Açıkçası yaşı en az benim kadar (!)
ya da benden fazla olanlar için yakın tarihin unutulmaz sahnelerinin yaşandığı bir alan burası…
Daha sonra Bükreş’in eski şehir bölümü Lipscani’ye gidiyoruz, ana caddesi Calea Victorie’de geziniyoruz, Romanya’nın değişik bölgelerinden getirilen yapı tarzlarının sergilendiği açıkhava müzesi Village Museum’a (Köy Müzesi) göz atıyoruz ve de Bükreşlilerin oksijen depolarından biri olan Herastrau Parkı‘na da uğrayarak Bükreş‘e veda ediyoruz…
Peki tüm bunları ne zaman, nerede yapıyoruz?
30 Nisan Cuma 22:30’da Tv8’de…

DOĞU AVRUPA’NIN PARİS’İ BÜKREŞ’İ TANIYALIM…
Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nin kadim izleyicileri… Bu hafta size Romanya’dan selamlar getirdim. E sırf selamla da kalmadım tabii, beklediğiniz üzere program da hazırlayıp geldim
Gelirken de biraz zorluk çektim…
Malumunuz olduğu üzere İzlanda’da patlayan yanardağ, bize de sabah 9’dan gecenin 2’sine kadar süren bir otobüs yolculuğu olarak patladı
Neyse ki yakın bir yerde yakalandık, otobüsle motobüsle gelebildik sonuçta sağ salim… Allah havaalanlarında mahsur kalan, yollarda perişan olan diğer yanardağzedelere kolaylık versin!
Size Romanya’nın başkentini takdim ediyorum bu Cuma! Bükreş, Doğu Avrupa’nın Paris’i olarak nitelenen, yemyeşil ve şık caddeleri ile dikkat çeken bir şehir… Benim kafamda her nedense daha gri ve kasvetli bir şehir vardı ama Bükreş‘in doğayla iç içe yapısına bayıldım.
İlk bölümde Unirii Caddesi’ni tanıtıyorum; böyle fıskiyeleri ile içinizi açan çok hoş bir cadde. Caddenin bir ucundaysa Parlamento Sarayı var. Eski Çavuşesku Sarayı… Bu yapı dünyanın Pentagon’dan sonra ikinci büyük devlet dairesi olarak geçiyor Guinness Rekorlar Kitabı‘nda.
Paris’dekinin bir benzeri olarak yapılan zafer anıtı Arcul de Triumf ve adını Türkçe’deki “çeşmeci” kelimesinden alan Cişmigiu Parkı‘nı da gezdikten sonra bu haftalık bu kadar diyoruz ve devamı için haftayı bekliyoruz..
23 Nisan Cuma 22:30’da Tv8’de…

Çikolata Kokulu Şehir… BRUGGE…
Brugge’deki gezimize kaldığımız yerden devam ediyoruz bu hafta… Geçen hafta en son tekne turuna çıkmıştık, bu hafta tekne turunun tadına doya doya varıyoruz… Sonra sizi şehrin en meşhur çikolata dükkanlarından birine götürüyorum ve dükkanın sahibiyle tanıştırıyorum. Kendisi dünyaca ünlü bir çikolatacı;Dominique Persoone… Çikolataya değişik lezzetler katmasının yanı sıra bir de ilginç buluşları var çikolataya dair…
Ardından da nergis çiçekleriyle dolu küçük bir bahçe olan ama küçük olmasına karşın Brugge’de büyük bir üne sahip olan Beguinage’ı tanıtıyorum size… Geçen haftaki bölümü izleyenler görmüştür, aslında hiçbir şey anlatmadan sadece görüntüleri gösterilse bile izlemesi insana keyif veren bir yer Brugge, o yüzden bu güzellikten mahrum kalmayın derim başka da demem
9 Nisan Cuma 22:20’de TV8’de…

Taze taze döndüm, ayağımın tozuyla da hemen sizinle paylaşıyorum… Belçika’nın masal şehri Brugge’ü izliyoruz bu hafta… Bu hafta derken 2 Nisan Cuma 22:30’da. (Evet gün ve saat yine değişmiş, bu konuyu sonra konuşuruz
)
Brugge muhteşem bir şehir, izlerken bile büyüsüne kapılacaksınız… Çikolataları, dantelleri ve kanallarıyla meşhur bir yer ve ortaçağdan kalma evleriyle de Unesco Kültür Mirası listesinde yer alıyor.
Üç bölüm olarak yayınlayacağız Brugge’ü ve ilk bölümde de ana meydan Grote Markt’e, şehrin 14.yy’dan kalma belediye binasının yer aldığı Burg Meydanı’na, çikolata dükkanlarına göz atacağız ve tekne turuna çıkacağız…
İyi seyirler!
Tekrar ediyorum bu hafta Cuma 22:30’da buluşuyoruz! Kaçıranlarsa tekrarı için Pazar sabahı 10:00’da uyanacak artık

MUHTEŞEM KOPENHAG…
Arkadaşlar bu hafta Danimarka’nın başkenti Kopenhag’dayız… Kopenhag her yıl “Dünyanın Yaşanılacak En İyi Yerleri” listelerinde hep üst sıralarda yer alır… Bu anlamda gitmeden merakımı cezbetmişti neden acaba diye… Görünce hak verdim! Yeşili yeşil, mavisi mavi, havası pırıl pırıl, insanları sevgi ve saygı dolu, yaşam kalitesi yüksek bir şehir. Küçücük bir yer, bütün Kopenhag’ı bir günde dolaşmak mümkün… Ben de sizlere en önemli yerlerini tanıttım; şehrin sembolü olan Küçük Denizkızı Heykeli’ni, tekne turuna çıkabileceğiniz liman bölgesi Nyhavn’ı, eğlence parkı Tivoli Bahçeleri’ni ve ünlü alışveriş caddesi Stroget’i…
20 Mart Cumartesi 23:15’de Tv8’de…

SAİNT PETERSBURG
Bu hafta yeni bir bölümle karşınızdayım dostlar! Başkent Moskova’dan sonra Rusya’nın en büyük ikinci şehri olan görkemli Saint Petersburg’dayız!
Baltık denizi kıyısında Neva Nehri’nin üzerindeki 42 adada kurulu olan bu şehir, kanalları ve köprüleriyle Venedik ve Amsterdam’ı andırıyor ama 200 yıl boyunca Çarlık Rusyası’na başkentlik etmiş Saint Petersburg’da tarihi doku da gezdiğiniz her yerde kendini hissettiriyor…
Nereleri geziyoruz peki? Şehrin 1703 yılında kurulduğu yer olan Peter ve Paul Kalesi’ni, Vasilyevsky Adası’ndaki Borsa Meydanı’nı, Saint Petersburg’un en işlek caddesi olan Nevsky Prospekt’i ve de Kışlık Saray’a attığı topla Ekim Devrimi’ni başlatan efsanevi Aurora Kruvazörü’nü tanıyoruz ilk bölümde (malum genellikle süre nedeniyle iki bölümde işliyorum ya büyük şehirleri)…
Ve tabii ki üç milyon sanat eseri koleksiyonuyla dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Hermitage Müzesi’ni de atlayacak değiliz! Bu müzeyle ilgili öğrendiğim en ilginç bilgi şuydu (programda da paylaştım bunu zaten): Eğer ki bir ziyaretçi Hermitage’daki eserlerin her birine sadece bir dakikasını ayırırsa, müzenin tamamı yaklaşık 11 yılda geziliyormuş! İnanılmaz değil mi!
O zaman tabii ki yeni günü ve saatinde, yani 6 Mart Cumartesi 23:15’de Tv8’de buluşuyoruz yine!
CUMARTESİ 23:15

Merhabaaaalar!
Daha önce programın günü ve saatinin yeniden değişeceğini belirtmiştim, net ve kesin bilgi gelince size de bildireceğim demiştim.
Şimdi bana bildirilen gün ve saat şudur: Cumartesi 23:15! Uzun bir süre de böyle olacağı, değişmeyeceği söyleniyor (değişirse zaten bu kez direkt isim adres verip aradan çekilerek siz sevgili gün değişiminden muzdarip kızgın ve öfkeli dostlarımı yöneticilerimin üzerine salmayı düşünüyorum!
Nasıl?
)
Sözüm o ki bu hafta 20 Şubat 2010 Cumartesi 23:15’deyiz… Haftaya da öyle… Amma ve lakin yeni bölüm bekleyenler hüsrana uğrayabilir zira iki haftalık değişimden haberi olamayan biiir sürüüü izleyicimiz Las Vegasları kaçırmış ve “bize ne, bize ne, bizim suçumuz değil ki kaçırmak, yeniden verin o bölümleri” diyorlar maillerle! Gel çık bakalım işin içinden şimdi! Böyle durumlarda kabak hep benim başıma patlıyor tabii! (Bu da ne garip deyimdir değil mi?
Kabak niye patlıyorsa birinin başına??? Aslında kabak kendi kendine patlama işlemini gerçekleştiremeyeceği için biri vuruyor demek ki ona, bu durumda da doğrusunun “patlatılıyor” olması gerekmez mi? Yani “Kabak hep benim başım(d)a patlatılıyor” gibi…) Neyse bu ayrı mevzu, sözü başka yeri çekip dikkat dağıtmaya çalışıyorum galiba!
))
Sonuçta Las Vegas bölümlerini kaçırdık diye yakınan izleyiciler haklılar… Bu nedenle de Las Vegas bölümleri tekrarlanacak yeni gün ve saatimde… İzlemiş olanlar da iki hafta izinli artık! ![]()
Hepinize mutlu ve keyifli günler!

LADIES AND GENTLEMEN WELCOME TO UNIVERSAL STUDIOS!
Bu hafta Hollywood civarlarında gezmeye devam ediyorum sevgili dostlar… Ta oralara kadar gitmişken bir de Universal Studios’un kapısını çaldım size çok eğlenceli bir bölüm hazırladım! Universal Stüdyoları‘nda hem tematik park alanındaki eğlencelere katılıyoruz hem de gerçek film setlerini görme imkanımız oluyor… Jaws, Jurassic Park, Psycho, The Fast and the Furious ve War of the Worlds… Sinemada nefeslerimizi tutarak izlediğimiz pek çok anın tam olarak nerede çekildiğini ve nasıl başarılı birer prodüksiyon harikası olduklarını hep beraber göreceğiz…Şimdiden iyi eğlenceler dilerim!
(27 Ocak Çarşamba 22:15’de Tv8’de)

HOLLYWOOD BÜYÜSÜ!
Seeeelam Hepinize Sevgili Dostlar,
Bu hafta yine çok özel bir bölüm geliyor ekrana… Melekler Şehri Los Angeles’da, Hollywood’dayız! Beyaz perdenin büyüsünü, ışıltısını tüm dünyaya saçan hayallerin merkezinde…
Sizlere 2002’den beri Oscar Törenleri’ni izlerken gördüğümüz Kodak Theatre’ı, önünde ünlülerin el ve ayak izlerinin bulunduğu Chinese Theatre’ı ve yine ünlülerin isimlerinin yazılı olduğu pembe yıldızlara evsahipliği yapan Walk Of Fame’i yani Şöhretler Yolu’nu tanıtacağım…
Bir de o meşhur Hollywood yazısının hikayesini anlatacağım… Fazla söze gerek yok, kaçırılmaması gereken bir bölüm var bu akşam kısacası
)) (20 Ocak Çarşamba, 22:15’de Tv8’de)
İyi seyirler!

KIRMIZI GİYEN ADAMLAR… MAASAİLER…
Bu akşamki yayınla Kenya seyahatimiz sona eriyor…Nairobi’yi, Nakuru’yu, Maasai Mara’yı ve Maasaileri tanıttım size 5 bölümdür. Bu bölümü (6 Ocak 2010 Çarşamba, 22:15) özellikle izlemenizi tavsiye ediyorum…
İki anlamda; biri kendi çıkarınız için ( programın sonunda soru ve karşılığında ödül var!
) diğeri de kanımca son derece şaşırtıcı ve keyifli bir program olduğu için. Bir önceki hafta size Maasaileri anlatmıştım, yaşam tarzlarını, inanışlarını, sosyal görüşlerini, geleneklerini v.s. Bu kez onlara çantamadan çıkan basit bazı objeleri gösteriyorum ve neredeyse hepsini ilk kez görüyorlar…
Aynada ilk kez kendini görüyor yaşlı bir Maasai kadını, kibrit yakıp veriyorum yok istemeyiz bunu “ateş yakmak bizim işimiz” deyip almıyorlar… Süslenmeye çok meraklı osalar da ne bir ruja ne de ojeye tamah ediyorlar… Evimin anahtarlarına katıla katıla gülüyorlar bu ne saçma birşey diye. Çantamda yararlı buldukları tek şey “yara bantları” oluyor ve onlara dağıtıyorum sanki çok değerli bir hediyeymişçesine…
Ardından da safari bölümümüzden geri kalan son bir kısmı izliyoruz..Yine aslanlarla haşır neşirim
İyi seyirler ve çekilişte bol şanslar diliyorum!

MAASAİLER…
Sevgili GGR Dostları,
Bu geceki bölümde (30 Aralık 2009,22:15) Kenya ve Tanzanya topraklarında yaşayan Maasai kabilesinin bir köyüne gidiyoruz. Kenya Maasai Mara’dayız… Modern dünyanın nimetlerinden tamamen uzakta bir yaşam süren Afrika’nın bu ilginç kabilesini tanımak beni çok heyecanlandırdı… Size de elimden geldiğince öğrediklerimi aynı heyecanla aktarmaya çalıştım.
Maasai erkekleri av dansı ve yükseğe sıçrama yarışı yaptılar bize, kadınlarsa şarkılı bir karşılama töreni düzenledi… Köyü gezdik, tezekten yapılmış evlerine girdik. Son derece ilginç bir bölüm var anlayacağınız bu gece…
İyi seyirler!

MAASAİ MARA
Anladığım kadarıyla geçen haftaki safari bölümünü pek bir sevmişsiniz… (Nasıl anladığım mühim değil, anlarım ben!
Açıkçası benim için de keyifli bölümlerden biriydi… E hazır tadı damağınızda kalmışken bu hafta da devam edelim diyorum!
Bu kez dünyanın önde gelen safari alanlarından biri olan Kenya’nın Maasai Mara Ulusal Parkı‘na gidiyoruz… Geçen sefer Nakuru’da aslan, fil, su aygırı gibi iricene hayvanları görememiştik çok, Maasai Mara’da onlarla da müşerref olduk…
Bir de belgesellerde izlerken hep gördüğüm bir yer vardı…Hayvanlar su bulmak için Tanzanya Serengeti’den kalkıp kopup Maasai Mara’ya gelirken bir nehir geçiyordu…Orada da timsah ve diğer etçillerle, otçul hayvanlar arasında büyük bir can pazarı yaşanıyordu hep… Bufalo sudan geçmeye çalışıyor, timsah pusu kurmuş yemek yakalamaya çalışıyor filan, hatırladınız mı manzarayı? İşte tam o geçiş noktasına gittik, Mara Nehri’ne… Görüşmek üzere!
23 Aralık Çarşamba 22:15’de Tv8’de.…

SAFARİYE ÇIKTIM!!! (Bir arkadaşa bakıp döneceğim!)
Seeelaaaamlar Herkeseeee!
Bu haftaki bölümde (16 Aralık Çarşamba 22:25) Kenya’nın Nakuru Gölü Ulusal Parkı‘nda safariye çıkıyoruz sizinle!
Doğa belgeseli izlemeyi sever misiniz bilmiyorum ama ben baaayılırım!
O yüzden Afrika’ya gidip bu kez bizzat bizim bu tarz bir program hazırlamamız beni çok heyecanlandırmıştı, umarım sizin de hoşunuza gider!
Bu arada programın başında girecek olan Rtük uyarı metnini merak edenler çıkacaktır (ben bilmem mi seyircimi bilmem mi!
) Şimdiden yazayım da sonra boşuna kendinizi yormayın…
Efendim bir bölümümüzde sponsor firmanın adını söylemiş olmam dolayısıyla “destek veren firmanın hizmetlerini tanıtmama” kuralını ihlal etmişiz bilmeden, o yüzden de uyarı almışız… Gerçi kanaldaki en az 5 programa daha gelmiş uyarı benzer sebeplerle… Sanıyorum bir gün boyunca Tv8 izlenmiş oralarda
Bana komik gelen kısımsa şu oldu, uyarının bir kısmında diyor ki aynı durum birden fazla kez tekrarlanırsa kuralı ihlal eden programın yerine belgesel yayınlanır
)) Hımmm !
İroniye bak!
Bu akşamki bölümü keyifle izlerseniz haftaya yayınlanacak olan bölümü de kaçırmayın… (Bir alan bir bedava!) Dünyanın en popüler safari mekanlarından biri olan Maasai Mara’yı gezeceğiz haftaya!
Sağlıcakla kalın!

Jambooooo!
Kenyalıların “Merhaba! Selam!” nidası bu! Yıllarca anlamadan dinlediğimiz “Ya ya ye Coco Jambo ya ya ye” nin nereden geldiğini buldum, evreka!
))
Gittim geldim işte çok şükür sağ salim! Gerçekten çok ama çok güzel bir geziydi! Gelir gelmez de size gördüklerimi taze taze göstermek için montaja giriştiğimden siteye yazma fırsatını ancak buldum. Özürlerimi iletirim!
Ha bu arada ben yokken de programın günü ve saati değişmiş, çok da iyi olmuş! Bundan böyle Çarşamba 22.15’de program, yazın bir kenara!
Her ne kadar yandaki ankette “Fark etmez her saatte izleriz seni!” seçeneğinden sonraki çoğunluk “erkene alınması iyi oldu” dese de bence bir gezi programının prime time’da Türkiye’nin en çok izlenen dizilerinin karşısında olması pek doğru değildi…
Bihter Behlül’le yastıklı yastıksız seralarda meralarda bir takım işler karıştırıyordu bendeniz zavallı yok Helsinki’ydi yok Oslo’ydu birşeyler anlatmaya çalışıyordum havaya!
)) Sonuç olarak orta bir yol bulduk, program eski gününde ama daha erken bir saatte, hem de dizilerden sonra! Nasıl? Daha uygun değil mi? Bu konudaki fikrimi ve talebimi mantıklı bulan Tv8 yönetimine buradan teşekkürü borç bilirim!
İlk olarak bu akşam (9 Aralık Çarşamba 22:15) Kenya’nın başkentini tanıtıyorum size…Nairobi’yi! Aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama Nairobi hem Afrika’nın yoksulluğunu hem de Avrupa’nın bütün lüks imkanlarını barındıran bir şehir… Bu akşamki bölümde göreceksiniz, bir yanda lüks oteller, arabalar diğer yanda yemek ve su bulmakta güçlük çeken insanların yaşadığı gecekondu bölgesi…
“Benim Afrikam” filmini izlemiş olanların hoşuna gidecek olan Karen Blixen Müzesi ve kendi elinizle zürafaları besleme imkanı bulabilecğiniz Zürafa Merkezi de tanıtacağım yerler arasında…
Bu programı “Kenya’ya Giriş”, “Hey Dostum Kenya’yı Biraz Tanıyalım mı?” bölümü olarak düşünün
Ardındansa safari izlenimlerimi aktaracağım size! Masai Mara’da yaptığımız çekimler muhteşem oldu!
Sonra daaaaa Masailer…Afrika’nın modern dünyanın nimetlerinden uzaktaki kabilesine misafir olacağız!… Buradaki çekimlerde ben çok etkilendim, ekranda da göreceksiniz… Bazı Masai kadınları ilk kez bir ruju, ilk kez bir anahtarı gördüler… Kendilerini ilk kez aynada görenler de vardı… Çok çok çarpıcı anlar yaşadık, size de elimizden geldiğince aktarmaya çalıştık…
İşte bu kadaaaar! Geri kalanları yeri geldikçe yazarım yine! Bana gerek sevginizle, dualarınızla gerek mailleirnizle oralarda eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim! Keyifli seyirler diliyorum!

Sevgili Arkadaşlarım,
Siz bu mektubu okurken ben çoook uzaklarda Afrika’nın bi’yerlerinde olacağım… Bi yerde derken tam olarak Kenya’da aslında! Yaaa sormayın
Şirketten bir iş için şehir dışı veya yurt dışına giderken form dolduruyoruz, fromda da “Görev Yeri” yazan bir ibare var, onu doldururken yabancılaştım birden;
Görev Yeri: Kenya Nairobi yazdım sonra da uzun uzun ve aval aval baktım!
Yani bir insanın görev yeri neden Kenya Nairobi olur ki!?? Hele ki benim gibi birinin! Lay lay lom, heyo heyo herşey güzel olsun, hayat neşe dolsun filan, sonra hadi bakalım hop Kenya!
) Ne garip bir işim var hakikaten…
Ondan önce de sırasıyla şunları yaptırdım, onlar da yeteri kadar tuhaftı:
* 10 gün önce “Sarı Humma” aşısı oldum! Neee o da ne dediğinizi duyar gibiyim…Afrika’nın pek çok ülkesinde yaygın olan ve sivrisinek sokmasıyla bulaşan ölümcül bir hastalık bu sarı humma! Adına bak hizaya gel zaten! “Hummmaaaaa!” Aman Allahııım kaç kaç!!! Ama ne yaparsın görev icabı işte…Aşının koruması 10 gün sonra başladığı için de seyahat tarihinden 10 gün önce yaptırmak gerekiyordu… Zaten keyfine kalmış değil bu aşıyı yaptırmak ya da yaptırmamak, “mecburen” yaptırıyorsun çünkü Dünya Sağlık Örgütü bazı ülkelere girmeden bu aşının yaptırılmasını zorunlu tutuyor ve aşıdan sonra size sarı renkli uluslararasu geçerliliği olan bir sertifika veriyorlar! Yaaa… Kedim Tırmık’ın aşı karnesine benzeyen bir karnem var artık!
Dönünce fotoğrafını koyarım siteye…
* Ondan sonra tercihen de olsa Afrika’nın bir çok yerine giderken yaptırılması genellikle önerilen Hepatit A ve B aşılarından yaptırdım… Acımadı kiii, acımadı kiii
Kısacası şu sıralar içimde neler dönüyor neler!
* Aslında sıtma hapı da tavsiye edenler var ama onun da yan etkileri fazlaymış, çok zorunlu olmadıkça kullanmayın dedi doktor, depresyon ve halüsinasyon yapabilir dedi! Höh! Beni düşünsenize safaride zebra mebra anlatıyorum size ama görüntülerin alakası yok anlattıklarımla!
) Onu kullanmayı düşünmüyorum pek…
* Son olarak da sinekkovarlardan aldım…En doğrusu bu herhalde, korunmak!
Ekranın arkasında bir sürü ciddi mesele var gördüğünüz gibi, herşey göründüğü gibi sevimli değilmiş değil mi!
Neyse burada yavaş yavaş mektubuma son verirkene ben yokken olacakları da yazayım…
* 26’sında Kırım’ın devamı olan Bahçesaray’ı tanıttığım bölüm yayınlanacak… Bayrama denk geleceği için içeriği bakımında seveceğinizi tahmin ettiğim bir bölüm. Tatar Türkleriyle çok hoş sohbetler etmiştik, izlemeyenler kaçırmasın, izleyenler de dilerse nostalji yapsın…
* Geceleri otelden nete girme şansım olabilir, olmaya da bilir o yüzden niye mailime cevap gelmiyor, siteye yazdıklarımızı Gülhan okumuyor mu diye çemkirmeyin!
* Helsinki programımızın sonunda sorduğum soruya doğru cevap verenler arasından 1’inci, 10’uncu, 50’nci, 100′üncü ve 500′üncü kişiler kitap kazandı, zaten kendilerine de hemencecik bu sevinçli haber verildi…Katılan herkese teşekkür ediyorum ve kısmetse daha sonraki çekilişlerde kazanamayanların da kazanmasını diliyorum
Kazananlara kitapları en kısa sürede ulaştırılacak…
Hediye Kitap Kazananlar: Gözde Akbaba (İstanbul), Özlem Yılhan (Ankara), Ediz Cenez (İstanbul), Şehnaz Ercan (İzmir) ve Bengü Bellek (Eskişehir) Tebrikleeeeeer!
* Son olarak da benim ve kameraman arkadaşım için dua edin, sağ salim sıknıtısız gidip gelelim inşallah!
Diyeceklerim bu kadar… Bu arada şimdiden bayramınızı da kutluyorum çünkü bayramda da burada olmayacağım, önümüzeki ayın ilk haftası geliyorum (aslında bayramda elimi öpmeye gelenlerden kaçtığıma dair bir söylenti de var, bilemiyorum)…
Keyifli Kalın!
Gülhan
Not: Fotoğrafların bu güzel halleri için Dizifilm’den Sebil ve Büşra’ya çok teşekkürler…
HELSİNKİ‘NİN DEVAMINI KAÇIRMAYIN!
Bu Perşembe Helsinki’yi gezmeye devam ediyoruz… Geçen hafta zamanımız yetmemişti pek çok yeri anlatamamıştım… Bu kez Lüteryan kilisesi Temppeliaukion Kirkko’yu tanıtıyorum ilk önce size, sonra Finlilerin ünlü bestecisi Jean Sibelius’un anıtına uğruyoruz. Finlandiya’nın dört bir yanından getirilen geleneksel yapı tarzlarının ve yaşam biçimlerinin sergilendiği Seurasaari Açıkhava Müzesi’ni de dolaşıyor ve dükkanı kapatıyoruz
Ha bir de kitap tanıtıyorum size bu hafta “Avrupa’da Görülecek 101 Yer”… Programın müdavimeri bilirler ki bu kitap ya da herhangi bir şeyin tanıtıldığı bölümlerimiz verimli geçer
Size soracağım soru için hazırlı olun ve kitabı kazanan 5 kişiden biri siz olun diyorum başka da demiyorum! Daha ne diyeceksem zaten
Görüşmek üzere…
GGR 12 Kasım Perşembe 20:15’de Tv8’de…
Arkadaşlar bugün Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nde Finlandiya’nın başkenti Helsinki’ye gidiyoruz! Helsinki çok büyük bir şehir değil, gezilecek görülecek yerleri de pek fazla değil ama yine de farklı bir kültürü tanımak için yeterli veriler sağladı bize… İlk önce şehrin en ünlü meydanını anlatacağım size, Senato Meydanı‘nı… Sonra da Helsinkililerin günlük yiyecek, sebze meyve alışverişini yaptığı Kauppatori pazarına gideceğiz, fiyatlar hakkında bilgi edineceğiz… Hatta ta oralarda karşımıza çıkan Türk bir pazarcı ile sohbetimiz bile var
Helsinki’nin diğer “gezelim görelim” mekanlarıysa haftaya! İyi seyirler…
5 Kasım Perşembe 20:15, Tv8’de…
Evet bu hafta New York’un devamını izliyoruz.… Bu kez Times Square’in o şaşalı ve rengarenk atmosferini gözlerinizin önüne seriyorum ilk olarak… Buraya “dünyanın kesişme noktası” diyenler var, görün siz karar verin…
Dünyaca ünlü gösterilerin merkezi Broadway’deki şovlar hakkında bilgi veriyorum biraz ve son olarak da New York’un sembolleri arasında yer alan Empire State Binası‘yla Central Park’ı görüyoruz…
22 Ekim Perşembe 20:15’de Tv8’de…
NEW YORK NEW YOOOORK!!!
Arkadaşlar bu hafta dünyanın en cazibeli şehirlerinden New York’u geziyoruz beraber!…
İki bölüm halinde yayınlanacak olan New York’un ilk bölümünde Özgürlük Heykeli’ne gidiyoruz, yakinen inceliyoruz Amerika’nın sembolünü…
Manhattan Adası hakkında enteresan bilgiler öğreniyoruz, sonra 11 Eylül’ün yaşandığı ve günümüzde “Sıfır Noktası” olarak tabir edilen alandaki son inşa çalışmalarına göz atıyoruz…
Son olarak da filmlerden aşina olduğumuz meşhur Brooklyn Köprüsü‘ne çıkıp bu bölümü sonlandırıyoruz…
Ha bir de New York’un bazı felaket filmlerinde başına gelenleri gözler önüne sermiştim, onu yazayım tam olsun
15 Ekim Perşembe, 20:15’de Tv8’de…
İyi seyirler!































































Yeşil Elma Yeşil Elma olalı böyle KONUK görmedi benceeeeeeeeee.Şükürler olsun Oktay Usta’nın espirilerinden kurtulacağız yaşasın!
Ama gerçekten kötü espri yapıyor adam, bence bir tek yemek yapmalııııııı… Neyseeeeeeeee… İzleyeceğim yarın, bekliyorummmmmmmmmmmmmm. Ayrıca tabii ki seni takip ediyoruz YANİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ! NEYSE
“PERŞEMBEEEEEEE 14:45’de GÖRÜŞÜRÜZZZZZZZZZZZ, BAŞ BAŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞ
Herkese bir şey soracağımmmmmmm, sitede en geeençççç benim galiba, rica etsem herkes yaşını yazabilir mi??????????????
Ben “16“yım daaaaaaaaaaaaaaa…
Merhaba Gülhan, bazen seni izlerken hep soruyorum, “sen gercek misin?”
Not aldım, Yeşil Elma’yı mutlaka izleyeceğimmm sevgilerimleee
Başka şeylerin yanı sıra mutluluğu da arayan insanlarla çalışıyorum. Ancak onları kendilerini birine (ruhani bir kişiye) benzetmeye yönlendirmek yerine, hayranlık duydukları ve kendi cinsiyetlerinden olan birkaç kişi üzerinde düşünmelerini istiyorum. Tarihten, edebiyattan, sinemadan biri ya da şahsen tanıdıkları kişiler olabilir bunlar; yeter ki hayranlık duydukları kişiler olsun.
Bu kişileri belirledikten sonra onlardan o insanların özellikle beğendikleri özelliklerini sıralamasını istiyorum (görünüşlerini değil lütfen).
Sonra onlara bilmekte yarar olduğuna inandığım bir şey söylüyorum:O kişilerde beğendikleri her neyse (ki bu özellik genellikle belirttikleri insanların tümünün ortak noktasıdır) kendilerinde de var olan, ama henüz gerçekleştirmedikleri bir şeydir.
Bu özelliğin onlarda hâlâ uykuda ve tanımlanmamış halde olması, kişiyi beğenmelerinin ardındaki gerçek nedendir.Bu özellikleri kendilerinde de ortaya çıkartmaya başladıklarında, içsel özgürlüğe ve mutluluğa giden yolda ilerlemeye devam etmek için başka birilerindeki farklı bir özelliği beğenmeye başlayacaklardır.
Başkalarında beğendiğiniz özelliklerin ne olduğunu bilmek,kendi derinliklerinize ve henüz doğmamış benliğinize tuttuğunuz muhteşem bir aynadır.
Not: Alıntı olan bu yazıyı okuyunca, Gülhan’ın hepimizin aynası olduğunu görüyorum. Her bir özelliği, kendimizde de var olan bir özellik olduğu için hep söylerim: Gülhan aslında sizsiniz, bakınca kendinizden bir şeyler gördüğünüz.
Gülhan’ın yaşı kaç? Son dönemde biraz kilo mu aldı, bana mı öyle geliyor?
Olsun o yine de bizim prensesimiz
— Oktay usta mayayı nereden bulabiliriz?
- Maya; ağaç köklerinin ucunda bulunur.
— Ustacım yemekten anlamıyoruz dediysek o kadar da değil!
Maya bilmem ben, BİR TEK ARI MAYA BİLİRİM.
Gülhanımmmmm kopardın beni burada yaaa
Gülhaaaan gene çok tatlıydın Oktay Usta’da.. Seviyorum ben seni ya
twitter.com/gulhansen diye biri var dün bir tweet yazmış, takip etmeden önce sormak istiyorum; o senin twitter adresin midir? Daha doğrusu Twitter hesabın var mıdır? Keyifli kal!
Yeşil Elma’yı izledim süperdi
Sana buradan bütün pozitif enerjimi yolluyorum aldın mı?
Çok ama çok tatlıydın yine Gülhan… Çok özlemişiz seni… En kısa sürede tekrar görüşmek üzere…
Green Apple, ben de izledim hoş, tatlı ve güzeldi. Bir gün Montréal ‘e gideceğim. Oraya yerleşmem lazım. Soğuk dağ gibi bir yer hayal ediyorum. Nicole Mary Kidman gibi de vefalı bir eşim olur inşallah. Filmde güzel bir rol almış. Ama şu an bütün bunlar bir hayal, asgari ücretle evet bir hayal, only dream
Selam ben yeni üye oldum…Gülhan’ı çok seviyorum. Ve severek izliyorum.
Siteye yorum yapmayalı çok oldu, biliyorum özlediniz yorumlarımı (bura espri kimse alınmasın!)
Of canım sıkılıyor ya tatil bitse de kurtulsak!
Ancak basket antremanları beni mutlu ediyor bi deeee Çarşamba günü tv başında “Gülhan’ın Galaksi Rehberi’ni” izlemek. Neyse bak yine sıkıldım. Byyyyyyyeeeeeeee!
Ya bir de Gülhan abla (abla diyorum ama fazla yaş farkı yok aramızda, abla kardeş gibi 16’yım) biraz yorum yazsan daaaaaaaaaaa biz de biraz konuşsak, böyle her kafadan bir yorum güzel olmuyor, nice değil. Offffffffffff sitem ediyorummmmmmmmmmmmmmmmmmmmm! SİTEYE BİRAZ YORUM YAZSAK SÜPER OLACAKKKKKKKKKKKKKKKKKKK! BECAUSE :
**********I WANT TO TALK TO GÜLHAN ŞEN****************
Nihayetttttttttttt tanrım yorum yazabileceğim yeri sonunda buldum
) Gülhan’ın Galaksisi’nden çok labirentinde kayboldum adeta. Selamlarrr sevgili Gülhannnnn ben Eda. Sen harika bir kızsın, kısaca süper doğalsın, esprilerin beni bayıltacak birgün
) hemen bu bölumu sık kullanılanlara ekleyeyim de kaybolmasın, galaksi bu belli olmaz di mi ama!
Sevgiler tatlı insan…
“Keyifli kalın“a gelince… Sen hep var olduğun sürece kalacağımız kesin! Çaktırmadan beni Face de eklesen Gülhan nasıl olur? Hayırrrrrrrrr gurur yaparım ben ekleyemem dersen söyle yani
) Ben de ekleyemem, birine ekletiriz olmazsa, farkındayımmm çok çok berbatım. Sana kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorummm, sevgiler…
Yine kaybettim burayı ama zor buldum
Bir şey daha, ben de photoshop delisiyim, bak bir tane de ben vereyim loonapix.com burada da harika şeyler var, hatta bir tane daha faceinhole.com burada daha çok secenek var… See you later…
Ben 14 yaşındayım, Gülhan’a selamlar, onu öpüyorum.
Üye olduğum en güzel site… Kendimi bizzat Gülhan’la sohbet ediyormuş gibi hissediyorum… Esprilerine, ifadelerine doyamıyorum…
Gülhan’a çok çok selam eder, bayramını kutlarım.
Gülhan neredesin? Yaz tatili hani, çekim yok biraz bir şeyler yazarsın siteyi okurum hep sanmış idim. Oysa yok, yok! Yeni bölüm ne zaman, haber verecek misin?
Yeni program ne zaman başlayacak acaba? Biraz erken olsa çoook iyi olur bir de hafta içi eski programlar çıksa. Geçmiş bayramın kutlu olsun Gülhan abla ve tüm üyeler…
Siteye yeni üye oldum, kendisini Kabataş Erkek Lisesi’nde gördüm, diğer pilav gününde inşallah tanışırım.
Ya harbiden ne zaman başlayacak yeni programmmm bekkkliyoruzzzzzzzzzzzzzzzzz!
Bir de bu yorumları gerçekten Gülhan mı okuyup koyuyor siteye? Merak…
BİR DE BİRAZ YORUM YAZSAN, BİZİMLE YAZIŞSAN İYİ OLUR. BOŞ BOŞ YAZIYORUZ AMA CEVAP VEREN YOK.
ÜST ÜSTE YORUM YAPARSAM BELKİ BENİ VE BENİM YORUMLARIMI GÖRÜRSÜN DİYE DÜŞÜNÜYORUM… (Kİ DÜŞÜN BU DÜŞÜNCELERE KADAR GELDİM!)
Evet Gülhan bizzat okuyup onay vermerse bu yorumlar burada yayınlanmıyor
Gülhan bizi duyuyor da, duymazdan mı geliyor diye düşünüyorum ben?
(Aman Gülhan kızma ama özledik yani…)
Eee ne zaman başlıyorsun? Çok özledim seni!
Gülhan ne zaman başlıyorsun, ne olur haber ver! Bu akşam seni izleyeceğim, akşamı iple çekiyorum!
http://twitter.com/gulhantakip/
Bu hesap Gülhan Şen’e ait değildir. Sadece websitesinin takibi için hazırlanmış bir ara hesaptır. Bilginize!
Gülhaaan haydi ekranlara artık yahu, nerdesin?!?! Şu an çekimler için yurtdışındasındır umarım ::)
Gülhan abla lütfen programdaki şarkıları bir albümde topla da biz de alalım çok güzel buluyorsun. Programını çok seviyorum sen bu şarkılar üzerinden müzik programı filan yapsan da olur hitler filan diye
) Cevap bekliyorum senden, seni çok seviyorum!
Seni izlemekten çok keyif alıyorum. Tv’de izlediğim tek program “GÜLHAN’IN GALAKSİ REHBERİ” diyebilirim.Seni izlerken hem eğleniyorum, hem de öğreniyorum. Yeni bölümleri sabırsızlıkla bekliyorum. Seni izlemekten çok keyif alan daimi izleyicin Özlem. Sevgilerimle…
Bu program artık yayınlanmıyor mu???? =(
Sevgili Gülhan,
Sayende ağaç olduk. (Hatta benim meyvelerim bile oldu.) Acaba güzel sunucumuzun, güzel programı ne zaman başlayacak? Bu konuda bizi bilgilendirmeni rica ediyorum. (Bak senin için noktalarına, şapkalarına falan dikkat ederekten yazdım, o yüzden sen de programına başla artık, lütfen çok istirham ediyorum.)
Yok yok ağlama, senin güzel gözlerin hep gülsün, bize sevinç ve neşe katsın. Programının yakında başlayacak olmasına çok sevindim, program süresinin daha uzun olacağını duyduğuma ise daha da çok sevindim. Hatta bu sevincimi anlatacak çok da güzel bir smiley biliyorum ama sanırım burada o smiley çıkmaz. (Böyle bilgisayarın başında dönen bir koltukta otururken sevinçten havalara zıplayan, havada üç takla atıp koltuğa düşen, sonra koltukta çevresinde iki tur dönüp, sonra da “yes yes yes” tarzı bi sevinç gösterisi yapan bi smiley) Bu güzel haberleri duyunca, işte böyle bir sevinç duygusu hasıl oldu bende Gülhancığım. Yeni bölümleri sabırsızlıkla ve heyecanla bekliyorum.
Not: Gülhancığım? Sanki biraz fazla kilo vermiş gibi gördüm seni. Al biraz al al, biraz kilo sana yakışıyor.
Programın niyahet başlayacağını duymak, hasretin biteceğini öğrenmek, artık birbirimize kavuşacak olmamızın mutluluğu (sanki çok mu arabesk oldu buralar? sanki kendimi annesine koşan bir kuzu gibi hissettim bir anda) içimi kıpır kıpır yaptı. Bu güzel Cumhuriyet Bayramı‘nda vermiş olduğun bu güzel haber için çok teşekkürler. Sayende bayram şekeri almış çocuk gibi oldum. Artık çok süpersonik bir teknolojiyle donatılmış olan kanalınızdan, bize çok süpersonik programlar hazırlarsın Gülhancığım.
Esra kardeşime de şunları söylemek isterim:
Ben orada onu kırmak için birşey söylemedim, sadece bilgi almak için bir soru sordum. Orada da yorum yapmadım, sadece bir espri yaptım. Genelde de konuşurken espri katarak konuşmayı seven birisiyimdir.
Tabii benim böyle konuşabilmem için karşı tarafın tutumu da çok önemlidir. Espriye açık olması, espri kaldırabilen birisi olması gerekir. Bak mesela sana yazdığım bu yazıda hiç espri yok. Neden? Çünkü sen espriye açık değilsin. Şimdi sana espri yapsam sen bunu saldırı olarak algılayacaksın. Eğer kabul edersen sana şöyle iki tavsiyem olacak: esnek olmayı ve eleştirilere açık olmayı öğren.
Eleştirmek, eleştirilmek bunlar güzel şeylerdir, gereklidir, öğreticidir, eksiklerimizi, yanlışlarımızı görmemizi sağlarlar. Mühim olan eleştirirken kırıcı olmamak, saldırmamak.
Yaaaaa sizzzzzzzz çokkkkk harikasınızzz!
Biraz önce senin programını izliyordum ve sitede ulaşabilecek bir mail adresi aramaktayım. Bulamadığım için de yorumlara yazıyorum
Program gerçekten çok güzel ve zevkle, ilgiyle izlerken bugün ilgimi çeken bir şey daha oldu sormak istedim. İzlediğim programda Ukrayna’da Kiev’deydin. Oradaki çekimler sırasında üzerinde siyah bir trençkot vardı. Çok beğendim ve nereden aldığınızı sormak istiyorum? Lütfen
Programınıza bayılıyorum. Daha önceki programınızı da beğenerek izliyordum. Hafta içi hergün olan bölümleri seyrediyorum. Yayın saati olarak çok iyi bir zaman. Benim asıl söylemek istediğim en merak ettiğim yer olan Güney Kore’ye ne zaman gideceksiniz. Lütfen bir an önce orayı bize tanıtın ve sizin yorumunuzla orayı görmek dinlemek nasip olsun. Ama bir bölüm yetmez en az beş bölüm istiyorum lütfeeeeeeeeeeeeeeeeeen!… Özellikle sarayları, adaları ve dizi oyuncuları setleri. Gideceğinizden eminim şimdiden çooooooooooooooooooooooooooook teşekkür ediyorum.
Gülhan bizi Güney Kore’ye götür.…
Çok güzelsin!
Çok şekersin!
Çok iyisin!
Benimle evlenir misin ?
Kalbimi sana açsam
Bilmem belki gelir misin?
Seni seviyorum desem
Benimle evlenir misin ?
GÜLHAN ABLA DAHA SONRA BİR KERE TÜRKİYE İÇLERİNE GİR BİR KERE SADECE, FAZLA GÜZEL YER VAR.
Bu doğallığınız,güzelliğiniz,şirinliğiniz… Programın en güzel yanı sizsiniz!
Aman Allahım Gülhan “Yeşil Elma” programına konuk mu oldu!? Of ya çok geç kalmışım, onu izlemeyi çok isterdim. Her ne kadar Yeşil Elma programının öyle izleyicisi, takipçisi olmasam da biraz bilirim ve Gülhan’ı orada izlemek isterdim…
Üstteki arkadaşın belirttiği gibi, bu doğallığınız, şirinliğiniz, gezdiğiniz yerleri anlatışınız, tanıtışınız ile programın en güzel yanı sizsiniz…
Bu doğallığınız, güzelliğiniz, şirinliğiniz… Beni size hayran bıraktırıyor da bu program Cumartesi günleri olsa da rahat izlesem
Şimdi Ex-Gülhansever bir kardeşimiz Gülhan’ı eskiden çok samimi bulduğunu fakat Okan Bayülgen’in programında Gülhan’ın sergilediği duruşu hiç beğenmediğini vs. şeyler söylemiş, yani ilginç bir durum.
İlginç ki ne ilginç yani ben sanatçı ruhuna sahip bir insan olarak gördüğüm şeyi resmediyorum genelde ve şımarık birisi sanatçıya ilham olamaz hatta sanatçı tiksinir ondan. Ve dünyada bir çok insan tv’de izlediği kişiyi gerçek hayatta aynı duygu ve ifadelerle göremez… Gülhan’ın Galaksi Rehberi tamamen gerçektir numara yok yani. Ya da kaç insan çektiği görüntülerin neredeyse tamamına yakınını (tüm aksilikleri) sizin önünüze koyar… Standart sunucuların yapay gülümsemelerinden gına geldi bana vallahi devlet memurundan farkları yok bir yerde.. Size bu deli kızı fazla övdüm gibi gelmesin… Sadece çizdiğim şeylerde gördüğümü söylüyorum…Ne! Görmek mi! Aman Allahım görüyorum! Naynur bu sensin nevet! … Bu senin yüzün kuzum nihayet Nülhan seni de görüyorum kuzum.. Bakkal Hasan amcanın oğlu da burada nevet, nepinizi görüyorum.
Çarşamba 23.45 gözüküyor yayın akışında… İtalya Ligi’nin azizliğine uğradık galiba… GGR varken ne maçı!!! Malum reyting meselesi galiba… Ama Gülhan’ım sen de iki pilates filan yapsan programda, böyle olmaz yani suç sende… Ne o öyle almışsın eline mikrofonu insanları bilgilendiriyorsun aynı zaman da eğlendiriyorsun!!! Olmazzz!.…
İşin doğru felsefesi şudur: Nefes al ve veeerrr!!!! Al nefes ve veeeeer!!!
Finallerden dolayı The Finals olmuş durumdayım zaten TV8’e şu an zap yaptığım kanaldaki repliği uyarlayıp söylüyorum: ADAMI HASTA ETME EMİNEEEE VE TV8!!!
(Sayın bayan bir sorum var: Acaba başka kanallardan teklif alıyor musun? Almıyorsan da al ve değerlendir. Gerçi TV8 GGR için en uygun yerlerden biri ama… Sizin piyasadaki düşünce de şöyle ki, bir işe başlayacak adama diyorlar hani bir git TV8’de bir dene, tutarsa program alırız hesabı. Yeniliğe, farklılığa o kadar kapalı ki mide bulandırıcı abuk sabuk programlar var. Bu kirlilikte işini doğru dürüst ve kaliteli bir biçimde yapıyorsun ya takdir ettim seni bir kez daha! (alkış
) Hee bir de ya biraz hırçın ol git vur masaya ne oynuyonuz programımla saatimle de!.. Sesini çıkar yahuuu…
TV8 bugüne kadar hep başarılı yapımların öncüsü olmuştur (Örn: Dikkat Şahan Çıkabilir ve tabii ki GGR.….). Öncüdür iyi hoş da, bu konuda öngörü yeteneği çok azdır! Gülhan’ın Galaksi Rehberi’nin (çok kaliteli) biraz daha üzerine titrense (yani kanal yetkilileri tarafından önemsense) ben eminim prime timeda bile izlenir!!
Açıkçası günümüzde artık bi çok kanal gezi programı yapıyor, Kanaltürk ve Samanyolu Tv’de olduğu gibi (daha Trt yayınlarını saymıyorum bile) bir bakın onlara kanal nasıl sahip çıkıyor. Gülhan Şen ve ekibine daha çok bütçe ayrılmalı, yaptıkları iş daha çok önemsenmeli!!!Yaptıkları iş çok zor ve çok önemli!!
GGR geleceğe açılan kapı, Gülhan Şen anahtarı
))
Bu arada Gülhancığım MaNcHeStEr’a ne zaman gidiyorsun???
Merhaba… Son Çarşamba gecesı programı nasıl izleyebilirim??? Tekrarı var mı acaba ?????
Yardımcı olan olursa çooook sevinirim..
Merhaba Gülhan… Bu haftaki bölümü keyifle izledim. Bizleri bilgilendirdiğin için de teşekkür ederim. (Artık kolonyanın nereden dünyaya yayıldığını biliyorum
Cevap : Köln ). Bu haftaki yayın saati de çok hoşuma gitti. Her zaman 23:45’de programın yayınlanması beni çok mutlu eder
Selamlar, sevgiler… (Bu arada ben Özlem, umarım bu yazımdan önce gönderdiklerimi okumuşsundur.)